Siyaset4 Ocak 2005 00:00

ÜBER ALLES - Hüseyin MÜMTAZ

Richard Armitage Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısıdır, istifa etmiştir, Powell'la birlikte çok yakın bir gelecekte görevden ayrılacaktır ve ülkemizde Gül, Arınç ve Orgeneral Özkök tarafından kabul buyurulmuştur.Aynı Özkök aşağı yukarı bir buçuk yıldır Denktaş'ı Ankara'ya gelişlerinde ziyaret etme gereği duymamıştır.Aslına bakarsanız artık lüzumu da yoktur.Peki bu Armitage Türkiye'ye gelmeden ne yapmıştır?Bağdat, Erbil ve Kerkük'te Kürtlerle görüşmeler yapmıştır.Barzani'ye, gösterilen tepkiler üzerine sonradan yalanlanmış olmasına rağmen Bush'un "destek" mesajını içeren bir mektubunu iletmiştir.discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis walgreen coupon site cialis coupon

            Rezaletin bini bir para kıymetli okuyucu..

            "Deutschland, Deutschland über alles in der welt"..

            Yukarıdaki Almanca cümle "Almanya, dünyada her şeyin üstünde" demektir ve Hitler'in 1939-45 arasında dünyayı kana bulayan Nazilerinin Milli marşının nakarat cümlesidir.

11 Eylül'den sonra Crusade=Haçlı Seferi ilan ederek dünyaya saldıran, önce Afganistan arkasından Irak'ta Bin Lâdin'i arayan ve oralara yerleşen ama nedense bir türlü "bulamayan" Amerika'nın üçüncü sınıf bir diplomatı görevden ayrılırken veda mahiyetinde Ortadoğu'yu dolaşıyor, son durak olarak Türkiye'ye geliyor ve hep gülen bakanımız Gül tarafından şaşılacak benzerlikteki aynı sözlerle karşılanıyor:

''Türk-Amerikan ilişkileri her şeyin üstündedir.''

Richard Armitage Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısıdır, istifa etmiştir, Powell'la birlikte çok yakın bir gelecekte görevden ayrılacaktır ve ülkemizde Gül, Arınç ve Orgeneral Özkök tarafından kabul buyurulmuştur.

 Aynı Özkök aşağı yukarı bir buçuk yıldır Denktaş'ı Ankara'ya gelişlerinde ziyaret etme gereği duymamıştır.

Aslına bakarsanız artık lüzumu da yoktur.

Peki bu Armitage Türkiye'ye gelmeden ne yapmıştır?

Bağdat, Erbil ve Kerkük'te Kürtlerle görüşmeler yapmıştır.

Barzani'ye, gösterilen tepkiler üzerine sonradan yalanlanmış olmasına rağmen Bush'un "destek" mesajını içeren bir mektubunu iletmiştir.

Bush mektubunda Kürt halkına verdiği desteği yineliyor ve Irak'ta 30 Ocak'ta seçimlerin yapılmasına tam destek verdiklerini yineleyerek "Oy kullanma hakkı bütün vatandaşlara tanınmalıdır ve bunu Kürdistan halkı dışında kimse daha iyi bilemez" diyordu.

"Kürdistan" denilen yer neresidir, "Kürdistan halkı" denilenler kimlerdir bay Bush?

Bizim akıl ettiğimiz bu soruyu acaba Gül, Arınç ve Özkök Armitage'a sordular mı?

Görüşmelerinden sonra Barzani ile sanki müstakil devletmiş görüntüsü verilen görsel bir dekor önüne konulan yan yana iki ayrı kürsüde beraberce basının önüne çıkarak yapılan basın toplantısını takiben Türkiye'ye gelen Armitage'a bu soruyu sormadılarsa neyi sordular?

Peki "Kürdistan"lılara karşı Bush'un mektubu ve Armitage'in bu özel ilgisi; acaba daha bir hafta önce CIA kontrolünde olduğunu cümle âlemin bildiği, çeşitli dış ülkelerde de "yerel versiyonları bulunan" CNN'e demeç veren Kissinger'in; "Irak'ın tamamında seçimlerden sonra muhtemel bir Şii teokrasisini kabul etmek zorunda olduğumuz iddiasını kabul etmiyorum. Eğer o noktaya ulaşırsa o takdirde Irak'ı birleşik tutmada hiçbir çıkarımız yok demektir. O zaman Irak'ta teokrasiyi dayatmaktansa bütün birbiriyle çekişen etnik gruplara, kendi hükümetlerini kurma izni verebiliriz" şeklinde özetlenen Amerikan Plânı ile bağlantılı mıdır?

