Dış Politika21 Mart 2005 00:00

“DERİN AMERİKA” TÜRKİYE’DE!

ABD Ankara Büyükelçisi Eric Edelman’ın istifası Başkent’te tam bir soğuk duş etkisi yarattı. Ankara ikinci şoku ise, ABD’nin en önemli güç odağı olan ve “derin devlet” olarak anılan CFR’nin (Dış İlişkiler Konseyi) Eylemleri Önleyici-Eylemler Merkezi’nin Direktörü David L. Phillips’in Türkiye ziyaretinde ele aldığı konular çerçevesinde yaşıyor. oxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

       DİPLOMATİK İLİŞKİ DÜZEYİ DÜŞÜRÜLÜYOR MU?

   Ankara, Amerika’nın Türkiye ile diplomatik ilişkilerin düzeyini düşürmesi olasılığından endişeli. Çünkü, ABD büyükelçiliğinin iki numaralı ismi Bob Deutch da yakında görevini tamamlayacak. Yine Elçilik bünyesinde görev yapan ve Türkiye ile çok yakın ilişki içinde olan Siyasi İşler Müsteşarı John Kunstatter de üç ay sonra ABD yolcusu. 
    Geriye kala kala en yetkili isim olarak Basın ve Halkla İlişkiler Müsteşarı James Moore kalıyor. Bu da iki ülke yetkililerinin, “İlişkilerde herhangi bir sorun yaşanmıyor” yolundaki açıklamalarını gölgede bırakıyor. Bu gelişmeler çerçevesinde Ankara’da şimdi, “Yılların stratejik ortağı ABD bizi gözden çıkartıyor mu? Eğer gelişmeler bu yönde olursa, yakın gelecekte büyük sıkıntılar yaşarız.” Yorumları yapılıyor. 
        ANKARA'DA ABD İLE KRİZ ŞOKU

   Ankara Amerika ile Büyükelçilik krizini yaşarken, Türkiye’ye gelen ABD’li konuk David L. Phillips’in temasları kafa karıştırdı. Phillips, ABD’de “Derin devlet” olarak ünlenen Dış İlişkiler konseyi’nin(CFR) temsilcisi olarak ülkemizde bulunuyor. Söz konusu Konsey’in “Eylemleri önleyici eylemler” görevlisi olarak David L. Phillips, iki konuda temaslarda bulunuyor; Ermeni ve Kürt sorunu.


   Daha once Irak ve Iraklı Kürtler üzerine çalışıma yapan Phillips, Türk-Ermeni masasında da görev yapmış bir isim olarak dikkat çekiyor. Türkiye’de başta TESEV üyeleri olmak üzere patron örgütleri ile sıkı ilişkilere sahip. Ayrıca Kuzey Irak Kürtleri ile de ilişkileri oldukça iyi.
Phillips’in bu özelliği göz önüne alındığında , Türkiye’deki Ermeni ve Kürt kartı çerçevesindeki temasları da edişeyle izleniyor.


  David L. Phillips’in temasları sırasındaki görüşleri ise asıl endişe yaratan konu. İşte Phillips’in ele aldığı konularda izlediği strateji:


- Türkiye ve ABD daha çok ortak proje geliştirmek zorunda, yakın dönem adına da en iyi proje Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesi olabilir.


-ABD-Türkiye arasındaki gerginlik daha da tırmanırsa Türkiye kendine yeni bir müttefik bulmak zorunda kalabilir.

-Bush’un Ortadoğu’ya-demokrasi-özgürlük projesinde Türkiye’nin yeri vazgeçilmezdir, Türkiye bölgede demokratik-laik ülke olarak rol modelidir, bu nedenle Türkiye’siz olmaz.

-Türkiye’de milliyetçi-şahin hareketlerin, politikaların yükselmesi gayet doğal. AKP bu konudaki toplumun talebini de derhal karşılamak zorunda.

-Kuzey Irak’ta kurulacak bir Kürt Federasyonu’na Türkiye’nin karşı çıkmaması lazım. Kürt Federasyonu aslında Türkiye’de ekonominin güçlenmesine, Türkiye’nin büyük abiliğinde bölgenin yeniden dizaynına yardım eder.

       ERDOĞAN HUZURA ÇIKMIŞTI
  Recep Tayyip Erdoğan başbakan olmasından sonra ilk resmi ziyaretini ABD’ye yapmıştı. Ve 28 Ocak 2004 günü ABD’de CFR’nin huzurunda Türkiye’nin Amerikan politikalarına bağlılığını dile getiren bir konuşma yapmıştı. CFR‘nin Başkanı Peter Peterson, Erdoğan’ı kürsüye çağırırken “Türkiye’yi kurtardınız gelin ABD’yi de kurtarın” demesi dikkati çekmişti.
Erdoğan yaptığı konuşmasında Türkiye’nin doğu-batı arasında bir “köprü rolü” üstlendiğini vurgulamış, “terörle mücadelede” ABD yönetimine istenilen desteği vereceğini söylemişti.
  Erdoğan konuşması boyunca bütün dünyanın tepkisini kazanan George W. Bush’un politikalarına da övgüler dizmişti.