Irak Politikamız Varmış! Hadi Canım Sende.. Hasan Ünal
Son bir yıl içerisinde güvenlik kuvvetlerimize yönelik saldırılarda ciddi bir artış gözleniyor. Oysa Amerikalılar AKP hükümetinden bir pişmanlık yasası istemişlerdi.Kanun çıkınca Amerikalılar Kandil Dağı''na yerleşmiş teröristleri Türkiye''ye gönderecekler ve onların çoğu da pişmanlık yasasından faydalanarak evlerine döneceklerdi.Böylece terör sona erecek ve örgüt de dağılacaktı.Tam tersi oldu. İçerde bulunan iki bine yakın terör örgütü mensubu - ki, bunların çoğu güvenlik kuvvetlerimizi ve/veya Güneydoğulu insanlarımızı öldürmüşlerdi - hapisten salıverildi.Hiç birisi evine ve köyüne gitmedi. Hemen hepsi Irak''a geçerek tekrar örgüte katıldı.Şimdilerde de geri geldiler ve yine askerlerimizi öldürüyorlar. Bu arada Amerika, Kandil Dağı''ndaki örgüt mensuplarıyla mücadele edecekti. discount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardcialis coupons printable link discount prescription drug cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgrenovation vejle link renovacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupondiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cardsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Bu yazıyı tamamlamaya çalışırken Londra''daki patlamalara dair haberler geliyordu.
Londra''da metro istasyonları ve diğer pek çok ''hedefe'' yönelik kapsamlı bir terör saldırısı söz konusuydu.
Bunun 11 Eylül hadiseleri kadar kapsamlı olup olmadığını ve bu gerekçeyle yeni bir ülkeye daha saldırılıp saldırılmayacağını yakında göreceğiz.
Terörle mücadele dünya gündemini meşgul etmeye devam edecek.
Bu arada bizim mücadelemiz gölgelenmez inşaallah.
PKK eylemleri sıklaşıyor.
Her gün çatışma haberi geliyor ve sık sık şehit veriyoruz.
Yaralılar da cabası. Başta Kandil dağı olmak üzere Irak''ın kuzeyini mekan tutan terör örgütü orada her türlü faaliyetini yapabiliyor.
Eğitim yapıyor, para topluyor, lojistik ihtiyaçlarını kolaylıkla sağlıyor ve daha da garibi Türk sınırına bir kaç yüz kilometre uzaklıktaki Kandil Dağı''ndan elini kolunu sallayarak Türkiye içlerine giriyor.
Ve içerde güvenlik güçlerimize saldırılar düzenliyor.
Son bir yıl içerisinde güvenlik kuvvetlerimize yönelik saldırılarda ciddi bir artış gözleniyor. Oysa Amerikalılar AKP hükümetinden bir pişmanlık yasası istemişlerdi.
Kanun çıkınca Amerikalılar Kandil Dağı''na yerleşmiş teröristleri Türkiye''ye gönderecekler ve onların çoğu da pişmanlık yasasından faydalanarak evlerine döneceklerdi.
Böylece terör sona erecek ve örgüt de dağılacaktı.
Tam tersi oldu.
İçerde bulunan iki bine yakın terör örgütü mensubu - ki, bunların çoğu güvenlik kuvvetlerimizi ve/veya Güneydoğulu insanlarımızı öldürmüşlerdi - hapisten salıverildi.
Hiç birisi evine ve köyüne gitmedi.
Hemen hepsi Irak''a geçerek tekrar örgüte katıldı.
Şimdilerde de geri geldiler ve yine askerlerimizi öldürüyorlar. Bu arada Amerika, Kandil Dağı''ndaki örgüt mensuplarıyla mücadele edecekti.
Biz sıcak takip yapmayı düşünmeyecektik.
İki yıldır verilen sözlerin tamamı ama tamamı boş değil yalan çıktı.
Amerika bize söylediklerinin tam tersini yaptı ve terör örgütünün Kandil Dağı ve mücavir bölgelerde daha da güçlenmesine ve silah temin etmesine yardımcı oldu.
Şimdilerde Kandil Dağı''ndaki teröristlerin pek çoğu Türkiye''ye geçti.
Geride kalanlar da sınırımızın hemen ötesindeki üç bölgede karargah kurmuş durumdalar. Eskiden olsa hemen bir sınır ötesi operasyon yapar ve o grupları dağıtırdık.
Şimdi Amerika yüzünden yapamıyoruz.
Bu arada terörle mücadele kanunu kuşa çevrildi.
Bu yüzden güvenlik personeli mücadelede isteksiz ve tereddütlü.
Terör örgütünün Avrupa ülkelerinden ayrıca yardım ve destek aldığını devletin tepesindekiler söylüyor.
Bu arada Amerika da PKK ile fiilen mücadele etmeyeceğini açık açık ortaya koyuyor.
Yani aldatıldık.
Bize pişmanlık yasası çıkarttırıp, hapisteki teröristleri kurtardılar.
Şimdilerde de ''terörle mücadelede ekonomik ve siyasi çözüm yollarını denemelisiniz'' demeye başladılar.
Başbakan Erdoğan''ın yalvarmaları para etmiyor.
Üstelik Erdoğan Irak''taki haklarımızın ve menfaatlerimizin savunulmasından vazgeçtiğini; Amerika''nın sadece PKK ile mücadeleye biraz gayret etmesi halinde kamuoyunun yatışacağından bahsediyor.
Yani Irak unutuldu ve oradaki hak ve menfaatlerimizin iki Kürt aşiret liderinin ayakları altında ezilmesi ve Türkmenlerin itilip kakılması sineye çekildi.
Geriye sadece PKK kaldı. Bütün bunlar ''Irak''a yönelik bir politikamız yok'' diyenleri haklı çıkartmıyor mu? Gündelik bürokrasiyi politika zanneden bir Genelkurmay Başkanı ve bütün geleceğini ABD ve AB ile ilişkilere bağlamış olduğu için aksine konuşamayan bir hükümet var.
Ve bu ikili ''Irak politikamız yok'' sözünü tekzip etmişlerdi.
Şimdilerde sormak gerekiyor: Politikamız var mı? Varsa neden PKK ile mücadeleyi ABD''den rica ediyoruz? Neden kendimiz yapma alternatifini düşünmüyoruz? Amerika izin vermedikçe sınırımızın öte yakasındaki PKK''lıların bize nanik yapmasına seyirci mi kalacağız? O zaman orduyu neden besliyoruz? Amerika''ya neden yardım etmeye devam ediyoruz? Irak''taki hak ve menfaatlerimizin Barzani ve Talabani tarafından ayaklar altına alınması olduğunu iddia ettiğimiz Irak politikamızın gereği mi yoksa? O nedenle mi Türkmen liderler bir bir öldürülüyorlar?