Dış Politika12 Haziran 2005 00:00

Özür dilemek! - Rauf Denktaş

Politik Gazetesinde Lukas Haralambus''un yazısı yayınlandı.Başlığı "Başka bir ülkede olsaydık Papadopullos istifa eder, ülkeden kaçardı!" Haralambus, yazar Druşotis''in kitabı "İlk Taksim"deki ifşaatı ele alıyor.Akritas Planı yapımcıları ile uygulayıcıların 1963''de, Rumları Türklere saldırtmak için tertip ettikleri cinayetleri, ağır suçları ifşa ediyor. O günleri yaşadık.cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis walgreen coupon site cialis coupondiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cardskamagra link kamagra geloxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Aykasiyano okulunu yaktılar.

"Türkler yaptı - kahrolsun Türkler" diye okul çocuklarını, papazları yollara döktüler...

İç İşleri Bakanı Yorgacis''in Başkanlığında kurulmuş olan Akritas Planının yapımcıları ve uygulayıcıları arasında Papadapullos var; Klerides, Lissaridis, Kipriyanu var! 3 Aralık 1963''de Baf Kapısındaki Markis Drakos büstünde barut patlatıyorlar.

Ertesi gün okullar, papazlar, liderler, onbinlerce Rum büstün önünde gösteri yapıyor! "Türklere ölüm" sloganları ile etraf saatlerce inliyor! Birkaç hafta önce de, Rum basınında "Türkiye ada''ya müdahale edemez" yazısı yayınlanıyor.

Türk ordusunun çıkarma gemisi, paraşüt birlikleri yoktur; Kıbrıs''a gelemez" diyorlar...

Türklerin silâhlandığı, adayı taksime hazırlandığı yalanı da yayınlanan hedefler arasındadır. Haralambus "bu iki suç ve hatta Bayraktar ve Ömeriye Camilerinin Mart 1962''de havaya uçurulmasının, yasadışı Akritas örgütünün işi olduğu ilk kez şahitlerle ortaya konuluyor" diyor ve devam ediyor; Markos Dragos büstündeki patlama, 18 gün sonra Kıbrıs''ın uzun yıllar sürecek ve her iki toplumdan da binlerce insanın ölmesine neden olacak kanlı bir çatışma sürecine girmesi sonucunu getirdi." Biz ekleyelim: Bu hainlikler yıllarca Nato''yu tedirgin etti, Türkiye ile Yunanistan kaç kez savaşın eşiğine geldi; 1974''de Türkiye ada''ya müdahale zorunda kaldı, evlatlarını şehit verdi.

Neden? Çünkü Yunanistan Kıbrıs''ta Makarios''un bilgisi dahilinde, Yunanistan''ın garantilediği Cumhuriyeti yıkmak için kurduğu yasadışı örgüte destek verdi; yasa dışı durumun devam etmesi için ada''ya gizlice 20 bin asker gönderildi; yasa dışı Rum İdaresini 42 yıldır "meşru Kıbrıs Hükümeti" olarak desteklemektedir. Haralambus soruyor: "Düşünün Sayın okurlar! Herhangi başka bir ülkede, korkunç ifşaatlardan sonra Başkan istifa eder, ülkeden kaçardı ve yerine geçecek olan kişinin yapacağı ilk iş Kıbrıslı Türklerden 1963''de kendilerine karşı işlenen bütün korkunç suçlar için bütün Kıbrıslı Elenler adına özür dilemek olurdu" diyor. Evet! Bu Haralambus''un dediği gibi mertçe siyasi bir hareket olurdu!. Yıllarca ben müzakere ettiğim liderlerden bir özür dilemeyi bekledim; tazminatlarımız dedim; Rum basınında Makarios''a "Türklere bunları niye yapıyoruz?" yazıları çıkmasını bekledim, bunlar yapılmış olsaydı, Kıbrıs meselesi çoktan halledilirdi. Haralambus''a ve Druşotis''e bu cesur yazıları ve ifşaatları için teşekkür etmemiz gerekir! Ve ancak esas sorun, bu açıklamalar karşısında, bu gerçekler karşısında ABD ile garantör İngiltere''nin ve AB ülkelerinin ne yapacaklarıdır. Ne yapmalarını istiyoruz? Gayet basit.

Kıbrıs meselesini inceleyip doğru dürüst bir teşhis koymalarını istiyoruz.

Hayal aleminde yaşayarak geçmişi kanlı cinayetlerle yüklü insanların gasbettikleri "meşru Hükümet" ünvanını tanımıyoruz diye 42 yıldır Kıbrıslı Türklere yapılan zulüme ve haksızlığa artık son verilmelidir.

Bunu istiyoruz.

Rum idaresinin Kıbrıs''ın meşru hükümeti olmadığını teslim ederek 42 yıldır çiğnedikleri hukuku, insan haklarını yeniden yaşatmalarını istiyoruz. Haralambus, bu cinayetler karşısında suskunluğunu koruyan Hristofyas ve basını, hele, hala "Türk isyanından" bahseden Lissaridis''i de suçlamaktadır.

Rum gençliği 1963 - 1974 yıllarındaki gerçekleri, Türklere yapılanları öğrenirse, "Türklerle bir arada yaşayamayız" diyenlerin yüzdeliği belki aşağılara düşer ve bizim gençlerimiz de, kendilerine yıllarca söylenmiş olan masallara inanarak kendi insanlarını suçlayıp, hor görmekten vazgeçerler; 1963 - 1974 yıllarının ne denli onurlu bir ulusal direniş olduğunu anlarlar ve 1974 Barış Harekatı sayesinde bugün hayatta olduklarının idraki ışığında, KKTC''ni korumanın ne denli onurlu ulusal bir gereksinme olduğunu anlarlar! Geçmişte bize yapılanları inkar edenlerle; yaptıklarının tazminatını vermekten kaçanlarla; "biz Kıbrıs''ın meşru hükümetiyiz" diyenlerle hangi şartlarda, kim olarak masaya oturacağımızı tesbit edip dünyaya açıklamak zamanıdır.

AB hayaline Kıbrıs feda edilemez; AB üyeliği için Kıbrıslı Türkler Rum''a yamalanmış bir azınlık olamaz.