Siyaset5 Ocak 2005 00:00
Papazlar memnun, ben değilim - Hasan Demir
Yabancılara arazi satışları, yüz binlerce kilometrekarelik alanların maden aramaları için yabancılara tahsis edilmesinin neresi iyi? O madenler bizim, biz işlemez, biz satmazsak Türkiye neyle kalkınacak? Her yıl 550 bin kişiye iş bulmak zorundayız.Şöyle çevrenize bir bakın bakalım bu yıl kaç kişi yeni iş buldu yahut kaç kişi işinden oldu? Yılda ortalama 600 milyon dolar kâr eden Tüpraş''ı 1.3 milyar dolara satarak işsizlik önlenir mi? Böyle bir tesisin yeniden kurulabilmesi için 7 milyar dolara ihtiyaç var.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesfusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acne
AB cenahı Ankara''ya Kıbrıs''ta Rum''un, Türkiye''de PKK''nın politikalarını dayatıyor.
"3 ekimde tarih almak istiyorsan Rum''u tanıyacaksın" demeleri ve Türkiye''nin bir bölgesinden sürekli "Kürdistan" diye bahsedip ikide bir Diyarbakır''a uğramaları başka nasıl izah edilebilir ki. Yetinmiyorlar GAP''ı uluslararası bir oluşum yönetsin, bu oluşuma İsrail de dahil edilsin diyen de onlar.
Üstelik üyelik görüşmelerinin tam üyelikle neticelenmeyeceği Fransa başta olmak üzere pek çok AB üyesi ülkenin her şey tamam olsa bile meseleyi referanduma götürmek istemelerinden de anlaşılmıyor mu? İşin içinde İstanbul''da Fener Rum Patrikhanesi''ne Vatikan tipi bir devlet kurdurtmak da var.
Ege''de Yunanistan''ın istekleri dayatılmıyor diyebilir miyiz? Türk tarafı Milli Güvenlik Siyaset Belgesi''nde Yunanistan''ı öncelikli tehdit olmaktan çıkartırken Yunanistan Ege adalarına sürekli asker takviyesi yapıyor ve son yıllarda Türkiye''nin üç katından fazla silahlanan bir devlet haline geliyor.
Madem Yunanistan''ın Türkiye''ye bakışı iyi niyet ve güzel duygulardan ibaret, öyleyse bu aşırı silahlanma niye? Öte yandan Türkiye son yıllarda tam bir "Misyonerler cenneti" haline geldi.
On binlerce insanımız Hıristiyan yapıldı.
Yabancılara arazi satışları, yüz binlerce kilometrekarelik alanların maden aramaları için yabancılara tahsis edilmesinin neresi iyi? O madenler bizim, biz işlemez, biz satmazsak Türkiye neyle kalkınacak? Her yıl 550 bin kişiye iş bulmak zorundayız.
Şöyle çevrenize bir bakın bakalım bu yıl kaç kişi yeni iş buldu yahut kaç kişi işinden oldu? Yılda ortalama 600 milyon dolar kâr eden Tüpraş''ı 1.3 milyar dolara satarak işsizlik önlenir mi? Böyle bir tesisin yeniden kurulabilmesi için 7 milyar dolara ihtiyaç var.
ABD ve Avrupalıların gıpta ettiği Tüpraş''ı iki yıllık kârına satmak akıl işi mi? Telekom kâr ediyor, satıyoruz.
Tekel kâr ediyor satıyoruz.
Milli Piyango kâr ediyor, satıyoruz.
Türkiye''nin ihracatı 64 milyar dolarmış.
İthalatı da 100 milyar doları aştı.
Arada ortalama 30 milyar dolar fark var.
Yani biz 70 üretip 100 yiyerek, artı, altın yumurtlayan tavuklar olan milli müesseseleri de yabancılara satarak her yıl 550 bin insanımıza nasıl iş buluruz, yeni yatırım ve istihdam için nasıl sermaye birikimi sağlayabiliriz? Evet, Türk insanının gerçek gündemi işsizlik, ucuz ve kaliteli üretim iken Türkiye''yi yönetenler AB hikâyeleri söylüyor.
