Dış Politika13 Nisan 2005 00:00

RAUF DENKTAŞ GÜCÜNÜ TÜRK MİLLETİNDEN ALMAKTADIR GÖKHAN GÜLER

Bir süre önce  K.K.T.C. Başbakanı ve CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat İstanbul'da özel bir Üniversite'de konferans vermek için İstanbul'a gitti.             Konferansta  kendisine yöneltilen bir soruya karşılık olarak   Talat ; ''  Denktaş'ın davasına devam edeceği bir hayaldir.  Zemini olmayan bir dava olmaz. Bir davanın zemininin olması lazım. Üzerinde yükseleceği, onu besleyecek bir ortamın olması lazım. Uygun ortam olmazsa, orada bir şey üremez. Kıbrıs'ta Sayın Denktaş'ın davasını yürütebileceği bir ortam yok. Örneğin Annan planına yüzde 35 hayır çıktı. Hayır diyenler incelendiğinde, yaşlı ve eğitim düzeyi düşük insanlar olduğu görülür. Denktaş beyin destekçileri bunlar. Bunlarla hangi davayı yürütecek, bilemiyorum '' dedi.           Eskilerin dediği gibi ''  TUT  KELİN  PERÇEMİNDEN... '' acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacleocin 150 mg read cleocin 300 mg

Bir süre önce  K.K.T.C. Başbakanı ve CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat

İstanbul'da özel bir Üniversite'de konferans vermek için İstanbul'a gitti.

            Konferansta  kendisine yöneltilen bir soruya karşılık olarak   Talat ; ''  Denktaş'ın davasına devam edeceği bir hayaldir.  Zemini olmayan bir dava olmaz. Bir davanın zemininin olması lazım. Üzerinde yükseleceği, onu besleyecek bir ortamın olması lazım. Uygun ortam olmazsa, orada bir şey üremez. Kıbrıs'ta Sayın Denktaş'ın davasını yürütebileceği bir ortam yok. Örneğin Annan planına yüzde 35 hayır çıktı. Hayır diyenler incelendiğinde, yaşlı ve eğitim düzeyi düşük insanlar olduğu görülür. Denktaş beyin destekçileri bunlar. Bunlarla hangi davayı yürütecek, bilemiyorum '' dedi.           Eskilerin dediği gibi ''  TUT  KELİN  PERÇEMİNDEN... ''

            K.K.T.C. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş  '' Kıbrıs Davası '' ile özdeşleşmiş bir isimdir.             Rauf Denktaş Kıbrıs Türk Halkını yaşamı boyunca, gerektiğinde silahlı mücadele ile, gerektiğinde de Dava Adamı kişiliği ile savunmuştur. R. Denktaş Kıbrıs Türk Halkını toplum seviyesinden alarak, Devlet seviyesine ulaştırmıştır.  Cumhurbaşkanlığı görevini bırakırken, geride 21 yıldır tüm kurumlarıyla yaşayan bir Devlet bırakmaktadır. Rauf Denktaş isminin arkasında gerek Kıbrıs'ta, gerek Türkiye'de, gerekse diğer Türki Cumhuriyetlerde onu yürekten destekleyen yüz binler, milyonlar vardır. Rauf Denktaş Kıbrıs Türk'lerinin LİDERİDİR...

            M. Ali Talat KKTC Cumhurbaşkanlığına aday olmuş olabilir. Belki yarın KKTC Cumhurbaşkanı da olabilir. Ama hiçbir zaman Bir Denktaş olamaz...

            Referandum döneminde, bütün imkansızlıklar ve olumsuzluklara rağmen Kıbrıs Türk halkının  yüzde 35'i Annan planına HAYIR demiştir. Talat'ın bölücü ve ayrımcı bir biçimde ifade ettiği  gibi Annan planına hayır diyenler  eğitim seviyesi düşük yaşlılardan ve  cahillerden  oluşmamaktadır.  Devletine, egemenliğine, eşitliğine, bağımsızlığına ve Anavatanına sıkı sıkıya bağlı vatandaşlarını, KKTC Başbakanı ve Cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuş bulunan Talat nasıl bu şekilde küçümseyebilir? Bu Kıbrıs Türk Halkına karşı yapılmış bir saygısızlıktır...

