Siyaset3 Ocak 2005 00:00
Sorumlular hesap versin!.. - Vedat Yenerer
Hemen gözünüzün önüne Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül olmak üzere bakanların makam otolarını getirin.Onlarca araç, korumalar, izdiham…Bir devlet düşünün, bakanını kendi ülkesinde bu denli korumaya alıyor, öbür yanda ise Irak gibi bir cehennemde, Bağdat''taki Büyükelçiliği korumaya gitmekte olan ekibi, korumasız, eskortsuz ve de bütün bunlar yetmezmiş gibi Irak''tan kiralanmış arabalar ile gönderebiliyor.Görevliler patates, soğan ya da pırasa gönderilir gibi Irak''a gönderiliyor.. Büyükelçilikteki personelinin korunması için güvenlik ekibine gereksinme duyan bakanlığın başındaki kişi olarak Dışişleri Bakanı ve gerekse de o özel polis güvenlik ekibinin bağlı olduğu bakanlığın başındaki İçişleri Bakanı birinci derece sorumludurlar.
Bu denli sorumsuzca, görevi savsaklar biçimde iş becermenin birinci derece cinayetten farkı yok.
Fabrikada madende kaza olur, ölüm yaralanma ortaya çıkar sahibi işleticisi mahkemelik olur, cezasını alır çeker; Yalova''daki üstlenici Veli Göçer ve benzerleri can kaybına neden oldu diye cezalandırılarak hapse atıldı. Iraktan kiralık araba ile güvenlik ekibini yola çıkartanlar her kim ve kimler ise aranıp belirlenmeli ve de yargı önüne çıkartılmalıdırlar.
Bunların en başındaki bakanlar da, alt kademedekiler de birinci derece sorumludurlar.
Zerre kadar insanlık kalıntıları kalmış ise bu politikacılarda bir gün daha koltuklarında kalmamalıdırlar.
O günden bugüne geceleri gözlerine uyku girmiyor olmalı bu tiplerin! Haftanın bilmemnesinin peşindeki medyada, olaydan o kadar zaman geçmesine karşın yukarıda işaret ettiğim yönde gık çıkmıyor, yalnızca şehit - mezar edebiyatı ile tantana yapılıyor. Geçmişte "...halatlarını ibrişim, yelkenlerini atlastan yaparız..." demişiz diye hamasetten geri kalmayan bu ülkenin devleti günümüzde ne hallere geldi.
Mustafa Kemal''in ilkeleri, olayları çözme yöntemleri nerede, günümüzdekilerin davranışları, neden oldukları kepazelikler nerelerde? Dış işleri yeni yol belirlemiş, oradan değil de şuradan diye yol gösteriyor. Uluslararası platformda ''Bayrak dalgalandırmak'' diye bir anlayış / ilke vardır.
Örneğin, bilgisizce beğenmediğimiz Arjantin kalkar Güney Kutbunda araştırma üssü kurup bayrağını dalgalandırır.
O üste çok bir şey yaptığından değil, Ulusunun bayrağını orada dalgalandırmak içindir asıl neden! Peki biz neden şehit olan ekibin yerine yenisini, ABD''lilerin, Yahudi Kürtlerin kolunu büküp, doğru dürüst koruma sağlamaya zorlayıp, gene aynı yoldan ve de bayrağımızı da dalgalandırarak, kiralık arabada değil, amaca uygun araçlar ile bizden de tam korumalı biçimde yeniden gönderip o ahlaksızlığın, namertliğin karşılığını veremiyoruz; koruyucuları gidiş yolunda koruyan ekibi gene aynı güç gösterisi ile geri getirmiyoruz? Bundan sonra hava yolu ile gönderilme kararı alınmış.
Türkiye Cumhuriyeti devleti bu denli yerlerde süründürülmemeli!.. Kim alıyor bu kararları!.. Yukarıda dediğim gibi kiralık hurda araba ile güvenlik ekibini ateş içine atma planlarını hazırlamış, onaylamış ve de gerçekleştirmiş olanların; en alttakinden en tepedekine kadar topluma tanıtılması ve de bunlar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılması gerekir diye düşünüyorum.