Üstelik bu hikâyeler arasında GAP elimizden çıkıyor, İstanbul tartışılır hale geliyor, maden alanlarımız ve kâr eden müesseselerimiz yabancıların eline geçiyor.
Bir yandan 30 milyar dolarlık dış ticaret açığımız oluyor, diğer yandan 2005 yılında ödememiz gereken dış borcumuz 34 milyar doları buluyor.
Bu durumda "IMF, bizim için Türkiye''yi satın aldı" diyen Amerikalı pek de haksız sayılmaz öyle değil mi? Çünkü herkesin "Ekonomide her şey çok iyi gitti" dediği 2004 yılında Türkiye''nin dış borç miktarı tam 7.4 milyar dolar arttı. İnanın kötümser olmamak için çırpınıyorum ama kendimi çok zorlamama rağmen iyi olan bir şey göremiyorum.
Bütün bu verdiklerimize ve Kıbrıs örneğinde olduğu gibi vereceğiz diye taahhütte bulunduklarımıza rağmen Türkiye''nin aldığı sadece bir tarih.
O da, ucu açık, her an vazgeçilebilir, üye olunsa bile Türkiye''nin ne kazanacağı belli olmayan bir tarih... Tabii Irak''ta olup biten, Kerkük''te, Telafer''de yaşananlar, Türk askerinin başına geçirilen çuvallar, Bağdat Elçiliğimizi korumak için yola çıkan Özel Tim''ci beş kardeşimizin şehit edilmesi gibi hadiseleri hiç ama hiç hatırlamak istemiyorum. Türkiye''nin bugünkü halinden papazlar memnun, ben değilim.
Türkiye''nin bugünkü halinden Diyarbakır''a Kürdistan''ın başkenti olarak bakanlar ve PKK memnun, ben değilim.
Bütçe''yi IMF yapıyor, komşularla ilişkilerin rotasını ABD çiziyor, aynı ABD Türkiye''den aldığı akaryakıtla Telafer''i, Felluce''yi bombalıyor, bu halden ABD memnun ve orada oturan biri rahatsız değil ama ben rahatsızım. Ne dînim, ne vicdanım Türkiye''nin içinde bulunduğu haller yüzünden beni rahat uyutuyor .
"3 ekimde tarih almak istiyorsan Rum''u tanıyacaksın" demeleri ve Türkiye''nin bir bölgesinden sürekli "Kürdistan" diye bahsedip ikide bir Diyarbakır''a uğramaları başka nasıl izah edilebilir ki. Yetinmiyorlar GAP''ı uluslararası bir oluşum yönetsin, bu oluşuma İsrail de dahil edilsin diyen de onlar.
Üstelik üyelik görüşmelerinin tam üyelikle neticelenmeyeceği Fransa başta olmak üzere pek çok AB üyesi ülkenin her şey tamam olsa bile meseleyi referanduma götürmek istemelerinden de anlaşılmıyor mu? İşin içinde İstanbul''da Fener Rum Patrikhanesi''ne Vatikan tipi bir devlet kurdurtmak da var.
Ege''de Yunanistan''ın istekleri dayatılmıyor diyebilir miyiz? Türk tarafı Milli Güvenlik Siyaset Belgesi''nde Yunanistan''ı öncelikli tehdit olmaktan çıkartırken Yunanistan Ege adalarına sürekli asker takviyesi yapıyor ve son yıllarda Türkiye''nin üç katından fazla silahlanan bir devlet haline geliyor.
Madem Yunanistan''ın Türkiye''ye bakışı iyi niyet ve güzel duygulardan ibaret, öyleyse bu aşırı silahlanma niye? Öte yandan Türkiye son yıllarda tam bir "Misyonerler cenneti" haline geldi.
