Hükümetin umurunda bile değil! Muharrem Bayraktar
Hükümet, Türkiye’yi derinden ilgilendiren iç ve dış gelişmelere karşı, sanki olup bitenlerin Türkiye’yle ilgisi yokmuş gibi davranıyor.Kayıtsız, plansız, vizyonsuz ve ufuksuz ve en önemlisi tamamen hazırlıksız.Komşu ülke topraklarından iki ülke daha ortaya çıkmak üzere.Bunlardan biri, Amerika kontrolünde Kuzey Irak’ta şimdiden Barzani’nin başkan olarak ilan edildiği Kürt devleti.Bu devlet, kurulmaya o kadar hazır hale geldi ki, 2006 yılının ilk aylarında, Kuzey Irak’ta kurulacak Kürt devletinin Birleşmiş Milletler’de gündeme getirileceği, ABD ile birlikte 40 devletin bu yeni uyduruk devleti tanıyacağı söyleniyor.discount drug coupons click free discount prescription cardrenovation vejle site renova
Kuzey Irak’taki Kürt devletini şimdiden tanımaya hazır 40 ülkenin listesi isim isim belirlenmiş durumda.
Türkiye’nin umurunda bile değil olup bitenler.
Diğer devlet ise Ermenistan işgali altında bulunan Karabağ bölgesinde kurulacak.
Bir avuç nüfusa sahip Ermenistan, bir taraftan Türkiye’yi soykırım iddiaları ile abluka altına alma becerisini gösterirken, diğer yandan ABD destekli Karabağ devletinin alt yapısını hazırlamak için parlamento seçimleri yaptırıyor Karabağ’da.
Yani “çok yakın bir zamanda” etrafımızda Kürdistan ve Karabağ olmak üzere iki devlet daha ortaya çıkacak.
Bu gelişmeler de Türkiye’nin umurunda değil.
Kıbrıs’ta ise Annan Planı’nın kabul edilmesi halinde KKTC’ye uygulanan yaptırımların kalkacağı şeklinde bir hayale kapılan Türkiye, Batının verdiği hiç bir sözü tutmadığını görecek bir idrakten maalesef çok uzakta.
Şimdi ise Türkiye’yi yeni bir Kıbrıs ablukası bekliyor:
Türk askerinin Kıbrıs’tan tamamen çekilmesi için talepler gelmesinin eli kulağında.
İşin vahim tarafı KKTC Cumhurbaşkanı M. Ali Talat’ın her an “Adada Türk askeri istemiyoruz” şeklinde bir çağrıda bulunmasının bekleniyor olması.
Müstakil bir devletin cumhurbaşkanı olmak yerine KKTC’yi tasfiye edip Rumlarla entegre olmak için Cumhurbaşkanı olduğu izlenimi veren Talat, her an bu şok sözleri söyleyebilir. Türk askerinin adadan tasfiyesi için ikinci plan ise, adadaki Türk birliklerinin NATO şemsiyesi altına alınarak Türkiye’nin kontrolü dışına çıkarılarak 5–10 yıllık süre içinde bu tasfiye döneminin tamamlanması. Türkiye bu gelişmelere karşı da pek aldırmıyor.
Türkiye, tarihi boyunca karşılaştığı en ciddi ablukalardan birini yaşarken, Ankara hükümeti akıl almaz bir gayr–i ciddilik içinde görünüyor.
AKP, Türkiye’yi tasfiye projelerini durdurmak için her türlü karşı tedbiri devreye koymak yerine, tasfiye projelerinin daha hızlı bir şekilde gerçekleşmesi için elinden gelen katkıyı sağlayan bir hükümet profili sergiliyor.
Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir profil bu...