AKP Kıbrıs'ta Rumları De facto Tanıyarak KKTC'yi Bitiriyor! - Ayhan Şimşek
Ankara, Kıbrıs protokolünü kabul ettiğini Brüksel'e iletti. Protokol ile Rum yönetimi, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin temelini oluşturan Ankara Anlaşması'na 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adıyla 'taraf' oluyor. Protokol, Türkiye ile Rum yönetimi arasında ''ticari ilişki'' kuruyor ve AB çerçevesinde ''de facto (fiili) tanıma'' getiriyor. sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsbuscopan link buscopan plus
Türkiye'nin 3 Ekim'de AB ile üyelik müzakerelerine başlamasının ön koşulu olan protokol, GB ve Türkiye-AB ilişkilerinin temelini oluşturan 1963 tarihli Ankara Anlaşması'na, Rum yönetiminin de ''taraf'' olmasını öngörüyor.
Ankara, protokole imza atarken, bunun Rum yönetimini ''siyasi tanıma'' anlamına gelmediğini deklarasyonla duyurmayı planlıyor. Ancak protokol metninde Rum yönetimi ''Kıbrıs Cumhuriyeti'' adıyla yer alıyor ve Türkiye'nin bir çekincesi bulunmuyor.
Protokol, Türkiye ile Rum yönetimi arasında ''ticari ilişki'' kuruyor ve AB çerçevesinde ''de facto (fiili) tanıma'' getiriyor.
Türkiye, ek protokole imza kararı alırken, bundan sonraki süreçte izleyeceği stratejiyi de belirledi. Dışişleri Bakanlığı ile AB Komisyonu arasında karşılıklı mektup değişiminin tamamlanmasının ardından, protokol gelecek haftalarda AB'nin iç onay sürecinden geçecek. Rum yönetiminin bu aşamada protokolde değişiklik talep etmesi durumunda, Ankara bunu muhatap almayacak. Türk tarafına göre ''Türkiye, verdiği taahhüdün gereğini yerine getirdi. Bundan sonrası AB'nin sorunu.''
AB çözecek
Diplomatik kaynaklar, Rumların Ankara ile Brüksel arasında müzakeresi sonuçlandırılan protokolü kabul etmemesi durumunda sürecin uzayacağını, bu sorunu AB'nin çözmesi gerektiğini kaydediyorlar.
Ankara, Rum kesimine uyguladığı sınırlamalarda ise, AB, Kıbrıs Türklerine verdiği açılım sözünü tutmadan esnekliğe gitmeyi düşünmüyor. Diplomatik kaynaklar, protokole imzanın Türkiye'nin hava ve deniz limanlarını Rum kesimine açmasını beraberinde getirmeyeceğini belirtirken, ''Öncelikle Gümrük Birliği, hizmetler sektörünü kapsamıyor. Türkiye'nin Rum kesimine sınırlamalarının nedeni, Rum yönetiminin Kuzey Kıbrıs'a uyguladığı ambargodur. Bu kalkmadan, AB Kıbrıs Türklerine verdiği sözleri tutmadan, kimse Türkiye'den adım beklemesin'' görüşünü kaydediyorlar.
Edinilen bilgilere göre, AB yetkilileri önceki hafta Ortaklık Komitesi toplantısında bu sınırlamaları gündeme getirirken, Türk tarafı bunun ''siyasi'' bir konu olduğu karşılığını vererek Rum kesiminin Kıbrıs Türklerine uyguladığı ambargoyu gündeme getirdi. Rum yönetimi Kuzey Kıbrıs'a ambargoyu kaldırmadan, Türkiye'nin de sınırlamalarının kalkmasının mümkün olmadığı mesajı verildi.
Rumlara kazanım
Ancak ''ek protokolün'' imzalanmasının ardından, Rum yönetiminin Türkiye'nin sınırlamalarına karşı AB'yi daha etkili bir şekilde harekete geçirmesi bekleniyor.
Rum yönetimi, Ankara Anlaşması'na taraf olarak önemli hukuksal kazanımlar da elde ediyor.
Anlaşma, Türkiye'yi ''Rum yönetimi ile AB'nin öteki üyeleri arasında ayrım yapmama'' yükümlülüğü altına sokuyor. Bu durumda Türkiye'nin Rum yönetimine uyguladığı sınırlamalar, deniz ve hava limanlarını kullandırmaması tartışmalı hale geliyor.
Ankara Antlaşması'nın 7. maddesi, anlaşmaya taraf ülkelerin, ''Gümrük Birliği hedeflerinin gerçekleşmesini tehlikeye düşürebilecek her türlü tedbirden sakınmaları'' hükmünü getiriyor. Anlaşmanın 25. maddesi de, taraf herhangi bir ülkeye GB'nin uygulanması konusunda anlaşmazlıklarını, AB organlarına taşıma hakkı veriyor.