Dış Politika21 Nisan 2005 00:00

DIŞİŞLERİ NEDEN HESAP SORAMIYOR? - Vedat Yenerer

Son olarak Polonya parlamentosu sözde Ermeni soykırımı iddiaların kabul etti ve Türkiye''nin Ermenileri kökünü kazımak için katlettiğine kanat getirdi.Yeter artık!..Bu zibidilere "Aklınızı başınıza alın, Türk halkına vurduğunuz bu onur kırıcı ve yalan ithamı kabul edemeyiz.Gerekirse sizinle ilişkilerimizi bitirir ve size karşı biz de düşmanca hisler beslemeye başlarız!.." diyecek bir babayiğit vatan evladı devlet adamı yok mu? Olayların Osmanlı döneminde geliştiğini vurgulamaya bile dilleri varmayacak kadar düşmanca bir tavır takının bu ülkelere karşı sesini yükseltmeye Dışişleri Bakanlığı neden çekiniyor.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardbuscopan link buscopan plus

Osmanlının kemikleri sızlıyordur? 100 sene önceki olayları ellerinde bir belge bile olmadan protesto eden sömürgeci ve gerçek soykırımcı olduğunu Afrika''daki icraatları ile ispatlanmış İtalya ve Fransa''nın yanı sıra İsviçre ve Polonya Bosna''da 4,5 yıl boyunca on binlerce insan öldürülürken, 100 binin üzerinde kadına tecavüz edilirken neredeydi? Bunun sorumlularını neden hala bulamıyor ve ciddi olarak aramıyor.

Yarın da başka ülkeler bu iftiraları kabul edenler arasına girecek.

Ardından da Süryanilere ve Kürtlere belki de Alevilere soykırım yaptığımız iddia edilecek ve oylanacak.

Bunun sonu yok ki!..Biz hepsini seyredeceğiz.

Dışişleri bakanlığı Türkiye''nin haklı olduğunu düşünmüyor mu da bu ülkelere "iddiaları hangi delillere dayanarak kabul ediyorsunuz? İspat edin!" diyemiyor.

Demek de yetmez; çok ciddi yaptırımlar uygulanması gerekir.

Gerekirse bu ülkelerden büyükelçiler çekilir ve ilişkiler yeniden gözden geçirilir.

Bizi kimler yönetiyor? Nasıl oluyor da bu belgesi olmayan ardı arkası kesilmeyen istek ve iftiralara destek veren ülkelere yalakalık yapmaya devam ediyoruz.?...

Güler misin Ağlar mısın!...

.

Yeni TCK akıllara durgunluk veren kanunlarla dolu.

Putin Rusya''sını ve Saddam Irak''ını aratmayan yeni yasalara göre Zina yapmak serbest.

Ama zina yapanları yazmak yasak... Olacak şey değil.

Bir gazeteci olarak yazı yazanlar hapse atılacak ama açıkça zina yapıp toplumun ahlak yapısına meydan okuyanlara kimse dokunamayacak.. Acaba hükümetin istediği de bu mu? Gazetecilerin toplumu kirleten hırsız ve uğursuzları yazmayı bırakıp zina yapmasın mı teşvik ediliyor anlamış değilim!.. Yaşasın zina!.

Milletin karısına kızına asılın asılabildiğiniz kadar!... Sakın ha bunları yazmayın.

Kodesi boylarsınız!...

.

Hangi Kürdistan!.

.

Her gün yeni bir Kürdistan haritası ortaya çıkıyor.

İşi artık azıtmış durumdalar.

Her ülke, her önüne gelen bir harita yaratmış.

Bütün bu farklı haritaların bir de ortak noktası var.

Su ve petrol havzaları harita içine alınırken, muhakkak Akdeniz''e açılan bir Kürdistan ortaya çıkarılmış.

Birilerine kalırsa bunlardan rahatsız olmaya bile hiç kimsenin hakkı yok.

Rahatsız olanlara "Paranoyak" denmeye devam ediyor.. Biraz vakit ayırın da şu aşağıda yazdığım adreslerdeki haritalara bir bakın....

1.Washington Post, Kürdistan Haritasi: http://www.hartford-hwp.com/archives/51/173.html 2.Kuzey Amerika Kurt Kongresi, 2005 Kürdistan Haritasi: http://www.kncna.org/docs/map.asp 3.Danimarka'' dan bir Kürdistan Haritasi: http://www.kurds.dk/map.html 4.Bu da Almanya'' dan bir başka Kürdistan Haritasi: http://www.kokhavivpublications.com/help/maps/country?Kurdistan 5.Bu adreste de bir başka Kürdistan Haritasi: http://www.kurdistanweb.org/ Ne diyeyim, hodri meydan!...