Dış Politika10 Nisan 2005 00:00
AB emretti, Arınç konuştu - Rıza Zelyurt
Milleti alıştırıyorlarAKP hükümeti, Avrupa Birliği'ne girme hayali ile Kıbrıs'ta meşru hükümetin Rum hükümeti olduğunu kabul etti. 19. Madde bunu içermektedir. Böylece, Kıbrıs, Türkiye'nin imzasıyla Rumlara bırakıldı. Şu an Kuzey'de sadece kendimizi aldatıyoruz...Sıra Ege Denizi'ne geldi.AKP hükümeti, AB uğruna burayı da Yunanistan'a bırakacak.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, hiç gündemde yokken; ' Türkiye; Yunanistan'ın kara sularını 12 mile çıkartmasını, savaş sebebi saymaktan vazgeçmeli' dedi. Yunanistan da yıllardır bunu istiyordu. TBMM Başkanı Arınç'ın Yunan görüşüne destek vermesi; tesadüfen olmadı.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girebilmesi; için ülkemizin Ege'deki eski haklarından vazgeçmesi gerekmektedir. Bu durum; 17 Aralık 2004'te Brüksel Zirvesi'nde alınan ve altına imza attığımız kararların sonucudur.
AB ülkelerinin Türkiye'ye dayattıkları şartlardan olan 20. Madde; bu durumu üstü kapalı biçimde ama kesin olarak anlatıyor:
'20. AB Konseyi, (...) Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinde kaydedilen iyileşmeyi ve BM Sözleşmesi'nde yer alan anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümlenmesi ilkesine uygun olarak, HENÜZ ÇÖZÜMLENMEMİŞ SINIR ANLAŞMAZLIKLARININ ÇÖZÜMLENMESİNE YÖNELİK OLARAK İLGİLİ ÜYE ÜLKELERLE ÇALIŞMAYA DEVAM ETMEYE HAZIR OLMASINI memnuniyetle karşıladı. (...)'
Ege'yi de vereceğiz
Yukarıda, altına AKP hükümetinin imza attığı bildiride söylenen açıktır. Türkiye, komşuları ile sınır sorunu olan bir ülke gibi gösteriliyor. Hele hele bu sorunun AB üyesi ülkelerle ilgili gösterilmesi (...ilgili üye ülkelerle...) işin rengini iyice belli ediyor. Kıbrıs Rum Yönetimi'ni bu bildiri hazırlanIrken daha AB üyesi olmadığına göre, burada sözü edilen AB üyesi ülke Yunanistan'dır. Zaten başka bir komşumuzla sınır sorunumuz da bulunmamaktadır.
Türkiye'nin Yunanistanla olan sorunu da Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı sorunudur. Yunanistan, Ege'deki irili ufaklı adalarının kapsama alanını 12 mile çıkartarak bu denizi bir Yunan Denizi'ne çevirmek istiyor. Böylece Ege'de Türk gemilerinin dolaşmaları; bu sahanlığın üstünde de Türk uçaklarının uçması mümkün olmayacak.
Bizim hükümet yukarıdaki bildiriyi imzalayarak Ege'yi Yunan kontrolüne bırakacak bir karara evet demiş oldu.
Milleti alıştırıyorlar
AKP hükümeti, Avrupa Birliği'ne girme hayali ile Kıbrıs'ta meşru hükümetin Rum hükümeti olduğunu kabul etti. 19. Madde bunu içermektedir. Böylece, Kıbrıs, Türkiye'nin imzasıyla Rumlara bırakıldı. Şu an Kuzey'de sadece kendimizi aldatıyoruz...
Sıra Ege Denizi'ne geldi.
AKP hükümeti, AB uğruna burayı da Yunanistan'a bırakacak. İşte Sayın Bülent Arınç, hükümetle bağlantılı olarak; milleti buna hazırlamak için hiç gereği yok gibi gözüken bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma tepki alınca Dışişleri Bakanı Gül, hükümetin öyle düşünmediğini söylemek zorunda kalmıştır.
Bu iş, Erdoğan, Arınç, Gül üçlüsünün bilinçli işbirliğinin ürünüdür.
Türkiye piranha balıklarının saldırısına uğramış gibi parçalanıyor ama bundan kendimize umut çıkarmaya devam ediyoruz.
Uyuyalım bakalım...
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girebilmesi; için ülkemizin Ege'deki eski haklarından vazgeçmesi gerekmektedir. Bu durum; 17 Aralık 2004'te Brüksel Zirvesi'nde alınan ve altına imza attığımız kararların sonucudur.
AB ülkelerinin Türkiye'ye dayattıkları şartlardan olan 20. Madde; bu durumu üstü kapalı biçimde ama kesin olarak anlatıyor:
'20. AB Konseyi, (...) Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinde kaydedilen iyileşmeyi ve BM Sözleşmesi'nde yer alan anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümlenmesi ilkesine uygun olarak, HENÜZ ÇÖZÜMLENMEMİŞ SINIR ANLAŞMAZLIKLARININ ÇÖZÜMLENMESİNE YÖNELİK OLARAK İLGİLİ ÜYE ÜLKELERLE ÇALIŞMAYA DEVAM ETMEYE HAZIR OLMASINI memnuniyetle karşıladı. (...)'
Ege'yi de vereceğiz
Yukarıda, altına AKP hükümetinin imza attığı bildiride söylenen açıktır. Türkiye, komşuları ile sınır sorunu olan bir ülke gibi gösteriliyor. Hele hele bu sorunun AB üyesi ülkelerle ilgili gösterilmesi (...ilgili üye ülkelerle...) işin rengini iyice belli ediyor. Kıbrıs Rum Yönetimi'ni bu bildiri hazırlanIrken daha AB üyesi olmadığına göre, burada sözü edilen AB üyesi ülke Yunanistan'dır. Zaten başka bir komşumuzla sınır sorunumuz da bulunmamaktadır.
Türkiye'nin Yunanistanla olan sorunu da Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı sorunudur. Yunanistan, Ege'deki irili ufaklı adalarının kapsama alanını 12 mile çıkartarak bu denizi bir Yunan Denizi'ne çevirmek istiyor. Böylece Ege'de Türk gemilerinin dolaşmaları; bu sahanlığın üstünde de Türk uçaklarının uçması mümkün olmayacak.
Bizim hükümet yukarıdaki bildiriyi imzalayarak Ege'yi Yunan kontrolüne bırakacak bir karara evet demiş oldu.
Milleti alıştırıyorlar
AKP hükümeti, Avrupa Birliği'ne girme hayali ile Kıbrıs'ta meşru hükümetin Rum hükümeti olduğunu kabul etti. 19. Madde bunu içermektedir. Böylece, Kıbrıs, Türkiye'nin imzasıyla Rumlara bırakıldı. Şu an Kuzey'de sadece kendimizi aldatıyoruz...
Sıra Ege Denizi'ne geldi.
AKP hükümeti, AB uğruna burayı da Yunanistan'a bırakacak. İşte Sayın Bülent Arınç, hükümetle bağlantılı olarak; milleti buna hazırlamak için hiç gereği yok gibi gözüken bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma tepki alınca Dışişleri Bakanı Gül, hükümetin öyle düşünmediğini söylemek zorunda kalmıştır.
Bu iş, Erdoğan, Arınç, Gül üçlüsünün bilinçli işbirliğinin ürünüdür.
Türkiye piranha balıklarının saldırısına uğramış gibi parçalanıyor ama bundan kendimize umut çıkarmaya devam ediyoruz.
Uyuyalım bakalım...