Dış Politika2 Haziran 2005 00:00

BU İŞTE BİR YANLIŞLIK VAR - Hüseyin MÜMTAZ

Bu AB meselesinde gerçekten vahim bir yanlışlık var. Birileri bizimle dalga geçiyor. Bizim, Papa II’inci İnnocenti heykeli önünde ve Beethoven dinleyerek imzaladığımız AB anayasasını Avrupa’nın çok önemli ve üye iki ülkesi halkoylamalarında arka arkaya reddediyor. Türkiye karşıtlığı, her iki halkın da reddediş gerekçelerinde değişik önceliklerde ve aşağılarda yer almakla beraber tek ortak nokta. Fransızlar “hayır” nedeni olarak önceliği “İşsizliğin daha da artacak olmasına”; Hollandalılar ise “egemenliğin Brüksel’e devrine” veriyorlar. Hollanda Başbakanı referandumdan sonra “Halk birleşmeye değil, anayasaya hayır dedi” diyor. Hâlbuki bize hem Türkiye’nin AB sürecinde, hem Kıbrıs’taki referandum sürecinde tamamen farklı şeyler söylenmişti. Kıbrıs ve Türkiye’de; mevcut işsizliğin ancak AB’ye girişin getireceği serbest dolaşımla çözüleceği özenle belirtiliyordu. Önce beklendiği gibi öyle serbest merbest dolaşımın olamayacağı duyuruldu.cialis forum cialis bez recepta cialis bez receptamicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg

Sonra bir de baktık ki; meğer işsizlik AB ülkelerinin de en büyük sorunuymuş.

Referandumda da hep “AB’ye girişi” oyladığımız söylendi sonra bir de baktık ki meğer devletten vaz geçiyormuşuz.

“Derdimiz” sadece izolasyonların kaldırılmasıymış..

Egemenlik konusunda ise teslim edelim, Allah için biraz daha “doğru” söylemişler.

Bir süredir “büyüklerimiz” egemenliğin devredilmesinin tartışılması gerektiğini dillendirmiyorlar mıydı?

Peki, bu adamlar, yâni üye adayı filan değil, asli üye, hem de kurucu üye olan Fransız ve Hollandalılar aptal mı da AB’ye hayır diyorlar?

Akılı olan sadece biz miyiz?

AB konusunda Erdoğan kesin kararlı.

Bakın 12 Mayıs 2005 tarihli The Economist’e ne demiş:

“'AB sürecine sıkı sıkıya bağlıyız. Hükümet olarak bizden beklenen her türlü şeyi yapıyoruz ve gerekli bütün adımları atıyoruz''

Böyle pazarlık mı olur?

Diyelim Teksas’ta at pazarında bir Teksaslı’yla at pazarlığı yapıyorsunuz.

Saf kan bir arap kısrağı getirdiler.

“Ben bu atı almak için her şeyi yaparım” mı dersiniz satıcıya?

Derseniz fiyatın düşeceğini, daha iyi koşullarda mı alacağınızı düşünürsünüz?

Genelkurmay Başkanı Özkök ise AB konusunda hem üzülüyor hem ümitli:

Fransa’dan “hayır” çıkması üzerine Mersin’de şöyle diyor:

“AB büyük bir teşkilat, ret kararı büyük sorun. Bazı ülkelerde de aynı sorunun çıkma ihtimali var. Ancak AB bu sorunları aşacak güçtedir, aşmak zorundadır”

Yunanistan’ın Fransız “hayır”ı konusunda aldığı tavır ise bizi uyandırmazsa kimleri uyandırsın ey millet?

Stelyo Berberakis’e konuşan bir Yunan Dışişleri yetkilisi; “Olumsuz gelişmeler Türkiye’deki milliyetçiliği körükleyebilir. AB yolundan uzaklaşacak bir Türkiye ile Ege anlaşmazlıkları çözülmeyebilir” demiş.

Yani Yunanistan “Ege’yi çözmek için” AB Türkiye’nin üyeliğini destekliyormuş..

Bir takım büyüklerimiz hep kara kaşımız, kara gözümüz için desteklediğini söylüyorlardı da..

Alnımızda enayi mi yazıyor?

Yoksa hep yanlış aynalara mı bakıyoruz?