Cehaletin Verdiği Cesaret - Uluç Gürkan
7 Ağustos günü bu köşede, yabancılara taşınmaz mal satışı konusundaki yasal düzenlemenin “son derece dengesiz” olduğuna değinmiş ve “aklına esen her yabancının dilediği her yerde gözüne kestirdiği her taşınmazı” almasına olanak veren bu düzenlemenin değiştirilmesi gerektiğini vurgulamıştık.
O günden bugüne konuyla ilgili tartışma sürüyor.. Büyük çoğunluk, dengesizliğin giderilmesini, yabancılara yapılacak taşınmaz satışlarına belli sınırlar getirilmesini öneriyor. Küçük, ancak gürültücü bir azınlık ise mevcut düzenlemenin Avrupa Birliği’ne (AB) uyumun gereği olduğunu savunuyor ve aşağıdaki hükümleri sıralayarak yasada yeterli sınırlamanın bulunduğunu iddia ediyor:
cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardscialis manufacturer coupon open drug coupon cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgabilify abilify alkohol abilifydiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
Uluç Gürkan
Star - 31.08.2004
ulucgurkan@ulucgurkan.net
Cehaletin Verdiği Cesaret..
7 Ağustos günü bu köşede, yabancılara taşınmaz mal satışı konusundaki yasal düzenlemenin “son derece dengesiz” olduğuna değinmiş ve “aklına esen her yabancının dilediği her yerde gözüne kestirdiği her taşınmazı” almasına olanak veren bu düzenlemenin değiştirilmesi gerektiğini vurgulamıştık.
O günden bugüne konuyla ilgili tartışma sürüyor.. Büyük çoğunluk, dengesizliğin giderilmesini, yabancılara yapılacak taşınmaz satışlarına belli sınırlar getirilmesini öneriyor. Küçük, ancak gürültücü bir azınlık ise mevcut düzenlemenin Avrupa Birliği’ne (AB) uyumun gereği olduğunu savunuyor ve aşağıdaki hükümleri sıralayarak yasada yeterli sınırlamanın bulunduğunu iddia ediyor:
Yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinebilmeleri için “karşılıklılık” ilkesi, açık anlatımıyla bu kişilerin ülkelerinin de Türk vatandaşlarına taşınmaz edinme olanağını tanımış olmaları gerekmektedir.
Türkiye’nin “güvenlik bölgesi” ilan ettiği yerlerden yabancıların taşınmaz almaları yasaktır.
30 hektarın üzerinde taşınmaz mal almak için Bakanlar Kurulu izni gereklidir.
* * *
Yasadaki bu sınırlamaları yeterli saymak ve bu olayı çok moda olduğu şekilde AB süreci bunu gerektiriyor diye sahiplenmek, en basit açıklamayla “cehaletin verdiği cesarettir”.
Türkiye’deki uygulamanın çağdaşlaşmayla da, dünyaya ayak uydurmayla da hiçbir ilgisi yoktur. AB ülkelerinde, yeni üyeler de dahil olmak üzere yabancılara taşınmaz satışlarında Türkiye’dekiyle kıyaslanmayacak boyutta kısıtlamalar vardır ve hiç biri Türkiye için “karşılıklılık” ilkesi oluşturmaz…..
Mayıs ayı başında AB'ye yeni katılan ülkelerden Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da yedi yıl süreyle, Polonya’da ise 12 yıl süreyle yabancılara tarım ve orman arazisi satışı yasaklanmıştır. AB de buna itiraz etmemiş, Kıbrıs’ta Türkiye’den esirgenen “derogasyonu” (ayrıcalık) bu konuda anılan ülkelere vermiştir.
AB’ye girme hazırlıkları yapan Bulgaristan ve Hırvatistan’da da yabancılara tarım arazisi ve bahçeli konut satışı yasaktır..
AB ülkelerindeki uygulama da bütünüyle Türkiye’deki ölçüde serbest değildir.. Örneğin, Yunanistan’da sınırlar ve sınıra yakın bölgeler bütünüyle “güvenlik bölgesi” sayıldığı için yabancıların burada toprak satın alması yasaktır. Türkiye’de ise silahlandırılan Yunan adalarının hemen karşısındaki Ege kıyıları dahi “güvenlik bölgesi” tanımının dışındadır. Yabancıları edindikleri taşınmazların sayısı da şimdiden on bin dolayındadır.
Portekiz, İspanya, Fransa ve Almanya da yabancılara taşınmaz satışını zorlaştırmıştır. Fransa’da belediyeler, satışa çıkan taşınmazları öncelikle alma hakkına sahiptir ve yabancıları fiilen engellemektedir. İspanya, Norveç ve Danimarka’da ise toprak millidir ve yabancılara satılamamaktadır. Örneğin, İspanya’nın Akdeniz sahillerinde ve adalarında İskandinavlar, Alman ve İngilizler çok sayıda tatil merkezi kurmuştur. Emekli olup buraya yerleşmektedir. Ancak, sadece oturdukları evin sahibi olabilmekte, arsayı alamamaktadır.
Bu ülkelerin uygulaması, 1984 ve 1986 yıllarında ANAP iktidarınca çıkarılan benzeri yasal düzenlemeleri iptal eden Anayasa Mahkemesi’nin, “Ülkede, yabancının arazi ve emlak edinmesi, salt bir mülkiyet sorunu gibi değerlendirilemez. Toprak, devletin vazgeçilmesi olanaksız temel unsuru, egemenlik ve bağımsızlığının simgesidir” gerekçesinin paralelindedir..
* * *
Yapılması gereken, ilgili yasanın değiştirilmesi ve öncelikle AB’nin yeni üyelerinin normlarına uyumlu hale getirilmesidir. Bu arada, tarım ve orman arazileri yeniden tanımlanarak tarıma elverişli toprakların mutlaka tarım için korunması ve olabildiğince yabancılar ile tarımla ilgili olmayan kişilerin eline geçmesi önlenmelidir.
Daha önce Anayasa Mahkemesi’nin benzeri düzenlemeleri iptal etmiş olmasına rağmen, AKP’nin son düzenlemesini CHP de, Cumhurbaşkanı da Anayasa Mahkemesi’ne götürmemiştir. Görev parlamentodaki yurtsever milletvekillerinindir. Kamuoyunun var olan desteğini arkalarına alarak AB uygulamalarıyla gerçekte uyumlu bir değişikliği gündeme getirmeleri gerekmektedir.
Elbette, Türkiye’den taşınmaz alan her yabancı kötü niyetli değildir. Aralarında, yazlık ev gibi turistik gerekçeleri olanlar gibi, arazi spekülasyonu ve iş yapmak gibi
ticari düşünceleri olanlar da vardır. Ancak, bunların bir bölümü de eski dini toprakları, imparatorlukları yeniden canlandırma amacını taşıyor ve bunu saklamıyor.
Gerekli düzenlemeyi onlardan korktuğumuz için değil, topraklarımıza, İspanyollar, Norveçliler, Danimarkalılar ve diğer AB ülkeleri kadar saygılı olduğumuzu kanıtlamak için yapmalıyız.
Önceki yazılar için;
www.ulucurkan.net
Uluç Gürkan
HERKES İÇİN FIRSAT
HERKESTEN SORUMLULUK
HERKESİN TOPLUMU
www.ulucgurkan.net
ulucgurkan@ulucgurkan.net
0090 312 4198777 - 0090 532 2180758