Asya21 Eylül 2004 00:00

Türkiye Amerika'nın ikinci planın da da piyon rolünde - Savaş Süzal

Irak batağında olduğu artık belirginleşen Amerika, Irak’a herkesin beklediği sonuç yerine olayı oldupu gibi bırakıp başka bir bölgede macera yaratmaya hazırlanıyor. Bölge uzmanlarına göre, Amerika NEOCON’un ikinci aşamasını garanti altına almak amacıyla seçim öncesi bazı girişimlerde bulunmaya başladı. Washington, Orta Asya devletleri içinde özellikle Türkmenistan üzerinde nufuzunu ve yerini perçinlemeye çalışırken, hedef ülkelerden biri olan Çin içinde okyanusta uydulardan oluşan bir uzay savunma sistemini tamamladı.discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons site printable coupons for cialisrenovation vejle renovation skive renovakamagra kamagra 100mg kamagra gel

Irak batağında olduğu artık belirginleşen Amerika, Irak’a herkesin beklediği bir sonuç yerine olayı olduğpu gibi bırakıp bir başka bölgede olay yaratmaya hazırlanıyor. Bölge uzmanlarına göre, Amerika NEOCON’un ikinci aşamasını garanti altına almak amacıyla seçim öncesi bazı girişimlerde bulundu. Washington, Orta Asya devletleri içinde özellikle Türkmenistan üzerinde nufuzunu ve yerini perçinlemeye çalışırken, hedef ülkelerden biri olan Çin içinde okyanusta uydulardan oluşan bir uzay savunma sistemini tamamladı.

Aslında neden Türkmenistan, sorusunun yanıtı bir çok konu içinde gizli. Bush yönetimi ve kurmayları, ABD’de seçim sonuçları alınmadan eldeki planının ikinci ayağını geri dönülemeyecek bir şekilde yürürlüğe koyarak George Bush’un seçimi kaybetme olasılığında da yeni iktidarı aynı planı uygulamak zorunda bırakmaya çalışıyor.  Açıkcası Bush ve adamları tam bir dünya imparatorluğunun temel taşları üzerine ilk duvarlarını örmeye hazırlanıyor.
          Ancak stratejik planlama da hedef enerji kaynakları mı yoksa stratejik kuşatma mı sorusuna yanıt her ikisi de. NEOCON’cuların ana hedefi petrol ve enerji kaynaklarını kontrol ile batı da rakip AB’yi, doğuda Çin devini baskı altına alabilmek. 

  - Önce Gürcistan’da yönetim değiştirdi

  ABD, Kafkaslar ve bölgede değişimi hızlandırmaya Gürcistan’da kansız darbe ile Cumhurbaşkanı Shavardnadze’yi devirip Amerika yanlısı Mikhail Saakashvili’yi işbaşına getirmekle başladı. Bu gelişmelerde bölgeyi ve özellikle Gürcistan’ı sık ziyaret eden ve Washington’da, düşünce üreten bir kurumda çalışan bölgeyle ilgili bir Türk’ün de kurye rolü oynadığı ileri sürülüyor. Durumu farkeden bölge ülkeleri, Rusya’nın uyarısı ile ABD’nin oyunlarını bozmak amacıyla yeni bir pakt ve birliktelik kararı alıyor. Bu pakta Rusya’nın yanısıra, NEOCON’un ikinci ayağında Amerika’nın hedefi iki ülke, İran ve Suriye’de katılmaya karar veriyor.

Washington’da dolaşan yaygın söylentilerde Washington karşıtı bir harekete katılması beklenmeyen Erdoğan hükümetine karşılık TSK’dan büyük bir bölüm de destek veriyor. Uzun süredir teröre karşı olduğunu vurgulayan ABD’nin PKK ile yakın temas içinde olması ve Kuzey Irak’taki PKK unsurlarına yönelik operasyon ile ilgili tepki  askerlerin nedeni. Değerlendirmelerde askerinde NATO cular ve karşıtları olmak üzere bölündüğü ileri sürülüyor.

  - Fethullah Gülen okulları deşifre oldu ve ABD kullanmıyor

  ABD Hazer Havzası ve Orta Asya daki Türki Cumhuriyetlerinde yıllardır kullandığı metodu terkedip doğrudan ülke liderleriyle bağlantı kurarken daha önce geçici kaydıyla aldığı üsleri geliştirip takviye ediyor.   Washington, daha önce yıllarca kullandığı Fethullah Gülen’e ait okullar ve personelinin Rus gizli örgütleri tarafından deşifre edilmesi nedeniyle bu kez bu okulları başka bölgelerde, başka kıtalarda kullanmaya başladı. Rusya Federasyonu başkanı Putin’inde uzun süredir bildikleri bu okullar ve personelini açık açık kontrol edeceklerini açıklamasını uzmanlar, Rusya’nın, Washington’a doğrudan mesajı gibi algılıyor.

