Dış Politika9 Haziran 2005 00:00

ABD, PKK''nın stratejik ortağıdır - Hasan Demir

Barzani, kurduğu bu devletin adına ne diyor, hep birlikte tekrarlayalım: "Güney Kürdistan!" Peki bir şeyin "güneyi" varsa bunun anlamı nedir? Bunun anlamı, "Benim bir de kuzeyim var" değil midir? İşte o "Güney"in bu "Kuzey" bahsinde de ABD ile "stratejik ortaklığı" devam ediyor. Bunu da biz, DEHAP Batman eski İl Başkanı Sayın Mehdi Öztürk''ten öğreniyoruz: "- ABD''lilerin maksadı Türk-Kürt savaşı çıkartmak.Buraya gelen her heyet bize ayrı yanlarımızı öne çıkarmamızı söylüyor.Türkiye uluslar arası bir komplo karşısında ve bu komplo Türkiye üzerinde Kürtler vasıtasıyla oynanmak isteniyor!" Öztürk bu açıklamayı yapar yapmaz DEHAP yönetimi tarafından görevden alınıyor.Demek ki DEHAP, ABD''nin partisi içindeki "Türklerden kopunuz!" telkinlerine çanak tutuyor.arcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

Bush''un öfkesini yatıştırabilmek için ABD yönetiminin isteği doğrultusunda AKP Meclis''ten geçirdiği bir tezkere ile Türk askerini Irak''a gönderme kararı aldı.

Barzani bu karara çok kızdı.

"Hayır!" dedi ve ekledi: "- Türk askeri Irak''a ayak basarsa silaha sarılırız, kan gövdeyi götürür!" Erdoğan''ın ısrarla "Stratejik ortağımız" dediği Bush, Barzani''den korktu ve Ankara''ya dönüp, "Türk askerinin Irak''a girmesine gerek kalmadı!" deyiverdi.

Bu durumda ABD, Irak''ın kuzeyinde yeni bir devlet kurmuş olan Barzani ile mi "stratejik ortak" yoksa Türkiye ile mi? Yine Türkiye ABD''den Kandil dağlarındaki 6 bin PKK militanına karşı operasyon talebinde bulundu.

Türkiye''ye "Stratejik ortağız" diyen Bush, "Şu aşamada PKK ile silahlı müdahale edemeyiz!" cevabı vermedi mi? Peki bu durumda Bush 6 bin PKK militanını, 75 milyon nüfus, 500 bin askere sahip NATO''dan da müttefiki Türkiye''ye tercih etmiş olmuyor mu? Yani Washington Türkiye ile değil PKK ile stratejik ortak olmuş olmuyor mu? Konuyu biraz daha derinleştirelim. Türkiye Cumhuriyeti dün kendi kırmızı pasaportu ile dolaşan Talabani''nin Irak devlet Başkanı olmasını çok mu isterdi sanki? Aslında hiç ama hiç istemezdi. Ama Türkiye''ye "Stratejik ortağım" diyen ve Türkiye''yi yönetenlerin kendisine "Stratejik ortağımız" dediği ABD sayesinde, Türk askerinin başına çuval geçirilmesinin baş müsebbibi Talabani bugün Irak''ın devlet başkanı. Demek ki ABD bu noktada Türkiye''nin değil Talabani aşiretinin stratejik ortağı.

Bitmedi, daha vahimi var… Irak''ın kuzeyinde Barzani ABD''nin koruyucu kanatları altında (henüz uluslar arası tanınma talebinde bulunmadığı) bağımsız bir Kürt devleti kurdu mu kurmadı mı? Kurdu.

Parasını bastı, parlamentosunu oluşturdu, seçimlerini yaptı, ordusunu kurdu, gümrüğünü koydu.

Televizyonu, radyosu ve bir devletin devlet olması için ne lazımsa onları yaptı mı, yapmadı mı? Yaptı! Bütün bu safhalarda da ABD Türkiye''nin değil Barzani- Talabani ikilisinin stratejik ortağı değil miydi? Öyleydi.

