Dış Politika13 Nisan 2005 00:00

KIBRIS’IN KUZEYİNDEN, IRAK’IN KUZEYİNE - GÖKHAN GÜLER

Geçen gün yazmış olduğum yazıda Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın  ‘’ Terör, Irak ve Kıbrıs ‘’ konularında yapmış olduğu çok önemli uyarı ve öngörüleri sütunuma taşımıştım.  Org. Büyükanıt gazetecilerin soruları üzerine yapmış olduğu açıklamalarda, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte karşı karşıya kalma ihtimali yüksek olan  durumlara dikkat çekmeye çalıştığını vurgulamıştı. Bir anlamda Org. Büyükanıt yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin geleceği ile ilgili önemli öngörülerde bulunmuştu. cialis forum cialis prodaja cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacleocin 150 mg read cleocin 300 mgclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilorenovation vejle renovation skive renovacialis walgreen coupon site cialis coupon

Geçen gün yazmış olduğum yazıda Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın  ‘’ Terör, Irak ve Kıbrıs ‘’ konularında yapmış olduğu çok önemli uyarı ve öngörüleri sütunuma taşımıştım.  Org. Büyükanıt gazetecilerin soruları üzerine yapmış olduğu açıklamalarda, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte karşı karşıya kalma ihtimali yüksek olan  durumlara dikkat çekmeye çalıştığını vurgulamıştı. Bir anlamda Org. Büyükanıt yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin geleceği ile ilgili önemli öngörülerde bulunmuştu.

Öngörü demişken, kamuoyunda ülkeyi idare edenlerin nedense Türkiye’nin geleceği ile ilgili olarak yapılan öngörülere burun kıvırdıkları, kulaklarını tıkadıkları ve tespitlere karşı duyarsız kaldıkları görüşü hâkim.  Bu  konunun  aslında  bir kaç sebebi var ;  İlk olarak, dünyadaki gelişmelerin yönünü göremeyen, ufku dar ve analiz yeteneği olmayan siyasi kadroların varlığı. İkinci olarak, Özal ile başlayan ve günümüzde de süren, devlet politikalarının devamlılığını sağlayan sivil bürokrasinin yıpranması ve liyakatsızlığın yaygınlaşması. Üçüncü olarak da, çeşitli etkilerle devlet yönetiminde ulusal duruşun ve yönetme iradesinin zaafa uğratılmasıdır.

 Biz de ne hikmetse gelişmeleri önceden görmek, yazmak, bu sebeplerden dolayı pek bir anlam ifade etmiyor...

            *                                 *

Gelelim Kıbrıs’ın Kuzeyinden, Irak’ın Kuzeyi Meselesine. Yakın tarih dikkatle incelenecek olursa Kıbrıs Türkleri ve Irak’lı Türkmenler arasında pek çok ortak benzerliklerin olduğu görülecektir.   

Kıbrıs Türkleri ve Irak’lı Türkmenler  yaşamlarını sürdürdükleri bölgeler açısından Türkiye için son derece önemli konumlara sahiptirler. Her iki ülkeninde bulundukları coğrafyada yer altı zenginliklerinin var olduğu bilinmektedir. Orta Doğu da problem, Büyük Orta Doğu projesi kapsamında bu yer altı zenginliklerinin paylaşımı konusundan kaynaklanmaktadır...

 Siyasiler, 1950’li yıllarda ‘’ Bizim Kıbrıs diye bir meselemiz yok ‘’ demekteydi. Siyasiler günümüzde de   açıkça ifade edemeseler dahi, ‘’ Bizim Irak meselesi diye bir meselemiz yok’’ demeye getirmektedirler... Kamuoyundaki hakim görüş bu...

Kıbrıs Türkleri’nin bayrağı ‘’ Beyaz zemin üzerinde ay ve yıldızdan’’ oluşuyor.  Irak’lı Türkmenler’in bayrağı ise ‘’ Mavi zemin üzerinde ay ve yıldız’dan ‘’ oluşuyor.

Kıbrıs Türkleri verdikleri bağımsızlık ve özgürlük  mücadelesini, Türk  Mukavemet Teşkilatı ( T.M.T. ) altında toplanarak başarıya ulaştırabilmişti.

Günümüzde, Irak’ın kuzeyinde bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi veren Türkmenler’de, Irak Türkmen Cephesi           ( I.T.C. ) altında toplanarak başarıya ulaşmaya çalışmaktadırlar.

Kıbrıs Türkleri’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni VATAN toprağı yapabilmek için oluşturduğu mücadele örgütü T.M.T. ‘de örgütlenme, ‘’ Bayraktar, Sancaktar vb. ‘’ şekilde oluşturulmuştu.

 Günümüzde, Kuzey Irak’ta yaşayan Türkmenler’in de bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi verdiği,  Irak Türkmen Cephesi ( I.T.C. ) adı altında, Akıncılar isimli örgütlenmeler oluşturarak,  benzeri bir MİLLİ MÜCADELE  içinde  oldukları görülmektedir. 

Bu bağlamda Kıbrıs Türkleri,  Rauf Denktaş gibi  bir lidere sahip olduğu için şanslı.

Fakat Türkmenler, geçen 12 yıllık süre içerisinde bu konuda edindiğim bilgilere göre, Ankara’nın gereksiz müdahalelerinden dolayı, bir toplum liderini, bir özgürlük önderini yani,  K.K.T.C.’nin şansı konumundaki bir   Denktaş’’ı bulamamışlardır.

Bu noktada Türkiye, Türkmen meselesini Irak’ın bir meselesi olarak görmekten vazgeçmelidir. Türkiye’nin  istediği gibi Türkmen meselesi çözülmezse, gelecekte Türkiye ve  Orta Doğu için iç çatışmalar ve istikrarsızlıklar gündeme gelecektir.  

 Ortadoğu nereye gidiyor ? Demokrasiye mi, kargaşaya mı, etnik ve mezhepsel iç savaşlara mı ? Bu soruları Orta Doğuda bulunan tüm ülkelerin düşünüp bu doğrultuda politikalarını belirlemeleri gerekmektedir