            Kıbrıs Türk Halkı 3 Kasım 2003 öncesinde ülkesinin geleceği ile ilgili hassas konular gündeme geldiği zaman, Yavru Vatan olarak , Anavatana, Anadolu'ya bakar, oradakilerin nabzını yoklar, kararını ona göre verirdi. 3 Kasım 2003 tarihinden sonra küresel güçler ve emperyalizmin arzuladığı Kıbrıs konusunun çözüm modeli ile Ankara'da bulunan bir kısım siyasinin  Kıbrıs konusunun çözüm modeli örtüşünce işler karıştı...

            Kıbrıs Türk Halkı bu süreçte ne yapacağını şaşırdı! Yıllarca Devletine, Bayrağına, Eşitliğine, Egemenliğine sahip çık diyenler gitmiş, yerine bunun tam zıttı politika izleyenler  gelmişti... 

            Kıbrıs Türk Halkı önce şaşırdı.  Ardından 14 Aralık 2003 seçimlerinde kafası karıştı, karıştırıldı. Yıllarca kendisinden istenilenin tam tersi isteniyordu artık. Kıbrıs Türkü önce inanamadı. Sonra Ankara'nın siyasilerinin dışındakiler ne düşünüyor, neden sessiz kalıyorlar diye düşündü ? 14 Aralık 2003 seçimlerine günler kala bir de baktı, Anavatanının Karadeniz bölgesinden gelenler ağırlıkta olmak üzere değişik yerlerden ziyaretçileri arttı. Ankara bağlantılı gelenler seçim güne kadar kamp kurdular KKTC'de.  ( 1974 yılından sonra Adaya gelerek yerleşenlerin büyük bir bölümünü Karadenizliler ve geri kalan bölümü de  Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelenler oluşturmaktadır. )

             Ankara bağlantılı gelenler, şu anki iktidar partisinin desteklenmesi gerektiğini, Ankara'nın isteğinin bu yönde olduğunu günlerce tüm KKTC vatandaşlarına anlatarak onları ikna etmeye çalıştılar. 

            KKTC seçim bölgelerini aylar öncesinden analiz eden  profesyonellerin ( Toplum Mühendisleri )  verdikleri raporlar ışığında hareket eden günümüzün Ankara ve Lefkoşa hükümetleri hep birlikte bu organizasyonu kendi istekleri doğrultusunda başarıyla gerçekleştirdiler. Karadenizliler için Karadenizli, Doğudan gelenler için Doğulu ve muhafazakar olanlar içinde, pek çok din görevlisi seçim döneminde Adada cirit atarak Ankara böyle istiyor  diyerek seçimlere müdahale ettiler.

            KKTC seçimlerine Ankara merkezli yapılan müdahaleler yetmezmiş gibi, o dönem üstüne üstlük, ABD ve AB ülkelerinin üst düzey yetkilileri de müdahale kervanına katılmışlardır. Kıbrıs Türkü bir yandan Ankara'dan gelen çelişkili mesajlara bakıyor, diğer yandan ABD ve AB ülkelerinin müdahalelerine bakıyor, kafası karıştıkça karışıyordu...

            Türkiye'ye gönülden bağlı Kıbrıs Türk'ü madem Ankara bizden bunu istiyor, bir bildiği vardır. Madem ki konuşması gerekenler susuyor, demek ki Ankara'nın siyasetini destekliyorlar. Madem ki Anadolu susuyor bir bildiği vardır diyerek, işaret edileni o günden beri destekliyor...

            Pek tabii bunların üstüne üstlük uzun yıllardır Kıbrıs'ta iktidarda bulunanların yıpranmışlığını ve de uyguladıkları yanlış politikalar ve ufak, tefek partizanlıklarda eklenince günümüzdeki sonuç ortaya çıktı. Şimdi tüm bu gerçekleri görmezlikten gelerek KKTC Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş'ın arkasında sadece cahil, yaşlı ve okuma yazma bilmeyenler vardır demek ne demek ?

             Rauf Denktaş'ın arkasında koca bir Türk Ulusu vardır. Denktaş'ın arkasında Kıbrıs Türk Halkı vardır. Denktaş'ın arkasında Türklük Dünyası vardır. 

            Rauf Denktaş '' Sesimi Duyuyor musunuz ? Sesime Ses Verin  '' diye bir sormaya, konuşmaya  başlarsa  M.A. Talat Denktaş'ın arkasında kimlerin olduğunu  görecektir...