Hazırlayın "kırmızı halıları"! - Emin Pazarcı
Cümlemize, vatana, millete hayırlı olsun... Celal Talabani, Irak'a Cumhurbaşkanı oldu. Daha düne kadar "Peşmerge lideri" diyorduk. "Aşiret reisi" deyip, küçümsüyorduk. Özal, bunları Çankaya Köşkü'nde kabul ettiğinde, kıyâmeti koparmıştık. Türkiye'den aldıkları kırmızı pasaport ise, olayın tuzu biberi olmuştu. Bu ülkede yıllarca tartışılmıştı.cialis coupons printable link discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisnaproxennatrium go naproxen kruidvatcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgkamagra link kamagra gel
Bizim küçümsediğimiz Talabani, Cumhurbaşkanı oldu.
Şimdi düşünme sırası bizde. Bakalım bundan sonra ne yapacağız? Komşumuz Irak'ın Cumhurbaşkanı'na nasıl davranacağız?
* * *
Şimdi, gelin birlikte bir "ufuk turu" yapalım. Diyelim ki, Celal Talabani Türkiye'ye gelmek istedi.
Ne yapacağız?
Ne cevap vereceğiz?
"Hayır gelme, istemiyoruz" diyemeyeceğimize göre, gereğini yerine getireceğiz. Talabani'nin ziyaretini kabul edeceğiz. Kendisine "A Tipi Protokol" uygulayacağız. Ayağının altına kırmızı halılar sereceğiz. Cumhurbaşkanımız, O'na Çankaya Köşkü'nde resmi yemek verecek. Başbakanımız da görüşmek için ayağına gidecek.
Var mı başka yolu?
Yok.
Mecburuz, hatta mahkûmuz. Seve seve yapmak zorundayız!
* * *
Talabani'nin huyudur...
Basının karşısına geçer, sadece kendisine sorulan soruları cevaplamaz. Mutlaka, bazı tavsiyelerde de bulunur.
Önümüzdeki günlerde, yolu buraya düşer, ya da bizimkiler oraya giderse aynısını yapacak. Televizyon kameralarının karşısına geçecek...
Bize tavsiyelerde bulunacak:
- Türk kardeşlerimizden bekleriz ki...
Biz de ses çıkarmadan dinlemek zorunda kalacağız. Kim bilir, belki de seve seve o tavsiyelere uymak zorunda kalacağız!
* * *
Mesela, şunları yapabilir...
"PKK bir terör örgütüdür, ama" diyebilir:
- Siz, yine de şu Abdullah Öcalan'ı karşınıza alıp bir konuşun. Belki ortak bir yol bulabilirsiniz!
Eskiden olduğu gibi "genel af" isteyebilir.
Freni tutmazsa, daha da ileri gidebilir. Türkiye'nin belli bölgelerinden "Kürdistan" diye söz edebilir.
Ne yapacağız, nasıl davranacağız?
Var mı bir politikamız?
* * *
Adam, ahir ömründe bir cumhurbaşkanlığı koltuğu kaptı. Oturacak ve tadını sonuna kadar çıkaracak. Süresi bir yıl da olsa, o koltukta dilediği gibi davranacak. ABD'nin verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanacak.
Belki, komedi filmi izler gibi izleyeceğiz...
Belki, sinirlerimize hâkim olamayıp, ağzımıza geleni söyleyeceğiz...
Belki de korktuğumuz başımıza gelmeyecek. Adamcağız, bir yıl boyunca hiçbir problem çıkarmayacak.
Ne fark eder!
Adam, artık Cumhurbaşkanı. Üstelik, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğu ülke de bizim komşumuz.
Daha düne kadar biz besliyormuşuz. Canını bile bize borçluymuş. Biz zamanlar, başçavuşlarımızla muhatap oluyormuş...
Ne önemi var!
Öyle ya da böyle... Irak'a Cumhurbaşkanı oldu ya...
Seve seve katlanmak zorundayız. Hazırlayın kırmızı halıları. Talabani, yakında Türkiye'ye gelebilir.