DENKTAŞ VE MADALYA - Hüseyin Mümtaz
27 Mayıs 2005 tarihli Resmi Gazete'de şu Bakanlar Kurulu kararı yayınlandı: "27Mayıs05 - Başbakanlıktan: Türkiye Cumhuriyetinin bekası, Ülkenin ve Milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için yurt içinde veya yurt dışında gösterdiği üstün feragat, fedakarlık, başarı ve yararlık sebebiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'a Devlet Şeref Madalyası verilmesi, 2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun 2 nci maddesinin (a) bendine göre, Bakanlar Kurulunca 3/5/2005 tarihinde kararlaştırılmıştır." Şaşkınlığımız sonsuzdur kıymetli okuyucu..coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardsnaproxennatrium go naproxen kruidvatarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenaoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
Ne yaptığı için verilmiş madalya?
"Türkiye Cumhuriyetinin bekası, Ülkenin ve Milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için yurt içinde veya yurt dışında gösterdiği üstün feragat, fedakârlık, başarı ve yararlık sebebiyle."
Çok güzel..
Ama adamın kendi devletini ortadan kaldırıp, ülkesi ve milletinin bölünmesi için şekillendirilmiş Annan Plânına "evet" kampanyası yürütmediniz mi?
Rauf Bey de ettiği yemine sâdık kalarak kendi devletinin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü korumak için bu plâna "hayır" demedi mi?
Ve son iki senedir yürütülen bu politika sonucu "Akepe ile anlaşamadığım için Cumhurbaşkanlığına aday olmuyorum" demedi mi?
Kendi devletini ortadan kaldırmak isteyeceksiniz, buna karşı durdu diye siyasi hayatını bitireceksiniz, sonra dönüp ""Türkiye Cumhuriyetinin bekası, Ülkenin ve Milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için yurt içinde veya yurt dışında gösterdiği üstün feragat, fedakârlık, başarı ve yararlık sebebiyle." Devlet şeref Madalyası vereceksiniz.
Pes doğrusu..
Tam bir "kardeşimi asarım, altında ağlarım" mantığı.
Şimdi Rauf bey'in önünde iki yol var..
Reddetmek yahut kabul etmek.
Rauf Bey bu madalyayı almalıdır. Anasının ak sütü gibi helaldir.
Ama madalya töreninde de hiç pişmanlık duymadan muhataplarının gözlerinin içine baka baka bütün eleştirilerini sıralamalı, tutanaklara geçirmeli, tarihe not düşmelidir.
Rauf Bey'e yapılan büyük haksızlık Türk kamuoyunda büyük infiale neden olmuştur. Anadolu'da her gittiği yerde "bindirilmiş-taşıma kıtalar" olmadan binlerce kişi tarafından eller üzerinde tutulmaktadır.
Şimdi çorbada tuzu bulunan her kurum ve kuruluş dip dalgasının önüne geçmek için kendi çapınca bu haksızlığı tabanı nezdinde tamir ve tevilin yollarını araştırmaktadır.
Sezer'in Bakü'ye gitmeden Denktaş'la, referandumdan beri nedense yapılmayan" bir görüşmeye gerek duyması;
Genelkurmay Başkanı'nın; referandum süresince bir kere bile hatır sormadığı Denktaş için "görevinden ayrıldıktan" sonra "görkemli bir teşekkür ve veda" mesajı yayınlaması;
Nihayet Bakanlar Kurulu'nun bu Devlet Şeref Madalyası verme kararı;
Hepsi derin hıçkırıklarla yüreklerde hissedilen bir vicdan azabının dışa vurumudur.
Ancak yetmez..
Duyduk ki Arınç, Başbuğ, Gül ve Erdoğan'ın yoğun Amerika gezileri esnası ve öncesinde Ankara'da bir Kıbrıs Zirvesi yapma lüzumu hâsıl olmuş.
Haziran başında Erdoğan Amerika'ya gitmeden KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Yardımcısı Ankara'ya gelerek Erdoğan ve Gül ile "Zirve" yapacaklarmış.
"İcabı halinde" Talat, Sezer ile de görüşecekmiş.
Demek ki ki "zirve" hükümetler arası bir görüşme olacak, "Devlet Zirvesi" değil.
Hâlbuki Kıbrıs gibi son derece kritik bir konuda, Fransa'nın AB'ye "hayır" dediği bir ortamda çıkılacak Amerika gezisi öncesinde yapılan zirve, "devlet zirvesi" olmalıdır.
Biraz abartmama izin ver ey okuyucu; katılanların hepsinin yaşının toplamı kadar Kıbrıs tecrübesi olan Denktaş da bu zirveye davet edilmeli, uyarılarından yararlanılmalıdır.
Madalyanın ancak o takdirde bir anlamı ve "samimiyeti" olur.
İyi de, madem madalya verecektiniz neden "mecburen emekli" ettiniz adamı?
Üstelik Kıbrıs'ta oturan bir kimsenin "Türkiye Cumhuriyetinin bekası, Ülkenin ve Milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için yurt içinde veya yurt dışında gösterdiği üstün feragat, fedakârlık, başarı ve yararlık sebebiyle." madalyaya lâyık görülmesi size de ilginç gelmiyor mu?
Kendi devletini koruma kollama imkânı elinden alınıyor, Türkiye Cumhuriyetini koruyup kollandığı için madalya veriliyor.
Kara mizah mı?
Bir çeşit "ihkak-ı hak" mı?
İlâhi adalet, sen nelere kâdirsin.. 30 Mayıs 2005