Çünkü bu fotoğraf Ankara''nın defalarca uyarı, rica ve ikazlarına rağmen ortaya çıktı.

Lâkin iş bu kadarla bitmedi… Yani ABD''nin Türkiye ile değil, Irak''ın kuzeyindeki Türkiye aleyhtarı bu oluşumla "stratejik ortaklığı" devam ediyor.

Siz Bush''un Erdoğan''a "Biz stratejik ortağız" demesine ve Erdoğan ile hayranlarının Türk halkını bu yalanlarla aldatmasına bakmayınız.

Gerçek çok ama çok farklı. Barzani, kurduğu bu devletin adına ne diyor, hep birlikte tekrarlayalım: "Güney Kürdistan!" Peki bir şeyin "güneyi" varsa bunun anlamı nedir? Bunun anlamı, "Benim bir de kuzeyim var" değil midir? İşte o "Güney"in bu "Kuzey" bahsinde de ABD ile "stratejik ortaklığı" devam ediyor. Bunu da biz, DEHAP Batman eski İl Başkanı Sayın Mehdi Öztürk''ten öğreniyoruz: "- ABD''lilerin maksadı Türk-Kürt savaşı çıkartmak.

Buraya gelen her heyet bize ayrı yanlarımızı öne çıkarmamızı söylüyor.

Türkiye uluslar arası bir komplo karşısında ve bu komplo Türkiye üzerinde Kürtler vasıtasıyla oynanmak isteniyor!" Öztürk bu açıklamayı yapar yapmaz DEHAP yönetimi tarafından görevden alınıyor.

Demek ki DEHAP, ABD''nin partisi içindeki "Türklerden kopunuz!" telkinlerine çanak tutuyor.

Ve demek ki ABD Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile değil, Türkiye''den kopmak için fırsat kollayanların toplandığı DEHAP''la da bir "stratejik ortak"lık kurmuş bulunuyor. Türkiye''nin üniter yapısını ciddi şekilde tehdit eden bu oluşumlarda hep aleyhimizdeki tarafın "stratejik ortağı" olan ABD ile Türkiye, nasıl oluyor da hâlâ bir "stratejik ortaklıktan" bahsedebiliyorlar? Geliniz onu da izah edip yazımızı noktalayalım. ABD Irak''tan sonra (ekonomik çıkarları ve tabii İsrail''in güvenliği için) Suriye ve İran''a da diz çöktürmek istiyor. İşte bu bahiste Türkiye''ye diyor ki, "Bu konularda bana yardım et.

Etmeyeceksen bile sakın ola ki Suriye ve İran''ı destekleme…" AKP iktidarı başta olmak üzere, devşirilmiş basın ve sindirilmiş bürokratlar " Suriye ve İran''dan bize ne! Nasıl olsa ABD''nin karşısında durmamız imkânsız!" diyerek, Bush''a bir "Peki, öyle olsun!" temennası çekiyor; bu temennanın adı da "Türkiye ile ABD''nin stratejik ortaklığı" oluyor. Oysa burada bile ABD aslında Türkiye ile değil, Irak''ın kuzeyindeki Barzani''nin "Güney Kürdistan" dediği oluşumla "Stratejik ortaklık" kurmuş, bunu da Türkiye''yi yönetenlere kabul ettirmiş oluyor.

Çünkü bahsi geçen bölgede bir Kürt devleti istemeyen üç ülke var.

Bunlar Türkiye, İran ve Suriye.

İran Kandil Dağlarından ülkesine sızan PKK militanları ile çatışmıyor mu? Suriye ayrılıkçı Kürtlerle mücadele halinde değil mi? Üstelik bu ABD Öcalan''ı Türkiye''ye, "Asılmamak şartıyla" teslim etmemiş miydi! Özetle, "Stratejik ortaklık" bir "çıkar birlikteliği"dir.

ABD ile Türkiye''nin bölgedeki çıkarları çelişmekte ama ABD ile PKK''nın ve PKK''nın yerini almış olan Barzani-Talabani ikilisinin çıkarları aynı evrak fotokopileri gibi örtüşmektedir. Gerçek ve fiili durum işte budur.