Dış Politika17 Mart 2005 00:00
Cumhurbaşkanı ABD kıskacında - Cesur Çaça
Beyaz Saray’ın ülkemize yönelik haksız ve kabullenilemeyecek baskıları giderek artıyor. ABD; tarih sahnesinde 7 kıtada at koşturup, tüm dünyaya adaletle hükmetmiş Osmanlı’nın mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’ni, muz cumhuriyetine çevirmeye yönelik operasyona hız verdi...Ortadoğu’da giderek daralan ateş çemberinin, Türkiye’yi de yakması kaçınılmaz. Nitekim Irak işgalinin ardından Suriye ve İran’ı gözüne kestiren Amerika, Türkiye’ye de aba altından sopa gösteriyor.Zaman zaman açıktan, zaman zaman diplomatik dille tehdit ediliyoruz. symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
Şantaja tabi tutuluyoruz!..
ABD, Türkiye’ye yönelik baskıları arttırdıkça, aradaki ipler geriliyor.
Son olarak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’den, Suriye’ye yapacağı ziyareti iptal etmesini isteyen ABD’nin “sözlü uyarıları” şimdilik dikkate alınmadı.
Sezer, ABD Büyükelçisi’nin sözlü dayatmalarına rağmen Nisan ayında Şam gezisini gerçekleştirecek.
Ziyaret sırasında Devlet Başkanı Esad’a “uluslararası camianın taleplerini dikkate alarak, Lübnan’dan askerlerini kısa sürede çekmesi gerektiği” mesajını iletmesi beklenen Sezer’in, planlamada herhangi bir değişikliğe gitmemesi, Bush yönetimini epey kızdıracak...
Cumhurbaşkanı Sezer’in, Suriye ziyaretini iptal etmeme konusunda ısrarcı olması halinde, ABD’nin bu ziyareti engellemeye yönelik bir takım atraksiyonlara başvurması muhtemel.
Keza; Türkiye’den istediği cevabı alamadığında çılgına dönen Beyaz Saray yönetiminden her şey beklenir. Bu ziyaretin iptal edilmesi için tüm imkanlar seferber edilecektir.
Siyasi, ekonomik, askeri her türlü koz sonuna kadar kullanılacaktır...
Haddini aşarak, Sezer’in Suriye gezisini iptal etmemesini eleştiren ABD Ankara Büyükelçisi Edalman’ın küstah tavrı, ziyareti biraz daha önemli hale getirdi.
Gittiği her ülkeyi karıştırması ile tanınan ABD büyükelçisi Edelman, Bursa’daki teftişi sırasında adeta ülkemizi tehdit etti...
Çankaya Köşkü’nden gelen sinyaller her ne kadar Suriye ziyaretinin yapılacağına işaret etse de, ABD’nin bir takım tehdit ve şantajlarla bu ziyareti sabote etmesi olası bir durum.
Sonuçta siyasi ve ekonomik politikalarda dışa bağımlı olan bir ülkeyiz. Dolayısıyla gelişmelerin nasıl bir seyir izleyeceği pek belli olmaz. Yani ipler tam olarak Ankara’nın elinde olmadığından, verilen kararlarda çeşitli sapmalar olabilir.
Nitekim bu tür hadiseleri daha önceki dönemlerde tüm çıplaklığıyla yaşadık.
Örneğin; işgalin başlayacağı günlerde “Türkiye, komşu Irak’taki olaylara seyirci kalamayız” diyen Başbakan’ın, Irak’taki tüm katliyamları seyirci koltuğundan izlemesi gibi...
Ankara’nın en iç meselelerine dahi, Washington’un böylesine rahat müdahale edebildiği ortada. Bu acı gerçekten hareketle, Suriye gezisi içinde net bir şey söylemek mümkün değil.
Kuzey Irak’ta Türk askerinin başına çuval geçiren ABD’nin, şimdi de Sezer’in gezisine kota koymak istemesi sıradan bir olaya indirgenemez!
Dışişleri’nin konuya basit bir gözle değil, geniş bir projeksiyondan yaklaşması gerekiyor.
ABD, Türkiye’ye yönelik baskıları arttırdıkça, aradaki ipler geriliyor.
Son olarak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’den, Suriye’ye yapacağı ziyareti iptal etmesini isteyen ABD’nin “sözlü uyarıları” şimdilik dikkate alınmadı.
Sezer, ABD Büyükelçisi’nin sözlü dayatmalarına rağmen Nisan ayında Şam gezisini gerçekleştirecek.
Ziyaret sırasında Devlet Başkanı Esad’a “uluslararası camianın taleplerini dikkate alarak, Lübnan’dan askerlerini kısa sürede çekmesi gerektiği” mesajını iletmesi beklenen Sezer’in, planlamada herhangi bir değişikliğe gitmemesi, Bush yönetimini epey kızdıracak...
Cumhurbaşkanı Sezer’in, Suriye ziyaretini iptal etmeme konusunda ısrarcı olması halinde, ABD’nin bu ziyareti engellemeye yönelik bir takım atraksiyonlara başvurması muhtemel.
Keza; Türkiye’den istediği cevabı alamadığında çılgına dönen Beyaz Saray yönetiminden her şey beklenir. Bu ziyaretin iptal edilmesi için tüm imkanlar seferber edilecektir.
Siyasi, ekonomik, askeri her türlü koz sonuna kadar kullanılacaktır...
Haddini aşarak, Sezer’in Suriye gezisini iptal etmemesini eleştiren ABD Ankara Büyükelçisi Edalman’ın küstah tavrı, ziyareti biraz daha önemli hale getirdi.
Gittiği her ülkeyi karıştırması ile tanınan ABD büyükelçisi Edelman, Bursa’daki teftişi sırasında adeta ülkemizi tehdit etti...
Çankaya Köşkü’nden gelen sinyaller her ne kadar Suriye ziyaretinin yapılacağına işaret etse de, ABD’nin bir takım tehdit ve şantajlarla bu ziyareti sabote etmesi olası bir durum.
Sonuçta siyasi ve ekonomik politikalarda dışa bağımlı olan bir ülkeyiz. Dolayısıyla gelişmelerin nasıl bir seyir izleyeceği pek belli olmaz. Yani ipler tam olarak Ankara’nın elinde olmadığından, verilen kararlarda çeşitli sapmalar olabilir.
Nitekim bu tür hadiseleri daha önceki dönemlerde tüm çıplaklığıyla yaşadık.
Örneğin; işgalin başlayacağı günlerde “Türkiye, komşu Irak’taki olaylara seyirci kalamayız” diyen Başbakan’ın, Irak’taki tüm katliyamları seyirci koltuğundan izlemesi gibi...
Ankara’nın en iç meselelerine dahi, Washington’un böylesine rahat müdahale edebildiği ortada. Bu acı gerçekten hareketle, Suriye gezisi içinde net bir şey söylemek mümkün değil.
Kuzey Irak’ta Türk askerinin başına çuval geçiren ABD’nin, şimdi de Sezer’in gezisine kota koymak istemesi sıradan bir olaya indirgenemez!
Dışişleri’nin konuya basit bir gözle değil, geniş bir projeksiyondan yaklaşması gerekiyor.