Dış Politika2 Mayıs 2005 00:00

Başımıza bir de Yahudi çuvalı geçirdiler - Hasan Demir

Erdoğan İsrail''e neden gitti? Bu sorunun cevabı Amerikan Associated Pres Ajansı''ndan Louis Meixler''in analizi ile şöyle: "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan İsrail''e, ABD ile olan ilişkilerini rayına oturtmak için gidiyor. Zira Bush bir aydır Erdoğan''a randevu vermiyor.Erdoğan, İsrail''e yapacağı gezi ile sadece bu ülke ile olan ilişkilerini değil, AB ve Avrupa Birliği ile giderek kötüleşen ilişkileri de rayına oturtmayı plânlıyor.(Vatan, 1 Mayıs 2005) Vatan, Lois Meixler''in yorumuna şu katkıyı yapıyor: "Başbakan, Haziran''da kızının mezuniyet törenine katılmak için ABD''ye gidecek.new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponsescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin maziloarcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cenaoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Erdoğan, ABD Başkanı Bush''la görüşerek seyahatine resmî bir nitelik kazandırmayı amaçladı.

Randevu talebi Mart''ta iletildi.

Ancak yanıt gelmedi.

Bir kaynağa göre Erdoğan''a, ''Önce İsrail''e git sonra gel'' anlamına gelen bir mesaj gönderildi." Lois Meixler''in yazdıkları yenilir yutulur şeyler değil.

Biliyorum, AKP cenahı hemen itiraz edecek ve Erdoğan''ın İsrail''i ziyareti ile ABD''ye yapacağı ziyarette Bush''tan randevu alamamasının ve "ABD ve AB ile kötüleşen ilişkileri rayına oturtmak istemesinin" bir alakasının olmadığını söyleyeceklerdir.

Ama Lois Meixler''in mi yoksa onun yukarıdaki analizini inkâr edecek olanların mı doğru söylediğini test edebilmek için ben sizi bir yıl üç ay geriye götürmek ve 25 Ocak 2005 tarihinde bu sütunda kaleme aldığımız, "Talyip Erdoğan''a Yahudi Ödülü" başlıklı yazımızla hafızaları tazelemek istiyorum: "İkinci tezkerenin meclisten geçmemesi üzerine Türk-ABD ilişkileri dibe vurmuş, Amerikan basınında Türkiye''yi aşağılayan yazılar çıkmış ve hatta ABD yetkilileri Türkiye''yi küstahça tehdit etmişlerdi.

İşte o günlerde ''Türk Dostluk Grubu''nun kurucularından olan ve Erdoğan''a ödül verecek Musevi lobisi ile içli dışlı bulunan ABD Kongre üyelerinden Wexler, Amerika''nın Sesi Radyosu''nda yaptığı bir konuşmada, Türkiye''ye özetle şu tavsiyelerde bulunmuştu: ABD ile ilişkileri düzeltmek istiyorsanız İsrail''e yakın durunuz.

Dışişleri Bakanınız Abdullah Gül en kısa sürede İsrail''i ziyaret etmelidir." Evet, Abdullah Gül İsrail''i ziyaret etti.

Ardından Erdoğan da İsrail''e koştu.

Yani hem İsrail''in, hem ABD''nin dediği Türkiye tarafından harfiyen yerine getirildi.

Bütün bunlar 70 milyonluk nüfusu olan, 500 bin kişilik ordusu bulunan Türkiye''nin 4 milyonluk İsrail''e, etrafı düşmanlar tarafından sarılmış İsrail''e; kendini, sınırlarına ördüğü duvarların içersine hapseden ama buna rağmen korkudan evinden dışarı çıkamayan, terör paranoyasından iki çocuğunu aynı otomobille okula gönderemeyen İsrail''e Türkiye''nin dizginleri kaptırması demektir. Üstelik sadece ABD ile olan ilişkilerde değil, AB ile olan ilişkilerde de dizginler İsrail''in elindedir.

Çünkü Lois Meixler Erdoğan''ın İsrail''i ziyaretini değerlendirirken, "ABD ve AB ile bozulan ilişkileri rayına oturtma" niyetinden bahsediyor.

Canım, ta Amerika''dan elin gavurunun dediğinin ne önemi var diyen de olabilir.

Ama, AB yazılı metinlerine Türkiye''nin GAP Projesi kapsamında hayata geçirdiği baraj ve santrallerin yönetiminin AB''ye devredilmesini geçirdi ise, bununla yetinmeyip bu yönetimde AB ile hiç ilişkisi olmayan İsrail''in de yer almasını istediyse, Meixler haklıdır ve Erdoğan İsrail''e sadece İsrail ve ABD ile bozulan ilişkilerini düzeltmek için değil, aynı zamanda AB-Türkiye ilişkilerinin düzelmesi için de gitmiştir. Peki bu fotoğrafa bir bütün olarak baktığımızda görmemiz gereken nedir? Bu elbette ki ABD gibi AB''nin de bir "Yahudi Devleti" olduğu yahut olma yolunda olduğudur.

Ve bu Türkiye Cumhuriyeti''nin başına İsrail yani Yahudi çuvalının geçirilmiş bulunduğunun da göstergesidir. Görüyorsunuz, İsrail Irak''ın kuzeyinde Türkiye''nin böğrüne saplanacak bir hançer olan bir Kürt devletinin kurulması için Bağdat''ta banka açmak dahil, her türlü altyapıyı ve eğitimi veriyor.

MOSSAD tarafından PKK ve peşmergeye, hedefe koydukları Türk için "göz-gez-arpacık" talimleri yaptırıyor.

İşte böyle bir ortamda Türkiye İsrail''e insansız uçak siparişleri veriyor, İç Anadolu''da İsrail savaş pilotlarına eğitim uçuşu yaptırıyor, "ABD ve AB ile olan ilişkilerimde bana yardımcı ol" diyor ve "Ermeni lobisinin ABD''de Türkiye aleyhinde yapacakları faaliyetleri engelle" diye yalvarıyor. PKK''ya verdiği para, silah ve eğitim desteğinin hesabını soramıyor. Irak''ta yürüttüğün Türkiye aleyhindeki faaliyetlere son ver restini çekemiyor. Bu mu itibarlı Türkiye?