Dış Politika8 Haziran 2005 00:00

Talihsizlik, Erdoğan''ın başbakan olabilmesidir! - Arslan Bulut

Talihsizlik, CHP''nin Amerikan karşıtı olması değildir.Talihsizlik, Atatürk''ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti''ne Recep Tayip Erdoğan''ın başbakan olabilmesidir! Neden mi böyle diyorum.Çünkü Recep Tayip Erdoğan, ABD''yi de yöneten CFR''nin taleplerini, daha AKP kurulmadan kabul etmiş, ve partiyi kurduktan sonra da bu talepleri program yapmış bir kişidir.AKP''nin kuruluş sürecinde Tayyip Erdoğan''a ABD''den gönderilen gizli bir belge, bir memorandum vardı ve bunu 3 Kasım 2003 seçimlerden çok önce, 26 Ağustos 2003 tarihli Büyük Kurultay Gazetesi''nde kamuoyuna açıklamıştık.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsnaproxennatrium site naproxen kruidvatcialis forum cialis prodaja cialis bez receptaescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnerenovation vejle site renova

AKP''nin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, kendisine gönderilen memorandumda belirtilen küreselleşmenin şehir devletleri planına uyacağını, parti programında ortaya koymuştu. Dünyayı yönetmeye soyunmuş elit, milli devletleri parçalamak istiyordu.

Bunun için şehirleşme adı altında eski Yunan tarzı şehir devletleri modelini gündeme getiriyorlardı.

Tayyip Erdoğan''a söylenen, bu politikaya uyması halinde, destek göreceğiydi...

Erdoğan da küreselleşmenin şehir devletleri planını, parti programı haline getirmişti. Recep Tayyip Erdoğan''a New York''tan gönderilen memorandumda belirtilen Türkiye''nin şehir devletlerine ayrılması planı, AKP Program ve Tüzüğü''ne hemen hemen aynı ifadelerle geçirilmişti. Bir lobi şirketi vasıtasıyla Erdoğan''a New York''tan gönderilen memorandumda "Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır.

Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir.

Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız..." deniliyordu... Memorandumdaki dünya, hangi dünyadır, o belli değildi ama, bunu küreselleşme politikalarını ABD vasıtasıyla bütün dünyaya dayatan güç merkezi olarak değerlendirmek gerekir. *** Şimdi Tayyip Erdoğan, "Elkatmış''ın sözleri...

1 Mart tezkeresi...

Bütün bunlar demokrasilerde olabiliyor.

Bizimki demokratik parlamenter sistem.

Herkes aynı sesi vermiyor bu sistemde.

Amerikan Kongresi de öyle değil mi? Nitelikli sanayi bölgeleri konusunu Başkan istedi ama Kongre reddetmişti.

Şimdi yeniden gündeme getireceğim.

Aramızda bazı arkadaşlarımızın olumsuz tavrı oldu.

Ama bu ülkede anti Amerikanizm ilk defa çıkmıyor.

Talihsiz durum, Türkiye''nin ana muhalefetinin de anti Amerikancı çizgide olması...

Demokratik ülkelerde bazı şeyleri dayatamıyorsunuz.

Ama biz dostluğumuzun gereğini yaptık, yapıyoruz.

İşte İncirlik''i birer yıllık aralarla uzatıyoruz" diyebiliyorsa, ta başından beri içine girdiği bu teslimiyetçi tutum yüzündendir. Nitekim, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hiç bir ülkeye karşı düşmanlık içinde olmalarının mümkün olmadığını ifade ederek, ''''Başbakan''ın dile getirmek istediği cümleyi ben size tercüme edeyim: ''Türkiye''yi ben satmaya hazırım ama CHP bırakmıyor'' diyor'''' şeklinde bu tutuma tepki gösteriyor.

*** CFR''nin yönlendirdiği ABD''nin ne yapmak istediği, "İtalya''dan Karadeniz''e bisiklet turu-Paflagonia projes"nin uygulanması sırasında ele geçirdiğimiz bir belgede ortaya çıkmıştı: "Amacı ulusal devletlerin iç federasyonunu gerçekleştirmek olan, politik bir fenomen geliştiriliyor.

Küreselleşme ve kimliği arama çalışmaları aynı paralelde seyreden iki muhakemeyi birleştiriyor...

Orijinin bulunması, kişinin bölgeler ve devletler üstü bir kimlik kazanması olarak yorumlanıyor ve temelinde kişinin birçok ülkenin yurttaşıymış gibi düşünmesi Şkrine ulaşılıyor.

Sonuçta, en ideal biçimine, çoklu kimlik noktasına dönüşüm sağlanıyor." "Köklere Dönüş Projesi" dosyası ile birlikte dağıtılan haritaya göre, federe devletlerin adları şöyle: Trakya, Bitinya, Misiya, Lidya, Karya, Likya, Pamfilya, Firikya, Kilikya, Kapadokya, Galatya, Paflagonya, Pont, Ermeniya, Antakya, Mezopotamya... İşte, ABD''yi kullanan güçlerin hedefi böyle bir Türkiye oluşturmaktır.

AKP hükümetinin kamu yönetimi reformu da Türkiye''yi böyle bir yapılanmaya sürüklemek sonucunu getirir.

Dolayısıyla, söz konusu olan şey, Amerikan aleyhtarlığı değil, Türkiye''nin var olma savaşıdır.