Siyaset30 Aralık 2004 00:00

Sırp "Otpor" timi Türkiye''de

Sırpça bir kelime olan "otpor"un dilimizdeki karşılığı "direniş".Otpor kelimesi ilk olarak, Sırbistan''da Miloseviç''i iktidardan alaşağı eden halk (sokak) hareketlerini yöneten bir örgüt adı olarak kendini duyurdu.Amblemi, sıkılmış bir yumruk; Şnanse eden de Soros''un şu meşhur Açık Toplum Enstitüsü.Otpor''la ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşmak isteyenler internet''te google''a aratabilir.claritin mazilo claritinekombo claritin mazilorenovation vejle site renovakamagra kamagra 100mg kamagra gel

Otpor kendi ülkesindeki görevini tamamladıktan sonra Gürcistan ve Ukrayna''da da iktidarların devrilmesinde baş rolü oynadı.

Otpor''un eğittiği Gürcü ve Ukraynalı militanlar, Otpor''lu hocalarının denetimi altında, ülkelerinde halkı sokağa döküp Siyonizm''in kendilerine biçtiği rolü -kabul etmeli ki, hakkıyla- yerine getirdiler.

Sadece Venezuella''da başarılı olamadılar, ancak orada da olaylara ne derece müdahale ettikleri, ettilerse hangi faktörlerin kendilerini durdurduğu henüz netlik kazanamadı; en azından ben tam öğrenebilmiş değilim.

Romanya''da hiç zorlanmadılar, çünkü hem iktidar hem de muhalefet kendilerinden -Soros''un ideolojisinden- yanaydı.

Şimdi sıranın Moldova ile Beyaz Rusya''ya geldiği söyleniyor.

Otpor bu arada, belki kendini yedeklemek için, belki de adı üzerinde biriken spekülasyonlardan kurtulmak için, "Şiddet İçermeyen Devrim Planlama Merkezi" isimli paravan bir örgüt daha kurdu.

Otpor''un bu ikinci versiyonunun kurulduğunu 28 Aralık 2004 tarihli Sabah''taki köşesinde duyuran Erdal Şafak, görevinin de "anahtar teslimi iktidar değişimi sağlamak" olduğunu yazıyor.

Sıranın Moldova ile Beyaz Rusya''da olduğu söylenip duruyor ama, Otpor militanları Türkiye''ye geldi bile. Birleşmiş Milletler bünyesindeki kuruluşlardan biri olan Uluslararası Göç Örgütü (IOM-International Organization for Migration), Ocak 2005''te yapılması beklenen Irak genel seçimleriyle ilgili olarak, Irak''a komşu devletlerde (İran hariç) OCV (Out of Country Voting Program) isimli bir program uyguluyor.

Programın amacı, Irak dışına giden, göç eden, kaçan Irak vatandaşlarının sayımını yapmak ve sonra da, adından da anlaşılacağı gibi, bunların seçimlerde oy kullanabilmesini sağlamak.

Bütçesi de -artırılabilmek kaydıyla- 25 milyon Dolar.

OCV Programı''nın, görevin yapılmasını açıklayan ayrıntılı bir Uyum Paketi (Orientation Package) bulunuyor.

İlk faul, şayet tekmelenmedik yerimiz kaldıysa, Paket''in 29''uncu maddesinde yapılmış: Madde; "Irak, Türkiye, İran ve Suriye''deki Kürt bölgelerinden oluşan bir Kürdistan''ın var olduğunu" açık açık yazmış ve tabii BM''nin resmi belgelerine de kaydetmiş olmuş.

(Kurds have migrated constantly both within "Kurdistan" (i.e.Kurdish areas in Iraq, Iran, Turkey and Syria) and to other parts of the globe.).

İkinci faul, OCV Programı''nın kimleri kapsayacağında.

Program teorik olarak, Irak dışındaki bütün Irak vatandaşlarını kapsıyor ama, uygulamada sadece Kürtler''le ilgileniliyor; Türkmenler kapsam dışı.

Üstelik, kuşların fısıldadığına göre, Türkiye''de yaşamakta olan Kürtler de, yapılabildiği kadarıyla, Program''ın kapsamına alınıyor ve Irak seçimlerinde oy kullanmalarının şartları hazırlanıyor.

Amaç çok açık: Seçim sonuçlarını maniple etmek.

Son faul -belki atılan gol- de, Program''ın uygulayıcılarında.

Otpor militanı olan 10 kadar Sırp, Program''ın uygulanmasına nezaret etmek üzere, "BM görevlisi" (!) kisvesi altında Türkiye''ye getirildi.

Bu birim için Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Van''da çalışma yerleri açılmasına izin verilmesi Türk Dışişleri''nden talep edildi ve Ankara ile İstanbul için izin alındı.

Dışişleri''nden verilen bilgi doğruysa, bu yazının yazılmakta olduğu sırada -28 Aralık, öğle- Diyarbakır ve Van için istenen izin hâlâ verilmemişti.

Ama, işin Türkçesi, "Bu saatten sonra kim takar Türkiye''nin iznini?" Otpor''un Türkiye''ye gelme amacı asıl ne, nerede ne yapacaklar, seçimden sonra Türkiye''den ayrılacaklar mı? Türkiye''den gelecekler ile K.Irak''ta yaşayan Kürtlerin seçimde kullanacakları oyların, daha önce eğittikleri Kürt militanlarca kontrol edilmesine nezaret edecekler;.

Seçim sonrasında, özellikle istenmeyen bir seçim sürprizi karşısında, K.Irak''ta başlatılacak halk hareketlerine nezaret edecekler;.

En vahimi, K.Irak''ta seçimden sonrası için federe veya bağımsız bir Kürt oluşumu planlanmışsa, onları destekleme ve onlarla paralel haklar elde etme için Güneydoğu Türkiye''de başlatılacak hareketleri yönetecekler.

En vahim seçenek gerçekleşecek olursa, bunu bütün topluma mal olmuş bir hareket olarak gösterebilmenin yolu, Türkiye''de önceden faaliyete geçirilmiş bazı STÖ''lerin (Sivil Toplum Örgütleri) bu hareketi -ayaklanmayı- desteklemelerini sağlamak.

Bunun için, Soros''un Açık Toplum Enstitüsü''nün yan kuruluşları olarak faaliyet gösteren bütün oluşumların harekete geçirilmesi gerekecek.

Bunların çoğu zaten biliniyor.

Bunlara ilişkin son kopyayı da, 21 Aralık 2004 tarihli Akşam''da çıkan "AKP''li Aziz Akgül ve Soros" başlıklı köşe yazısında, Güler Kömürcü verdi.

Kömürcü, yazısında, AKP Diyarbakır milletvekili Aziz Akgül''ün kurduğu "Türkiye İsrafı Önleme Vakfı"nın Soros''tan 200.000 Dolar aldığını, 100.000 Dolar daha alacağını, yaygın bir teşkilatlanmaya gittiğini yazıyor.

O yazıyı bulun, okuyun ve saklayın.