Bu çatışmada Rusya da boş durmamış ve Türk sivil yöneticilerini kendileri ile çalışan iş adamları aracılığıyla uyararak, paraca sıkışan Erdoğan hükümetine daha fazla iş ve ihale olanakları önerdi. İşte bu nedenle Putin’in saldırı nedeniyle iptal edilen Türkiye ziyareti aslında kurulması planlanan paktında ilk resmi ayağı olarak tasarlanmış.

- Neden Türkmenistan?

 Amerika’nın Türkmenistan’ı seçme gerekçesini anlamak için bir bölge haritasını bakmak yeterli. Türkmenistan, Çin etrafında oluşturulan, Pakistan, Afganistan çemberinin son halkası. Böylece ABD Çin ile enerji merkezleri arasında güçlü bir tampon bölge oluşturuyor. Türkmenistan ayrıca ABD’nin hedef seçtiği iki aşırı dinci ülke İran ve Afganistan ile da komşu ve en uzun sınıra sahip. Dahası bu ülke İran ile petrol ve doğal gaz kaynakları ile dopdolu Hazer denizi arasındaki geniş bir tampon. Türkmenistan NEOCON’un ikinci aşaması olan İran’a bir saldırıda, aynı Irak savaşı başında Türkiye’den Washington’un istediği ve tezkere krizlerine yolaşan Kuzey’den asker sokma operasyonunda kullanılabileceği tek ülke.
          Bunu anlamak için Erdoğan hükümetinin 01/Eylül/2004  tarihli resmi gazete de yayınlanan ve Türkiye üzerinden askeri malzeme ve teçhizat naklinde kullanılacağı açıklanan 6 limanla, 6 hava üssüne izin veren başbakanlık tebliğini incelemek yeterli. 

ABD, Türkmenistan başında bulunan devlet başkanı Saparmurat Niyazov’un diktatör tutumu nedeniyle bu ülkede hesap vermeden daha rahat hareket edebiliyor. Türkmen başının özellikle ABD Savunma Bakanı Rumsfeld’le kurduğu yakın ilişki dikkat çekici boyutta.

    -  Çin’e önlemler paketi

  Çin’i Amerika, California tarafındaki okyanus yakasında deniz üzerindeki eski petrol platformlarına yerleşerek buralara monte ettiği uzay savaşları sistemi ile de kuşatmış bulunuyor. Alaska’dan Meksika körfezine kadar sayılarının 20'ye yakın olduğu ileri sürülen bu platformlarda hem Çin’in doğu yakası izleniyor, hemde bu ülkeden gelecek bir saldırının uydu ve füze sistemleri kullanılarak önlenmesi hesaplanmış bulunuluyor.

Çin’deki gelişmeler ve özellikle sanayi alanındaki ilerleme ve teknolojik yatırımla 2005 yılından sonar uyuyan devin büyük bir patlama yapması bekleniyor. Bu şekilde ortaya çıkacak yeni Çin’in dünyada rakibi olmayan super güç ABD’ye de rakip olabileceği kaygı ve kuşkusu Amerika’yı bu önlemleri almaya itiyor.

- Çeçen saldırısı bir dış istihbarat örgütü işimi? 

  Saldırının dışardan bir gücün veya birden fazla gizli örgütün ortak eylemi olup olmadığı sorusuna yanıt hala kafa karıştıracak boyutta. Genelde Rusların hem Irak’ta hemde islam dünyasındaki çok sayıda terror örgütü ile dirsek temasında olduğuna işaret eden uzmanlar, Irak’ta ki savaşta bile Rusya’nın çekimser kaldığını, Osama Bin laden konusunda Moskova’nın yavaş hareket ederek onay verdiğini hatırlatıyor. Okula teröristler tarafından önceden yerleştirildiği ileri sürülen silahlar konusu da ayrı bir sorun.

Çeçenlerle Putin hükümetinin arasının olmadığına işaret eden uzmanlar Çeçenlerin bu çapta büyük bir eyleme kalkmasında tek başına hareket etmesini beklemediklerini, ancak Irak’ta aktik olan El Kaide’nin Irak’taki Amerikan operasyonuna karşı olan Rusya ya yönelik bir operasyonda müttefikleri Çeçenleri desteklemesinin de şaşırtıcılığına işaret ediyor.

Sonuç olarak Çeçen operasyonun Amerika’nın Putin’i yoketme planının bir parçası olabileceği üzerinde duruluyor. Son günlerde Putin’I eleştiren Bush yönetimi yetkililerinin açıklamalarıda bu iddialara destekler mahiyette.

20/Eylül/2004