 Bu "birbiriyle çekişen bütün etnik gruplar"a Türkmenler dahil midir?

Yoksa Bosna planında olduğu gibi "bütün etnik gruplar bağımsız devlet kuracak, Türkler ve Müslümanlar kendi bölgelerindeki diğer etnisitelerle federasyon" mu olacak?

Yâni Irak; Şii, Arap ve Kürt bölgelerine bölünüp, Kürt bölgesinin bir kısmında da Türkmen-Arap-Kürt federasyonu mu olacak?

Peki her yerde "makbul" olan bu "federasyon", Kıbrıs'ta neden olmuyor da ille Analarının planı ısıtılıp ısıtılıp yeniden gündeme getiriliyor?

Geliyoruz bizzat Gül tarafından "ilişkilerimizi her şeyin üzerinde tuttuğumuz" belirtilen güney komşumuz Amerika'nın hemen sınırımızın ötesinde sergilemekte olduğu davranışlara?

"Irak'ta görevli ABD'li askeri yetkililerin Kandil Dağı'na giderek PKK/KONGRA GEL üyeleriyle görüştüğü iddia edildi. Amerikalı yetkililerin PKK'lilerden, bölgede keşif uçuşu yapacak uçaklarının örgüt tarafından taciz edilmemesini istedikleri öne sürüldü. NTV'nin Newroz adlı Kürt kaynaklı internet sitesine dayandırdığı haberine göre, 5 gün önce ABD'li bir heyet, üç helikopterle Kandil Dağı'nda Kaladiza bölgesine giderek örgüt üyeleriyle görüştü. Kürt kaynaklar, ABD'li askeri yetkililerle PKK/KONGRA GEL örgütü arasında bugüne kadar üç görüşme yapıldığını iddia etti. ABD'li yetkililerin, görüşmelerden birinde, bölgede keşif uçuşları yapacaklarını bildirdikleri ve örgüt tarafından uçaklarının taciz edilmemesini istedikleri de öne sürüldü. " (Cumhuriyet. 4.1.2005)

15 Aralık 2004''de Amerikan silahlı kuvvetlerine bağlı birlikler Türkmen kenti Telafer''de Tapu Dairesini basarak Dairede bulunan bütün belgelere el koymuşlardı.

Ayni gün Telafer''de yayın yapan Türkmen televizyonu ve radyosunun yayınını da kesmişlerdi.

"Bölgesel güç" olup, "küresel güçlüğe" soyunan, "artık komşu ülkelerin tehdit oluşturmadığı" (Özkök. Güneydoğu Avrupa Simulasyon Ağı 2004 Tatbikatı) Türkiye bu arada ne yapmaktadır?

"Türkiye, Konvansiyonel Silahların Kullanımına Sınırlama Getirecek. Belirli konvansiyonel silahların yasaklanması veya sınırlandırılmasını öngören yasa yürürlüğe girdi. Türkiye, sözleşmeyi yaklaşık 23 yıl önce imzalamıştı. Aşırı Derecede Yaralayan ve Ayrım Gözetmeyen Etkileri Bulunan Belirli Konvansiyonel Silahların Kullanımının Yasaklanması veya Sınırlandırılması Sözleşmesi ve Sözleşmede Yapılan Değişiklik ile Eki I., Tadil Edilmiş II. ve IV. Protokollerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Yasa Resmi Gazete`de yayımlandı." (Anka Ajansı. 4 Ocak 2005)

İsrail'in Nükleer Silahı var, Rusya'nın var, güney komşumuz Amerika'nın var, İran Şahap'ları geliştirip nükleer başlık takmanın hazırlıkların içinde ama Türkiye konvansiyonel silahların kullanımına bile sınırlama getiriyor..

Ne de olsa "çevresinde tehdit yok".

Evet 11 Eylül'ün üzerinden şu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen Bin Lâdin hâlâ ortalıkta yoktur ama Soroslar, Edelmanlar her yerdedir.

Polinezya, Yugoslavya, Abhazya, Gürcistan, Ukrayna, KKTC..

Çat burada, çat kapı arkasındadırlar.

Amerika da artık Balkanlarda, Kafkaslarda, Orta Asya'da ve Ortadoğu'dadır.

Ve "müstafi" bakan yardımcısı Armitage bile "lütfedip" geldiğinde Gül tarafından yukarıdaki sözlerle karşılanmaktadır..

"America, America, über alles in der welt"..

Rezaletin bini bir para ey millet..