Kötü niyetli değilse de yeteneksizlik ve basiretsizlik timsali olmuş bu tipler, bir gün daha o görevlerde kalmamalıdırlar. Bu işin peşini bırakmayacağım… Pişkinlik diz boyu!.. Başbakan Tayyip Erdoğan, yılbaşında AKP''li devlet yetkililerine "Hediye olarak makam aracı kabul etmeyin" diye genelge yayınladı.
Demek ki, geçen sene hortumcular ve devleti soyanlar bu yetkililere böyle şeyler verdiler ki bu yıl genelge ihtiyacı hissetmiş.. Tayyip Erdoğan "Yılbaşı hediyesi olarak makam aracı kabul edilmeyecek" diyor.
Ama, kendisi Hyundai, Mercedes ve otobüs Şrmalarından üçer beşer hediye istiyor ve alıyor.. Vicdanları sızlatan ve medyanın kızar diye görmezlikten geldiği, bu zırhlı ve süper lüks makam araçlarından Hyundai''nin Emine Erdoğan''a makam aracı yapılmış durumda olması..
Mütevazı bir araç yerine, mermilere ve saldırılara karşı dünyanın en iyi koruması yapılmış bu araç, hanımefendiye tahsis ediliyor. Bir de Cumhurbaşkanı Sezer''in eşine tahsis edilen araca bakın lütfen.. Üç kuruş maaşa çalışan vatan evlatları özel timci polislerimiz de Türkiye''nin onurunu korumaya gittikleri Irak yollarında kiralık ve hurda arabalarla Türk düşmanlarının mermilerine hedef olup hakkın rahmetine kavuşsun… Ne oldu: Şehit!...
Pişkinliğe ve vicdansızlığa bak!... Cenazede sahte göz yaşı dökmekle, bu millet kandıramazsınız… Esas suçlular, bu zihniyetlerin sadece vatanı yönetmesine değil, 2002 yılından itibaren de Atatürkçülüğü tamamen bitirmesine seyirci kalan vatanseverlerdir… Bedelli beklentisi AKP''ye yakın çevrelerin kurduğu medyaya "Bedelli askerlik" baskısı kampanyası tam gaz devam ediyor.
Her gün onlarca mesaj alıyoruz ve hepsi sanki bir ağızdan yazılmış: "Bedelli askerlik artık çıksın." Sabırsızlıkla bedelli bekleyen çok… Ayrıca, bedelli sayesinde çok ciddi bir gelir de elde edilecek… Bir taşla iki kuş vurulacak…
Fabrikada madende kaza olur, ölüm yaralanma ortaya çıkar sahibi işleticisi mahkemelik olur, cezasını alır çeker; Yalova''daki üstlenici Veli Göçer ve benzerleri can kaybına neden oldu diye cezalandırılarak hapse atıldı. Iraktan kiralık araba ile güvenlik ekibini yola çıkartanlar her kim ve kimler ise aranıp belirlenmeli ve de yargı önüne çıkartılmalıdırlar.
Bunların en başındaki bakanlar da, alt kademedekiler de birinci derece sorumludurlar.
Zerre kadar insanlık kalıntıları kalmış ise bu politikacılarda bir gün daha koltuklarında kalmamalıdırlar.
O günden bugüne geceleri gözlerine uyku girmiyor olmalı bu tiplerin! Haftanın bilmemnesinin peşindeki medyada, olaydan o kadar zaman geçmesine karşın yukarıda işaret ettiğim yönde gık çıkmıyor, yalnızca şehit - mezar edebiyatı ile tantana yapılıyor. Geçmişte "...halatlarını ibrişim, yelkenlerini atlastan yaparız..." demişiz diye hamasetten geri kalmayan bu ülkenin devleti günümüzde ne hallere geldi.
Mustafa Kemal''in ilkeleri, olayları çözme yöntemleri nerede, günümüzdekilerin davranışları, neden oldukları kepazelikler nerelerde? Dış işleri yeni yol belirlemiş, oradan değil de şuradan diye yol gösteriyor. Uluslararası platformda ''Bayrak dalgalandırmak'' diye bir anlayış / ilke vardır.
