KKTC’DE, TÜRKİYE’Yİ ÜZECEK GELİŞMELER... - SAYGI ÖZTÜRK
Türkiye baharı yaşamaya başlarken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde otlar sararmaya, sararmaya başlamış. Başkent Lefkoşa ve diğer kentlerinde ise tatlı bir telaş ve rekabet var. Sıkça yapılmaya alışılmış seçimlerden birisinin yarışı sürüyor. 9 aday, Cumhurbaşkanı olmak için kıyasıya bir mücadele içinde. Rauf Denktaş bu seçimde aday olmadı. Aday olmamasında AKP’nin etkisi olduğu da Kıbrıs’ta hemen herkes tarafından biliniyor. 81 yaşındaki Rauf Denktaş’a Kıbrıs’ta mücadeleye ne zaman başladığı sorulduğunda “Yaşım 81, bunu tersten okuduğunuzda 18 eder. İşte 18 yaşından beri siyasetin içindeyim” diyor. Artık kaç yıldır siyasetin içinde olduğunu varın siz hesaplayın...naproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
NÜFUS SAYISI KADAR OTOMOBİL VE KIRMIZI PLAKALAR
KKTC Ercan Havaalanına indiğiniz zaman, Lefkoşa ya da başka bir kentine gitmek istediğinizde mutlaka taksiye binmek zorundasınız. Türkiye ve başka ülkelerde olduğu gibi havalananından kente gitmek için toplu taşım araçları bulunmuyor. Taksilerin çoğu da Mersedes marka. Sizi almak için gelen birisi yoksa, zorunlu olarak taksiye binecek, neredeyse uçak biletinin yarısı kadar parayı taksi için ödemek zorunda kalacaksınız.
Ada adeta otomobille dolmuş. Nüfusu 220 bin civarında olan KKTC’nde kaç otomobil bulunduğunu merak etmiş olabilirsiniz. Burada trafiğe kayıtlı tam 183 bin otomobil bulunuyor. Otomobil sayısı çok olduğu için trafik de alabildiğine yoğun. Benzin fiyatları ise Türkiye’nin hayli gerisinde. Bugün KKTC’de otomobil satışları için müthiş kampanyalar var. 60 aya kadar vadeli lüks otomobiller satılıyor. Bazı lüks otomobil satışlarında, nüfusa göre Avrupa ülkelerinin hayli önünde olduğu için KKTC’de bayiler ödüllendiriliyor.
Burada taşıtların direksiyonu sağda. O yüzden trafik Türkiye’dekinden hayli farklı. Türkiye’deki trafik düzenine alışık olanlar, KKTC’de hayli yabancılık çekiyor ve sanki otomobiller üzerinize geliyormuş gibi kendinizi sıkmak zorunda kalıyorsunuz. Neyse, KKTC’de Türkiye’nin desteğiyle yol sorunu büyük ölçüde giderilmiş, bölünmüş yollar yapılmış. Bunların kuşkusuz hep Türkiye’nin desteğiyle.
Plaka sisteminin de Türkiye ile hiç ilgisi yok. Ülkemizde otomobilin hangi ilin trafik tescil bürosuna kayıtlı olduğunu plakadaki il numarasından bilirsiniz. KKTC’de plakalarda rakam yerine harf yazılı. Otomobilin ön plakası beyaz zemin üzerine yazılıyken, arkaya takılan plaka ise sarı zemin üzerine yazılı. Türkiye’de kırmızı zemin üzerine yazılı plakalı Mersedes marka otomobil gördüğümüzde “bakan otomobili” deriz. KKTC’de ise kırmızı plakalı Mersedes gördüğünüzde biliniz ki o kiralık otomobil.
Türkiye’den KKTC’ne gelenlerin sayısında cuma-cumartesi günleri patlama oluyor. Türkiye’de “kumar turu” düzenleyen şirketler var. Kumar oynamak için gelenlerin uçak biletleri alınır, en lüks otelde yerleri ayrılır, havaalanında lüks otomobillerle taşınırlar.
KKTC adeta Türkler için “kumar merkezi”ne dönmüş. Rivayet olunur ki kumar için gelenlerin rahatlamaları, kumar oynama heveslerini artırmak için özel dikkatinizi çekmeden spreyler sıkılıyormuş.Böylece sabahlara kadar kumar oynamaları sağlanıyormuş.
KKTC’DE ÖĞRETMEN MAAŞINI MERAK MI ETTNİZ?
KKTC’de sendikaların inanılmaz bir gücü vardır. Bakandan, milletvekilinden çok sendikacının sözü geçer. Kimse sendikayı kolay kolay karşısına alamaz ve sendikalar da üyelerinden aldıkları destekle gücüne güç kadar.
KKTC, Türkiye’nin verdiği destekle ayakta duruyor. Bu yıl yapılacak yardım 550 trilyon lira civarında. Türkiye’nin verdiği inanılmaz maddi ve manevi desteklere rağmen, KKTC’de Türkiye’ye, Türklere karşı sevginin eskisi gibi güçlü olmadığı da hemen herkes tarafından kabul ediliyor. KKTC’de Türkiye’den gelen 90 civarında öğretmen var. Bunlar değişik okullarda, KKTC’li öğretmenlerle birlikte görev yapıyor. Ancak, aralarında bırakın bir kaynaşmayı, dostluğu, ellerinden gelse Türk öğretmenleri sınıfa sokmayacaklar. Sıkça “sizin ne işiniz var?” demeleri de boşuna değil...