On binlerce insanımız Hıristiyan yapıldı.
Yabancılara arazi satışları, yüz binlerce kilometrekarelik alanların maden aramaları için yabancılara tahsis edilmesinin neresi iyi? O madenler bizim, biz işlemez, biz satmazsak Türkiye neyle kalkınacak? Her yıl 550 bin kişiye iş bulmak zorundayız.
Şöyle çevrenize bir bakın bakalım bu yıl kaç kişi yeni iş buldu yahut kaç kişi işinden oldu? Yılda ortalama 600 milyon dolar kâr eden Tüpraş''ı 1.3 milyar dolara satarak işsizlik önlenir mi? Böyle bir tesisin yeniden kurulabilmesi için 7 milyar dolara ihtiyaç var.
ABD ve Avrupalıların gıpta ettiği Tüpraş''ı iki yıllık kârına satmak akıl işi mi? Telekom kâr ediyor, satıyoruz.
Tekel kâr ediyor satıyoruz.
Milli Piyango kâr ediyor, satıyoruz.
Türkiye''nin ihracatı 64 milyar dolarmış.
İthalatı da 100 milyar doları aştı.
Arada ortalama 30 milyar dolar fark var.
Yani biz 70 üretip 100 yiyerek, artı, altın yumurtlayan tavuklar olan milli müesseseleri de yabancılara satarak her yıl 550 bin insanımıza nasıl iş buluruz, yeni yatırım ve istihdam için nasıl sermaye birikimi sağlayabiliriz? Evet, Türk insanının gerçek gündemi işsizlik, ucuz ve kaliteli üretim iken Türkiye''yi yönetenler AB hikâyeleri söylüyor.
Üstelik bu hikâyeler arasında GAP elimizden çıkıyor, İstanbul tartışılır hale geliyor, maden alanlarımız ve kâr eden müesseselerimiz yabancıların eline geçiyor.
Bir yandan 30 milyar dolarlık dış ticaret açığımız oluyor, diğer yandan 2005 yılında ödememiz gereken dış borcumuz 34 milyar doları buluyor.
Bu durumda "IMF, bizim için Türkiye''yi satın aldı" diyen Amerikalı pek de haksız sayılmaz öyle değil mi? Çünkü herkesin "Ekonomide her şey çok iyi gitti" dediği 2004 yılında Türkiye''nin dış borç miktarı tam 7.4 milyar dolar arttı. İnanın kötümser olmamak için çırpınıyorum ama kendimi çok zorlamama rağmen iyi olan bir şey göremiyorum.
Bütün bu verdiklerimize ve Kıbrıs örneğinde olduğu gibi vereceğiz diye taahhütte bulunduklarımıza rağmen Türkiye''nin aldığı sadece bir tarih.
O da, ucu açık, her an vazgeçilebilir, üye olunsa bile Türkiye''nin ne kazanacağı belli olmayan bir tarih... Tabii Irak''ta olup biten, Kerkük''te, Telafer''de yaşananlar, Türk askerinin başına geçirilen çuvallar, Bağdat Elçiliğimizi korumak için yola çıkan Özel Tim''ci beş kardeşimizin şehit edilmesi gibi hadiseleri hiç ama hiç hatırlamak istemiyorum. Türkiye''nin bugünkü halinden papazlar memnun, ben değilim.
Türkiye''nin bugünkü halinden Diyarbakır''a Kürdistan''ın başkenti olarak bakanlar ve PKK memnun, ben değilim.
Bütçe''yi IMF yapıyor, komşularla ilişkilerin rotasını ABD çiziyor, aynı ABD Türkiye''den aldığı akaryakıtla Telafer''i, Felluce''yi bombalıyor, bu halden ABD memnun ve orada oturan biri rahatsız değil ama ben rahatsızım. Ne dînim, ne vicdanım Türkiye''nin içinde bulunduğu haller yüzünden beni rahat uyutuyor .