'CUMHURİYET' İLE 'DEMOKRASİ' AYNI ŞEY MİDİR?.." - Atilla İlhan
Tesbit/1. ''...kitabı, CIA ile yakınlığı bilinen Rand Corporation hazırlamış ama; 'finanse eden', her yıl bu uğurda yüz milyon dolar sarf ettiği bilinen 'muhafazakâr' Smith Ricardson Vakfı. Kitabın adı, 'Sivil Demokratik İslâm: Ortakları, Kaynakları, Stratejileri!'. Ana fikir şu: (buraya dikkat!) İslâm ve Müslümanlar 'Batı Demokrasisi' ve değerlerine, küresel düzene yerleştirilemezse, medeniyetler çatışması ihtimali yüksektir. Eserde Müslümanların nasıl kontrol altına alınacağına dair, Washington ve Londra merkezli, bir 'strateji' sunulmuş!..''
Bu ne demek? Müslüman devletler, Hıristiyan devletlerin isteyip sunduğu 'demokrasi ve değerlerine' baş eğmezse, çatışma çıkar, o halde başlarını eğdirmeliyiz. Yâni nasıl? Irak'taki gibi mi?..)
Atladığımız bir gerçek!
(Tesbit/2. ...on yıl kadar önce, Türkiye 'yi ziyaret eden, Graham Fuller adındaki zat -ki CIA ile ilişkisi müsellemdir- demişti ki:
''...Türkiye'de İslâmın otomatik bir tehlike olarak kabul edilmesi yanlıştır. Son elli yılda, yapay olarak baskı görmesinin bazı meşru sebepleri olabilir, ama artık Türkiye kendisiyle barışmalıdır. Geçmişteki Radikal/Lâiklik (Gâzi dönemini kasd etse gerek) politikaları döneminde, İslâmın hayatınızdan nasıl dışlanacağı adeta saplantıya dönüşmüştü. Bence bu, artık daha az lâzım bir reaksiyon...''
Neden mi? Bakın Graham Fuller , yukardaki tezi, dolambaçlı yoldan, nasıl doğruluyor:
''...geçmişte Türkiye Ortadoğu için bir 'model'di, bugün de olmaya devam ediyor (buraya dikkat!) hele Demokrasi ile İslâmı bir arada yaşatacak bir formül bulunursa, İran'a ve Arap âlemi'ne büyük bir öncülük yapmış olacaktır.'' (Cumhuriyet, 26 Şubat 1990)
Bu ne demek? Türkiye'de Müslümanlığın, Batı'nın 'demokrasi ve değerleri' ne dönüştürülmesi demek! Hem de, ABD ve İngiltere'nin anladığı manada!.. Tarihe dikkat eder misiniz: 1990 , günümüzde 'Sistem' bir bakıma amacına varmıştır ya; sizce neden, demokrasi üzerinde bu kadar duruyor; demokrasi başka, cumhuriyet başkadır da ondan.
Bu da bizim atladığımız 'gerçekler' den birisi)
Regis Debray'e bakarsanız...
(Tesbit/3. ...sıradan Türk aydını için, Demokrasi, Cumhuriyet 'in daha sonraki 'aşaması' dır; Cumhuriyet 'e oranla, ahalinin daha hür, daha serbest olduğu, bir yönetim biçimi. Doğrusu ya, Cumhuriyet 'in doğum yeri olan Fransa 'da herkes bu fikirde değil! Regis Debray , konuyla ilgili eserinde demiş ki:
''...Cumhuriyet ve Demokrasi, aynı şey değildir; aynı zaman ve aynı yerde meydana çıkmamıştır: 'Cumhuriyet', 'Aydınlanma' ertesinde Fransız İhtilâli ile oluşuyor; Ansiklopedistler'in geleceğe dönük bir toplum projeksiyonudur; 'Demokrasi' ise zamanla (buraya dikkat!) - hâkimiyetin halka intikali söz konsu olmadan; Skandinav ve Anglosakson toplumlarında; iktidar, sadece soylulardan halka geçirilerek oluşturulmuştur; şu halde, bazı cumhuriyetler vardır, bu manada 'Demokrasi' olmayabilir; bazı Demokrasiler vardır, demokratça davranmayabilir...''
''...nasıl ilk insan, memeli hayvan artı bir şey ise; cumhuriyet de, demokrasi artı bir şeydir: daha değerli, daha kırılgan, daha nankör, daha ödüllendirici bir şey! Cumhuriyet, özgürlük artı akıldır, hukuk devleti, artı adalettir, hoşgörü artı iradedir; oysa Demokrasi, aydınlığı kalmamış bir Cumhuriyet'ten arta kalan şey sayılabilir...''
''...Cumhuriyet'te (buraya dikkat!) devlet, topluma hâkimdir; demokrasi'de ise, toplum devlete! Cumhuriyet'te çıkarların çelişkisi ve şartların eşitsizliği, yasanın önceliği ile yumuşatılır, Demokrasi'de ise bunların hepsini toptan ve insanların karşılıklı rızaları ile düzeltir...'')
Cumhuriyet, komünizmle eşanlamlı mıdır?
( Tesbit/4. ...nedense ülkemizde, Demokrasi Cumhuriyet'in daha 'iyisi' diye düşünülür, ikisinin arasındaki ciddi farklılık hesaba katılmaz; oysa Protestan Amerika ile Katolik Fransa 'da bu iki şey cidden farklı: Zaman zaman karşıt bir anlam taşıyor. 'ABD Din ve Demokrasi Enstitüsü' Başkanı Diana I. Knippers , bakar mısınız bu konuda 'lâik' Fransa 'ya nasıl yükleniyor:
''...Fransa öteki Avrupa devletleri için 'model' olmuştur: Dine karşıt politikasını kesinlikle reddetmeli, inanç özgürlüğünü yeniden güvenceye kavuşturmalıdır. (buraya dikkat!) Bugün bizi harekete geçiren şey, dün bizi Komünizm'e karşı harekete, mücadeleye sevk eden şeydir: insanlık yalanla serpilip gelişemez, oysa Komünizm ve Dinsizlik, ancak yalan üretebilir. Dindarlık uygarlığın garantisidir, zira inanç sayesinde namuslu insanlar çoğalır; namus olmayınca ticaret olmaz; ticaret olmayınca, uygarlık olmaz...''
Neresinden bakılsa, şaşırtıcı!.. Oysa onların normal davranışı bu; laikliği komünistlikle aynı sayıyor; ticaretle uygarlığı özdeşleştiriyor. Biliyor musunuz neyi merak ediyorum, Gâzi 'nin kurduğu Cumhuriyeti , Amerika böyle istiyor diye, yaşadığımız şu acayip demokrasiye çevirenler, acaba Cumhuriyet ve Demokrasi konusunda biraz olsun düşünmüşler miydi?..