Türkiye’de 25 yıllık bir öğretmen, ek ders ücretleriyle birlikte 900 milyon lira civarında maaş alırken, KKTC’de daha kıdemsiz öğretmenin maaşı ise 2 milyar 685 milyon lira. Evet aynen rakamlar böyle. Devlet okullarında görev yapanların maaşı özel okulların bile hayli ilerisinde. Burada görev yapan öğretmenin maaşını Türkiye hiçbir zaman kendi ülkesindeki öğretmenin maaşıyla kıyaslamaz, hata KKTC’deki öğretmenlerin maaşlarının daha da yüksek olmasını ister istemesine ama son dönemlerde çok can sıkıcı gelişmeler Milli Eğitim Bakanlığı’na ulaşmaya başladı.
İSTİKLAL MARŞI OKUNMUYOR, BAYRAK ÇEKİLMİYOR
KKTC’de Kıbrıs Türklerinin, Türk vatandaşlarına, Türkiye’nin ulusal duyarlılıklara karşı eskisi gibi saygı-sevgi içinde olduğu söylenemiyor. İşte bunun en somut örneği de yine okullarda görülüyor.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı öncesinde “Bayraklık Teşkilatı” bulunuyordu. Özel olarak eğitilen, seçilen 40 subay, Kıbrıs’a “öğretmen kimliği”yle gönderiliyor, onlar okullarda öğretmen olarak çalışıyordu. Ancak asıl amaç bulundukları yerde gençleri örgütlemek, onlara ulusal bilinç kazandırmak, teorik ve pratik eğitimler vermek, bir çatışma durumunda neler yapmasını öğretmek, kısaca savaşa hazırlamaktı.
İşte o yıllarda Mağusa’da görev yapan öğretmenlerden birisi de Tarih öğretmeni Sadi Bey’di. Onun Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir mensubu olduğunu, 20 Temmuz sabahı Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs Barış Harekatını başlattığı zaman üniformasını giydiğinde gördüler. O komutan, mücahitlerle birlikte Mağusa kalesini Türk askeri ulaşana kadar bir ay savundu. Mağusa’ya kahramanlık unvanı kazandıran komutanlardan Emekli Albay Oğuz Kalelioğlu, KKTC’de aynı heyecanla, aynı duygularla görev yapıyor. Şimdi asker değil ama Kıbrıs Adalet Partisi’nin genel başkanı olarak 1974 yılının heyecanı ve ruhuyla elinden geleni yapmaya çaba gösteriyor. Mağusa’ya diğer komutan ve mücahitlerle birlikte “gazi”lik unvanı kazandıranlar arasında yer alan Kalelioğlu’nun, Gazimağusa’da bulunan heykeli de onun gururudur.
Oğuz Kalelioğlu’ndan dinledim, 1974 Barış Harekatı öncesi, Namık Kemal Lisesi’nde öğrenciler ellerine bayrak alıp gösteri yapıyordu. Babası polis olan Türk genci, yürüyüşçülerin en önünde ve elinde büyük boy bayrakla ilerliyordu. Baba, oğlunun elinden bayrağı almaya çalışıyor, oğlu vermiyordu. Kalelioğlu, “İşte biz gençlere böyle bilinç kazandırıyorduk” diyor.
Ya bugün? Kısa süre öncesine kadar KKTC’de bayrak törenleri yapılmıyor, İstiklal marşı okunmuyordu. KKTC’li öğretmenlerin önemli bir bölümü de bu durumdan memnundu. Bazı öğretmenler durumu Türkiye Büyükelçiliği ve diğer makamlara bildirdi. Şimdi bayrak törenleri yeniden yapılmaya başlandı.
TÜRKİYE HARİTASI DİLİM DİLİM
KKTC’de, Atatürk’e, bayrağımıza inanılmaz saygısızlıklar da yapılıyor. Bostancı Türkmen sokakta hem Türk, hem KKTC bayrağı haç şeklinde kesilip atılmış. Bayrağın atıldığı sokağın adı da dikkat çekici: Türkmen sokak. Yani, Türkiye’dekine benzer kışkırtmalar KKTC’de yaşanıyor.
Bugün bir çok sınıfta Atatürk resmi yok. Türkiye haritası ise maket bıçağıyla dilim dilim doğranmış. O haritanın ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs bölümüne ise dokunulmamış. Böyle bir manzara karşısında, Türkiye’den giden öğretmenin psikolojik durumunu siz düşünün...Bir zamanlar hemen tüm tabelalarda Türkçe isimler ler alırken, şimdi Türkçe tabela sayısı parmakla gösterilecek kadar azalmış...
KKTC’de Türkiye’yi üzen gelişmeler oluyor. Türk askeri, bayrağı aleyhine olanlar etkili olmaya başlıyor. Sıkça yapılan seçimleri, bazıları Türkiye aleyhtarlığı için fırsat olarak değerlendiriyor. Denktaş’a saygısızlığı ön planda tutan bu anlayış bakalım ülkeyi nerelere doğru sürükleyecek göreceğiz...