Dış Politika16 Nisan 2005 00:00
KÜÇÜK AMERİKA BÜYÜK TÜRKİYE - NEDRET ERSANEL
Türkiye için “küçük Amerika” diyenlere ne oldu?.. Söyleyeyim... Bush ve şahinleri sağolsun... ‘Küçük Amerika’ değil ‘büyük Türkiye’ olduğumuzu anımsattılar unutanlara. Bu anlamıyla Amerikan dış politikasını çıkmaza sürükleyen de onlardır, Türkiye gibi hep müttefik duygulara sahip ülke insanlarını kızdıranlar da... Yani işi bu noktaya getiren Türkiye değil Washington’dur. Şimdi, “Türkiye’de milliyetçi akımlar yükseliyor” diye yakınıyorlar..
| Kanaltürk’te ‘heyecanlı’ programlar yapan (‘Gerçekler’) Tuncay Özkan meseleyi yine ekrana taşıdı... |
Konuklarıyla beraber, Türk insanını ‘kızdırmaya başlayan’ bayrak yakma türünden olaylarla, Trabzon ve Sakarya’daki ‘reaksiyonları’ analiz ettiler. Özkan’ın programı iyi.. Hem kendisinin hem de konukların volümü zaman zaman yükseliyor ama ‘dinleyen’ fark edecektir ki ‘makul’ konuşuyorlar. Özkan, konuştuğu vatandaşların kendisine sık sık “bir Türk-ABD çatışmasının olasılığını” sorduğundan bahsetti.. Bu minvalli tartışmalara ben de şahit oluyorum. Ortada ‘açık’ tehtid olmamasına rağmen bu vehmi yaratan nedir?.. Türkiye-Amerika arasındaki gerginliğin gerekçeleri adına çok şey sayılabilir... Tezkere meselesi, çuval olayı, Kuzey Irak’ta çatışan çıkarlar, ABD’nin terörist PKK’ya karşı ısrarla kayıtsız kalması vb... Ancak benzer olaylar geçmişte de yaşandı.. Amerika’yla veya farklı ülkelerle. Suriye örneği Türkiye’nin akl-ı selim, köklü devlet geleneklerine sahip iradeli bir ülke olduğunun mükemmel kanıtıdır. Şam bize çok acı çektirdi... Ama meseleyi ‘halletik’ ve konuyu ‘kapattık’. Devlet budur! Suriye-kerhen de olsa-uzlaşı severliğini sürdürürse bu böyle gider. Yani Türkiye, diğer ülkelerle problemlerini hiç ‘içselleştirmedi’... Çözmeye didindi ve barışı kolladı. Şimdi Washington’a neden küselim ki? Kendileri yapıyor sonra kendileri kırılıyor... Prof. Tayyar Arı da tekraren belirtti, “daha düne kadar en çok sevdiğimiz ülke ABD’ydi. Ne oldu şimdi?” diye. Türkiye için “küçük Amerika” diyenlere ne oldu?.. Söyleyeyim... Bush ve şahinleri sağolsun... ‘Küçük Amerika’ değil ‘büyük Türkiye’ olduğumuzu anımsattılar unutanlara. Bu anlamıyla Amerikan dış politikasını çıkmaza sürükleyen de onlardır, Türkiye gibi hep müttefik duygulara sahip ülke insanlarını kızdıranlar da... Yani işi bu noktaya getiren Türkiye değil Washington’dur. Şimdi, “Türkiye’de milliyetçi akımlar yükseliyor” diye yakınıyorlar.. Amerikalı dostlara ‘kadim dostluğumuzun’ hatırına bir kıyak geçeyim... Türkiye’de milliyetçilik hortlamıyor.. Vatanseverlik parlıyor. Ben olsam ikisi arasındaki farkı çok merak etmezdim. Bu sürtüşme eninde sonunda soğuyacaktır... Büyük biz olduğumuza göre affetmek de bize düşüyor.. Ama yaşananları unutur muyuz.. Bilmiyorum. |