Erdoğan: "İdealim Amerikan Modeli!" - Arslan Bulut
AKP hükümetinin, yerel yönetim reformu taslağını kamuoyuna sunduğu günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan, asıl niyetini açıklıyor ve siyasetteki arzusunun başkanlık ve yarı başkanlık sistemi olduğunu belirtiyordu.Erdoğan, gazetecilerin "Başkanlık mı yarı başkanlık mı?" sorusu üzerine, "Her ikisinde de aynı şeyi düşünüyorum.Benim için tabii ideal olanı Amerikan modelidir" cevabını veriyordu. Erdoğan''ın gerçek niyeti, Türkiye''yi 81 şehir devletine bölecek olan Yerel Yönetim Reform Taslağı''ndan belliydi.Bu taslak incelendiğinde açıkça görüldüğü gibi, Erdoğan Türkiye için tıpkı Özal gibi federasyon sistemi öngörmekteydi.coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo
Türkiye''nin Cumhurbaşkanlığı makamında, yani Atatürk''ün makamında oturan Özal, Türk diye bir milletin olmadığını söylemeye çalışıyordu. Erdoğan da geçmişte buna benzer sözler sarf etmiş bir kişiydi., Bu yöndeki son icraatı, Türk kimliği yerine Türkiye kimliğini yerleştirme çabasıydı.
Amerikan modeli, ABD içinde parçaları bütünleştirmeye dayanıyordu; bütünü parçalamaya değil! ABD, devletlerin birleşmesinden oluşmuş bir devletti! Türkiye ise zaten tek bir devletti! Türkiye''de bütün bir millet vardı ve Erdoğan''ın politikaları milletin var olan kimliğini değiştirmeye, dolayısıyla yok etmeye dönüktü! Erdoğan, yerel yönetim reformuna yönelik eleştirileri cevaplandırırken "Kimse AK Parti iktidarını üniter devlete karşı gösteremez.
Kamunun yeniden yapılandırılması ile ilgili çalışmalarda asla ne üniter yapıyı tehdit edici bir anlayış olabilir, ne de eyalet sistemi gibi bir mantık söz konusudur" diye konuşuyordu ama, görünen köy kılavuz istemezdi!.
Nitekim CHP Genel Başkanı Deniz Bayka, "İktidarda yörünge kayması var, eyalet sistemi hazırlıkları var" diye 23 Nisan resepsiyonuna uyarı amacıyla katılmayacağını açıklıyor ve bu tepkiler sonucu sözde reform tasarısı bir süre için askıya alınıyordu. Zaten Abdullah Gül de başbakanlığı sırasında, bir müjdeymiş gibi, mahalli idareler yasasının 2003 Ocak ayı sonunda çıkacağını söylemişti.
Buna göre, İstanbul''un iki yakası, birbirinden bağımsız, iki süper başkan tarafından yönetilecekti.
Avrupa yakası için ''Rumeli Başkanı'' Anadolu yakası için de ''Anadolu Başkanı'' sıfatı düşünülüyordu!.
Anadolu ve Rumeli başkanları için bir tek "Beylerbeyi" sıfatı eksikti...
Eğitimde birliğin ortadan kaldırılması da AKP programının ve mahalli idareler yasasının ilk hedeflerinden birisiydi.
Hedef, kamuoyu hazırlandıktan ve medya desteği sağlandıktan sonra şehir devletleri sürecine gidişi başlatmaktı.
Aradan bir yıl geçti, Milli eğitimin yerel yönetimlere devrini erteleyerek taslağı "çerçeve tasarı" haline dönüştürdüler ve TBMM''ye getirdiler. Cumhurbaşkanı, çerçeve yasanın bir kısmını veto etti, bir kısmını onayladı.
Geçtiğimiz günlerde de Kamu Yönetimi Reformu''nu yeniden TBMM gündemine alma kararı ile birlikte, Başkanlık Sistemi tartışmasının da düğmesine basıldı. Başkanlık Sistemi tartışmasının, AB''nin Türkiye''de yeni azınlıklar yaratma dayatmaları, Dicle ve Fırat sularının uluslararası bir yönetime, yani Yahudi sermayesine terk edilmesi, GAP ile birlikte Konya ovasının da İsrail tarımına açılması, televizyonlardaki sözde kadın programları ile Türk aile yapısının sistemli olarak çökertilmesi, misyonerlik, yabancılara toprak satışı, Irak''ta bir Kürt devletinin ilanı aşamasına gelinmesi gibi saldırılarla eş zamanlı olarak Türkiye''nin küresel güç odakları tarafından site devletlerine bölünmek istendiği bir dönemde gündeme getirilmiş olması, milli birliği düşünenler için bir alarm işareti sayılmalıdır!.
Hem sonra Erdoğan, Amerikan modelini idealize ettiğini söylüyor ama, yaptığı iş, ABD ve AB dayatmalarını uygulamak değil midir? Hem ABD ve AB''nin neredeyse her dediğini kabul edeceksin hem de ABD gibi bir sistem kuracaksın!.
Bu mümkün mü?