KIBRIS TÜRKÜ GERÇEKTEN ÇÜRÜK MÜ? - Levent Özadam
KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da siyasi danışmanlığını yapan Mümtaz Soysal, dün çok konuşulacak, tepki gösterilecek bir açıklama yaptı...Mümtaz hoca Kıbrıs sorununu en iyi bilenlerin başında gelir...Denktaş karşıtlarının çok fazla sevmediği Mümtaz Soysal diyor ki;“Kıbrıs’ın kaybedilmesi tehlikesi, daha çok içerde çürütülmüş toplum oluşundan ileri geliyor...” coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardscialis coupons printable link discount prescription drug card
KKTC’de yetişen kuşağın, Türkiye’den bir an önce koparak Avrupalı olmayı istediğini öne süren Soysal, şöyle devam ediyor:
“İş biraz hainliğe doğru dönüşür hal aldı. Bunu önlemek çok zor. Özellikle 70 yıl civarında sömürgede kalmış toplumda, o dönemdeki duygular varsa daha da kötü... Kıbrıs’ın kaybedilmesi tehlikesi askerimizin ve diplomasimizin tutumundan değil, daha çok içerde çürütülmüş toplum oluşundan ileri geliyor. Türkiye’nin, Ada’daki 70 bin kişinin 70 milyon vatandaşın kaderine yön verme yetkisi olmalı mı?
Olmamalı mı? buna karar vermesi gerekiyor. Çünkü, biz o insanlar (acı çekmesin) diye bu kadar yıl sıkıntıya katlanmışız. Ancak, soydaşlarımızı kurtarmaya gittiğimiz yerde istenmemeye başladık....”
Hani, “aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” deyimi vardır ya bu açıklamaya cuk diye oturuveriyor...
Mümtaz hocanın ‘çürütülmüş toplum’ tanımlamasına katılıyoruz...
Ama gönül isterdi ki Mümtaz hoca bu çürümeye yüz tutmuşluğun nedenlerini de sıralasıydı, en azından öldürdüğü Kıbrıs Türkü’nün de hakkını vermiş olurdu...
Şunu da hemen belirtmeliyiz ki, eğer gerçekten de Kıbrıs’ta son siyasi gelişmeler, Kıbrıs Türkü’nü çürümüş gibi gösteriyorsa, şunu herkes çok iyi bilmeli ki bu çürümüşlüğün asıl nedeni Kıbrıs Türkü değil, anlı şanlı AKP hükümetidir...
Tabi ki buna Kıbrıs’ta ki gelmiş geçmiş hükümetlerin de katkısını unutmamak lazım...
Kıbrıs Türkü, Kıbrıs Türkü olalı Anavatan olarak bildiği Türkiye’nin uydusundan çıkmamış, Türkiye ne dediyse, ne istediyse ona göre siyaset yapmış, örnek bir birliktelik sergilemiştir...
AKP’den önce ki hükümetler Kıbrıs’ı milli dava olarak bilmiş, KKTC’nin yaşıtılmasından yana politikalar izlemiş, Kıbrıs Türkü de Ankara’nın politikalarına destek veren partileri iktidara taşımış ve dolayısıyla görevini yerine getirmiştir...
Şimdi Türkiye’ye AKP iktidarı dönemidir...
AKP, önceki hükümetlerden çok daha değişik bir kıbrıs politikası izlemekte, bunda AB hayalinin de büyük payı bulunmaktadır...
Ve işte o Kıbrıs Türkü, bir kez daha Ankara’dan gelen sese kulak vermiş, her zaman olduğu gibi Anavatan’ının iktidarının istediğini yerine getirerek, onun politikalırını desteklediği siyasileri iş başına getirmiştir...
Evet, biz herşeye rağmen Mümtaz Soysal’ın çürümüşlük idiasına katılıyoruz...
Ne var ki, çürüyen Kıbrıs Türkü değil, maalesef ki AKP hükümetidir...
Denktaş’a yakınlığı ve ahbaplığıyla da bilinen Mümtaz hoca ve onun gibi düşünenler şunu çok iyi bilmelidirler;
Kıbrıs Türkü, kaderini Anadolu’ya bağlamıştır...
Anadolu ne derse onu yapmaktadır ve yapmaya da devam edecektir..
Mümtaz bey, Kıbrıs Türkü için ahkam keseceğine, önce Anadolu’yu AKP’den kurtarsın, ulusal görüşte ki siyasileri iktidara getirsin, sonra baksın Kıbrıs Türkü ne harikalar yaratıyor!
Her evde en az bir şehidi olan Kıbrıs Türkü, Anavatanı’ndan sadece bir kıvılcım beklemektedir...
Mümtaz hoca bunu başarsın gerisini bize bıraksın....
Saygıdeğer hocam;
Eğer 70 milyonluk Türkiye, AKP’yi aşağıya indiremiyorsa, bahsettiğiniz 70 bin Kıbrıs Türkü ne yapsın Allah aşkına?...
(Not: KKTC’nin nüfusu 200 bindir. Kayıtlı seçmen sayısı da 147 bindir...Mümtaz beyin bilgisine sunulur)