Dış Politika4 Mayıs 2005 00:00

PKK'NIN KKTC'DEKİ HAMİSİ TALAT ÇIKTI!

2001 yılındaki UBP-DP koalisyonu döneminde İçişleri Bakanlığı'nın önerisi ile Bakanlar Kurulu'nun kararıyla "PKK ile işbirliği yaptıkları gerekçesiyle" vatandaşlıktan çıkararak sınır dışı ettiği kişiler, 2004 yılında CTP tarafından çıkarılan yeni bir Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden KKTC'ye getirildi.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscialis manufacturer coupon open drug coupon carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialis

 

           Halil Babahan ve ailesi KKTC'ye dönerek erken genel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yakınlarıyla birlikte CTP'ye ve Talat'a oy sağlamak için 15 bin doğulu ve güneydoğulu seçmen içinde yoğun bir siyasi çalışma yaptı.


2001 yılındaki UBP-DP koalisyonu döneminde İçişleri Bakanlığı'nın önerisi ile Bakanlar Kurulu'nun kararıyla "PKK ile işbirliği yaptıkları gerekçesiyle" vatandaşlıktan çıkararak sınır dışı ettiği kişiler, 2004 yılında CTP tarafından çıkarılan yeni bir Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden KKTC'ye getirildi.


Aleyhlerindeki sınır dışı kararı kaldırılan Halil Babahan, İbrahim Güneş ve Bedran Baştürk'ün PKK faaliyetleri içerisinde aktif rol oynadıkları lider konumunda oldukları, KKTC'nin güvenliği açısından tehdit sayıldıkları için sınır dışı edildikleri İçişleri Köyişleri ve İskan Bakanlığı tarafından yapılan 1759/2001 sayılı önergede ve Bakanlar Kurulu'nun aldığı E-1812-2001 sayılı ve 19.11.2001 tarihli kararda açıkça belirtiliyor.

Akşam gazetesinin 27 Ekim 2001 tarihli sayısında ise terör örgütü PKK üyesi oldukları belirlenen 6 kişinin KKTC polisi tarafından düzenlenen operasyon sonucu ele geçirildiği, bunların Rum kesimindeki PKK örgütünden talimat aldıkları, Bedran Baştürk adlı kişinin sık sık Güneye gidip geri döndüğü, Halil Babahan, İbrahim Güneş ve Saadettin Özmen'in kendisine yardım ve yataklık yaparken suçüstü yakalandıkları, zanlıların KKTC turizmini baltalamak için Gazimağusa bölgesindeki Boğaz Otel önündeki bir arabaya 1993 yılında bomba konulması eylemini yaptıkları, Türkiye'de yaralanan teröristleri KKTC'ye getirerek tedavi ettirdikleri, terör örgütü adına para topladıkları iddia edilmişti.
Haberde Bedran Baştürk'ün tutuklandığı, İbrahim Güneş, Halil Babahan, Saadettin Özmen ve Fesih Bulgan'ın tutuksuz yargılanmak üzere kefaletle serbest bırakıldığı, Selahattin Güneş adlı kişi hakkında ise suçlayıcı unsur bulunmadığı belirtilmişti. Referandumdan 3 gün önce 21 Nisan 2004 tarihinde CTP'li İçişleri Bakanı Özkan Murat'ın 22/77/A-43 sayılı ve 103/2004 nolu önergesi ve CTP hükümetinin 28.4.2004 tarihinde aldığı T-602-2004 numaralı kararla KKTC'ye giriş yasaklarını kaldırdığı kişilerin, UBP-DP hükümeti döneminde sınırdışı edilen kişiler olduğu belirlendi.


Edinilen bilgilere göre adaya giriş yasaklarının kaldırılmasından 3 gün önce 21 Nisan 2004'te yasakların kaldırılmasına ilişkin önerge Bakanlar Kurulu'na sunulduktan sonra bu durumdan memnun olan söz konusu kişilerin yakınları özellikle doğulu ve güneydoğulu KKTC vatandaşları arasında referandumda Annan Planı'na evet denmesi için büyük bir kampanya başlattılar.


Yasak kararının kaldırılmasından hemen sonra ise aileleriyle birlikte KKTC'ye dönen Halil Babahan ve yakınlarının da 20 Şubat 2005'te yapılan erken genel seçimlerde ve 17 Nisan 2005'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde doğulu ve güneydoğulu KKTC vatandaşları arasında CTP'ye ve Talat'a oy verilmesi için büyük bir çalışma yaptıkları belirlendi.


Anımsanacağı gibi 30 Mayıs gecesi de CTP'li Lefkoşa Kaymakamının verdiği izin çerçevesinde Gönyeli Stadyumu'na toplanan 2 bin civarındaki PKK sempatizanı, Kürtçe şarkıların söylendiği ve Kürtçe sloganların atıldığı bir şölen düzenlemişti. Şölen sırasında PKK bayrağı da açılmak istenmiş, ancak görevliler tarafından engellenmişti.
Yine anımsanacağı gibi Atatürk Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamaları için yapılan yürüyüş ve mitinge de çok sayıda PKK sempatizanı ellerinde Kürtçe afişler olduğu halde katılmış ve "devrimci Talat, halkalara özgürlük, bütün halklar kardeştir" gibi sloganlar atılmıştı.


Belgelerle saptanan bu gerçekler ışığında soruyoruz:

1-CTP oy hesaplarıyla nereye koşuyor?


2-Halkımızın büyük tepkisini çeken hırsızlıklar, ve soygunlar her gün artarken, sınır dışı edilen PKK sempatizanlarını oy hesaplarıyla yeniden KKTC’ye getirerek Kıbrıs Türk halkının başına bela etmek hangi aklın ürünüdür?


3-Hırsızlıkları, soygunları ve saldırıları önlemek için önlem alacağınıza bir de PKK'lıları içimize sokmak, Kürtçe sloganların atıldığı konserler düzenlemelerine ve para toplamalarına izin vermek akıl işi mi?