‘’ MERHABA DÜNYA ELVEDA STATÜKO ‘’ - GÖKHAN GÜLER
Statüko kelime anlamı olarak, ‘’ süregelen durum ’’ demektir. CTP ve Annan Planının yılmaz savunucuları tutturmuşlar bir türkü gidiyorlar, ‘’ Statükoyu Yıkacağız - Baharda AB - Açın, açın AB Kapının Arkasında – Merhaba Dünya, Elveda Statüko ‘’ ve benzeri söylemlerle halkı uyutuyorlar. Bütün sorun statüko. İyi o zaman siz de statükoyu dediğiniz gibi yıkın, değiştirin. Nedense statükoyu bir türlü yıkıp, değiştiremediler. Neden ? Çünkü kendileri artık statüko oldular.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie
Statüko kelime anlamı olarak, ‘’ süregelen durum ’’ demektir. CTP ve Annan Planının yılmaz savunucuları tutturmuşlar bir türkü gidiyorlar, ‘’ Statükoyu Yıkacağız - Baharda AB - Açın, açın AB Kapının Arkasında – Merhaba Dünya, Elveda Statüko ‘’ ve benzeri söylemlerle halkı uyutuyorlar. Bütün sorun statüko. İyi o zaman siz de statükoyu dediğiniz gibi yıkın, değiştirin. Nedense statükoyu bir türlü yıkıp, değiştiremediler. Neden ? Çünkü kendileri artık statüko oldular.
Bu seçimde statükoyu yıkıyoruz. Olmadı. Bu seçim kesin bize güvenin statükoyu yıkıyoruz. Bu kez de olmadı. Bir de şu seçimi bir alırsak kesin statükoyu yıkarız derken, memlekette hiçbir şeyin değiştiği ve yıkıldığı yok…
Aynı tas aynı hamam. Bir şeylerin yıkıldığı veya değiştiğini gören var mı? Aksine gelen gideni aratır misali uygulamalar yapılıyor… Öyle değil mi ?
Statükoyu yıkacağız, partizanlığı kaldıracağız, Cumhurbaşkanı Denktaş uzlaşmaz, biz Kıbrıs konusunu çözeceğiz ve benzeri söylemlerde bulunanlar, bu gün hiçbir mazeret üretmeye çalışmasınlar. Et de ellerinde, satır da…
YARDIMSEVER İŞ ADAMLARINDAN 1 MİLYARLIK YEMEK!
Statükoyu yıkabilme faaliyetlerini planlayıp - planlayıp bir türlü hayata geçiremeyenler, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, 20 Şubat seçimlerinde kazandıkları başarının sarhoşluğu ile ne yaptıklarının ve ne söylediklerinin farkında değil. Ayaklarımız yere basıyor diyorlar ama ben şu günlerde ayaklarının yere bastığını düşünmüyorum.
İktidarda olduklarını her alanda hissettirerek güç gösterme sevdasına düşen Hükümetin CTP kanadı, ülkemizin içerisinde bulunduğu tüm sıkıntılara rağmen ayakta durarak ekonomiye katkıda bulunmaya çalışan iş adamlarımıza el attı.
İş adamlarımıza CTP Cumhurbaşkanı adayı M. A. Talat için Girne Colony Otelde yemek düzenliyoruz, denerek gidilmiştir. CTP’nin haberi olmadan böyle bir organizasyonu yapmak mümkün mü ? Yemek bedeli 1 milyarcık, ‘’ Pek sayın iş adamımız size kaç kişilik yer ayıralım ’’ şeklinde iş adamlarımıza sorular yöneltilmiş, üzerlerinde psikolojik baskı kurularak ( gönüllü ! ) yemek biletleri satılmıştır. Yemeğe tespit edilebildiği kadarı ile 300 iş adamımız katılmıştır. Bize ulaşan bilgilere göre yemeğe bilet alarak mazeretleri nedeni ile katılamayanlar da olmuş. Bunun yanında ekonomik durumu iyi olan ve hükümete daha çok işi düşenlerin birden çok bilet aldıkları da söyleniyor.
İş adamlarımızın yerine bir an için kendimizi koyarak bir düşünelim. Beni 1 milyar bedeli olan bir yemeğe davet edenler önümüzdeki süreçte iktidarda olacaklar. Et de, satır da ellerinde. Yemeğin bedeli çok ağır ama, eğer yemeğe gitmezsem kim bilir hükümete kaç kere işim düşecek? Hükümete işimizin düşmediği gün mü var ? İşim hükümete düştüğü zaman ‘’ Bu iş adamı yemeğe katılıp, bize bağışta bulundu mu? ‘’ diye bakarlar ve ona göre inisiyatif kullanırlarsa ben o zaman hapı yutarım. Şeklinde bir düşünce oluşmaz mı ? Bal gibi oluşur. Doğal olarak iş adamlarımız baskı altına girmez mi ? Girer.
Girne Colony Otelde düzenlenen yemeği kim organize etmiştir? Yemek fişleri Maliye Bakanlığına mühürletilmiş midir ? Kaç adet yemek fişi satılmıştır ? Satılan yemek fişlerinin KDV tutarı ne kadardır ? KDV miktarı maliye bakanlığına ne zaman ödenecektir ? Küçük ve orta düzeydeki iş yerlerinin peşine düşen Maliye Bakanlığı bu konuda bir şey yapacak mı ? Maliye Bakanlığı, yemeği organize edenler ve CTP bu konuda kamuoyuna açıklama yapmalıdır. Kamuoyu yetkili ağızlardan bu konuda açıklama bekliyor. Susarak bu konuyu geçiştiremezsiniz.
Statükoyu yıkacağız diyenler, statükoyu böyle yıkacaklarsa, partizanlık yapmayacağız diyip, partizanlık yaparlarsa bu işin sonu nereye varır? Üniversite mezunu gençlerimiz işsiz diyerek bu konuyu seçim dönemlerinde istismar edenler, iktidara gelince bu sistemde üniversite mezunlarının devlet içerisinde iş sorunlarını çözmemiz mümkün görünmüyor demeleri sizce ciddiyetten uzak bir yaklaşım değimlidir? Eğer siz hem gençlere sahip çıkacağız. İş sorunlarını çözeceğiz, askerliği kaldıracağız demişseniz iktidara gelince sözünüzü tutmanız gerekir. Ama siz sistem buna müsaade etmiyor diyerek kenara çekilmeye kalkarsanız, bu sizin gençlere ve halka karşı ciddiyetinizi gösterir… Yapamayacaktınız da neden söz verdiniz ? Yapamayacağınız bakalım daha ne sözler verdiniz ? Zaman her şeyi gösterecek…
‘’ ET DE ELLERİNDE, SATIR DA’’