Örneğin, bilgisizce beğenmediğimiz Arjantin kalkar Güney Kutbunda araştırma üssü kurup bayrağını dalgalandırır.
O üste çok bir şey yaptığından değil, Ulusunun bayrağını orada dalgalandırmak içindir asıl neden! Peki biz neden şehit olan ekibin yerine yenisini, ABD''lilerin, Yahudi Kürtlerin kolunu büküp, doğru dürüst koruma sağlamaya zorlayıp, gene aynı yoldan ve de bayrağımızı da dalgalandırarak, kiralık arabada değil, amaca uygun araçlar ile bizden de tam korumalı biçimde yeniden gönderip o ahlaksızlığın, namertliğin karşılığını veremiyoruz; koruyucuları gidiş yolunda koruyan ekibi gene aynı güç gösterisi ile geri getirmiyoruz? Bundan sonra hava yolu ile gönderilme kararı alınmış.
Türkiye Cumhuriyeti devleti bu denli yerlerde süründürülmemeli!.. Kim alıyor bu kararları!.. Yukarıda dediğim gibi kiralık hurda araba ile güvenlik ekibini ateş içine atma planlarını hazırlamış, onaylamış ve de gerçekleştirmiş olanların; en alttakinden en tepedekine kadar topluma tanıtılması ve de bunlar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılması gerekir diye düşünüyorum.
Kötü niyetli değilse de yeteneksizlik ve basiretsizlik timsali olmuş bu tipler, bir gün daha o görevlerde kalmamalıdırlar. Bu işin peşini bırakmayacağım… Pişkinlik diz boyu!.. Başbakan Tayyip Erdoğan, yılbaşında AKP''li devlet yetkililerine "Hediye olarak makam aracı kabul etmeyin" diye genelge yayınladı.
Demek ki, geçen sene hortumcular ve devleti soyanlar bu yetkililere böyle şeyler verdiler ki bu yıl genelge ihtiyacı hissetmiş.. Tayyip Erdoğan "Yılbaşı hediyesi olarak makam aracı kabul edilmeyecek" diyor.
Ama, kendisi Hyundai, Mercedes ve otobüs Şrmalarından üçer beşer hediye istiyor ve alıyor.. Vicdanları sızlatan ve medyanın kızar diye görmezlikten geldiği, bu zırhlı ve süper lüks makam araçlarından Hyundai''nin Emine Erdoğan''a makam aracı yapılmış durumda olması..
Mütevazı bir araç yerine, mermilere ve saldırılara karşı dünyanın en iyi koruması yapılmış bu araç, hanımefendiye tahsis ediliyor. Bir de Cumhurbaşkanı Sezer''in eşine tahsis edilen araca bakın lütfen.. Üç kuruş maaşa çalışan vatan evlatları özel timci polislerimiz de Türkiye''nin onurunu korumaya gittikleri Irak yollarında kiralık ve hurda arabalarla Türk düşmanlarının mermilerine hedef olup hakkın rahmetine kavuşsun… Ne oldu: Şehit!...
Pişkinliğe ve vicdansızlığa bak!... Cenazede sahte göz yaşı dökmekle, bu millet kandıramazsınız… Esas suçlular, bu zihniyetlerin sadece vatanı yönetmesine değil, 2002 yılından itibaren de Atatürkçülüğü tamamen bitirmesine seyirci kalan vatanseverlerdir… Bedelli beklentisi AKP''ye yakın çevrelerin kurduğu medyaya "Bedelli askerlik" baskısı kampanyası tam gaz devam ediyor.
Her gün onlarca mesaj alıyoruz ve hepsi sanki bir ağızdan yazılmış: "Bedelli askerlik artık çıksın." Sabırsızlıkla bedelli bekleyen çok… Ayrıca, bedelli sayesinde çok ciddi bir gelir de elde edilecek… Bir taşla iki kuş vurulacak…