Siyaset4 Ocak 2005 00:00

Gerçeği biz, yalanı ve yanlışı onlar söylüyor - Hasan Demir

Batı "Bizans" diyoruz, Batı "Haçlı" söylüyor, tekrarlıyoruz.  Ne tuhaftır ki, bizi suçlayanlar, "Hayır Batı aslında öyle söylemek istemedi" yahut "Bush, ''Haçlı seferi başlattım'' derken başka şeyi kastetti" diye Batı Haçlı yahut Bizans adına misyonerliğe soyunuyor, bizi suçlayıp onları aklayarak Türk insanının aklını çeliyor.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisbuscopan link buscopan plus

Ülkenin gidişatı bahsinde yazıp söylediklerimize ateş püskürenleri gördükçe İngiltere Kralı Üçüncü Jorj geliyor aklıma.
 
 Jorj, Kraliyet Sarayı''nın geniş parkını çevreleyen ağaçları gördükçe, bunları Prusya Kralı Büyük Frederik zanneder, tüfeğini kapıp, pencereden sürerek tetiği çekermiş: "- Bam! Bam!..." Oysa ağaçlar Jorj''un düşmanı değil, oksijeniydi.
 
 AB-ABD ilişkileri bahsinde Türkiye''nin birlik ve bütünlüğünün ciddi şekilde tehlikeye girdiğini söyleyenler de aslında Türk milletinin oksijeni durumunda.
 
 Bu insanlar dün Atatürk ne söyledi ve ne yaptıysa bugün aynı şeyi söylüyor ve yapmak için çırpınıyor.
 
 Onlara televizyon ekranları ve gazete köşelerinden ateş etmekle İngiltere Kralı Üçüncü Jorj''un düşmanı Frederik zannederek bahçesindeki ağaçlara kurşun sıkması arasında bir fark yok. O gün için Jorj da kraldı. Bugün için bunlar da kral. Ama gerçek şu ki hiçbir Avrupalının Türk çiftçisini, Türk memurunu Türk işçisini, Türk sanayicisini, Türkiye''nin bütçesini, Türk ordusunun ihtiyaçlarını, Türkiye''nin birlik ve bütünlüğünü, Kıbrıs Türk''ünün insan haklarını, Kürt yahut Alevi''yi düşündüğü falan yok.
 
 Onlar "Biz Bizans''ın torunlarıyız" diye zaten açıkça söylüyor, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve Dışişleri Bakanı''na Türk-İslâm düşmanı papaz heykelleri ile dolu salonlarda AB Anayasası''nı imzalatıyor ve ABD Başkanı Bush, "Haçlı Seferi başlattım" diyerek Irak''a girip Türkiye''ye komşu haline geliyor; hemen sınırlarımızda bir Kürdistan devletinin temellerini atıveriyor. Biz aslında olup biteni, ABD ve AB yetkililerinin söylediklerini söylüyoruz.
 
 Batı "Bizans" diyoruz, Batı "Haçlı" söylüyor, tekrarlıyoruz.
 
 Ne tuhaftır ki, bizi suçlayanlar, "Hayır Batı aslında öyle söylemek istemedi" yahut "Bush, ''Haçlı seferi başlattım'' derken başka şeyi kastetti" diye Batı Haçlı yahut Bizans adına misyonerliğe soyunuyor, bizi suçlayıp onları aklayarak Türk insanının aklını çeliyor.
 
 İstanbul''u "Konstantinopolis" yapmak isteyen onlar, Urfa''da sinagog açmak isteyen onlar, Karadeniz''e "Pontus" diyen onlar, Lozan''ı bırakın, ulus devletten vazgeçin diyen onlar.
 
 Ermeni''yi katlettik deyiniz diyen ve Kıbrıs''ı Rumlara terk edin diyen de onlar.
 
 Yani bunlar bizim uydurmamız değil, AB Parlamentosu''nun kararlarına bakınız, Türkiye''nin 3 Ekim''de AB ile müzakerelere başlayabilmesi için Ankara''nın önüne konulan şartlara bakınız, bunları bizim söylemediğimizi, "Ben Haçlıyım" diyenlerin, "Ben Bizans''ım" diyenlerin söylediğini görürsünüz. ABD ve Batı kartlarını böylesine açık oynarken, daha doğrusu dün bilinen dünyanın dörtte üçüne hükmetmiş Türk milletini ve emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı gibi bir "mucizeyi" hayata geçirmiş Türk milletini böylesine aşağılarken bizimkiler tutuyor onların bu küstahlığını tevil ediyor. Onlara göre ABD ve AB bir "medeniyet" bir "insan hakları" bir "refah" projesi.
 
 İyi de kardeşim bu dediklerinizi ABD ve Batı kendisi için istiyor, senin için değil.
 
 Sen onun umurunda bile değilsin..
 
 Seni insan bile saymadığını Filistin''de gösteriyor, Irak''ta gösteriyor, Kıbrıs''ta gösterdi, gösteriyor.
 
 BM kararları ile gösteriyor. Yok "Kopenhag Kriterleri" imiş, yok "Wilson Prensipleri" imiş, yok "İnsan Hakları" imiş, yok "Lahey Adalet Divanı" imiş, yok "Globalizm" yok "Yeni Dünya Düzeni" imiş...
 
 Bütün bunlar ABD başta olmak üzere Batının çıkarlarını sürdürebilmesi için oluşturulmuş mekanizmalar. Evet, bugün dünyada tek anayasa var. Yazılı olmayan ama herkesin bildiği, sessizce itaat ettiği bu anayasanın Batı tarafından asla değiştirilmesi istenmeyen, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddeleri özetle şöyle. 1.ABD, İsrail ve Avrupa her zaman haklıdır. 2.BM bu üçlünün çıkarlarına bir kılıf uydurma organıdır. 3.Nerede petrol varsa orada ABD askeri olmalıdır ABD askeri kâfi gelmediğinde diğer ülkeler ABD adına o bölgeye asker göndermelidir.
 
 Yetmezse NATO devreye girer. 4.İnsan hakları yoktur.
 
 ABD ve AB''nin menfaatleri vardır.
 
 (Irak buna örnektir) 5.En iyi dost ABD, İsrail ve AB''dir.
 
 En büyük tehlike İslâm''dır. 6.ABD, AB ve İsrail hesap vermez, hesap sorar. Bugün için bütün dünyanın uyduğu Anayasa bu maddeleri içeren yazısız Anayasa değil mi? Öyleyse BM de hikâye, AB ve "Kopenhag Kriterleri" de hikâye... AKP bile bu yasalara uyduğu için ABD''nin Irak''taki katliamlarını kınar gibi görünüyor ama bu katliamları gerçekleştiren ABD uçak ve tanklarına Türkiye''den akaryakıt göndermiyor mu? Biz bunu söylüyoruz. Türkiye''deki III.
 Jorj gibi bahçelerindeki ağaçlara ateş ediyor. Ağaçları düşmanı zannederek bindiği dalı kesen başların üç nasibi var.
 
 Ya akıllanacak, ya uçacak, ya huni takacaklar. Bilsinler ki dördüncü ihtimal yok...