Dış Politika9 Mart 2005 00:00

Kürtçe Milli Eğitim - Savaş Süzal

Şimdi anladınız mı, Türkiye’ye yönelik Kuzey Irak’ta oluşan büyük felaketin boyutlarını. Bu planın yayınlandığı DEPKA file adlı sitede bir de harita vardı.  İsrail istihbaratına yakınlığıyla bilinen sitede yayınlanan haritanın üzerindeki yazı ise daha da korkutucu, “Bağımsız Kürdistan şekillenmeye başlıyor” yazıyor du orada. Yani bağımsız Kürdistan oluşurken, yabancıların Türkiye’nin başka yerlerine gitmeyerek sık sık Güneydoğu Anadoluyu ziyaret etmesinin sırrı da burada gizli gibi. Sanki Irak’ın işgali öncesi Kuzey Irak’ta Kürtlerle oynanan oyunun aynısı Türkiye’nin parçalanmasında da oynanıyor gibi görünüyor.symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Bu hafta Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Washington’da. Çelik düzenlediği basın toplantısında kendi açıklamasına göre bakanlığı ile ilgili temaslarda bulundu ve bir kaç gün daha bulunacak. Ancak bu temaslarda bana garip gelen bazı noktalar var. Nedense, ne zaman AKP iktidarından yetkililer Washington’u ziyaret etse, hep kendi eşitleri veya ilgi alanları dışındaki kel alaka kişilerle görüşür. Bizim Bakan da öyle. Mesela Dışişleri Bakanlığı Kafkaslar, Orta Asya ve Güneydoğu Avrupa işlerinden sorumlu Bakan yardımcısı Laura Kennedy ile Bakan Çelik neden görüştü, ne görüştü?

          Görevi eğitim olan bir bakanın dış politika konusunda temaslar yapması kusura bakmayın ama bana biraz garip geliyor. Hadi öğrencilerin vize işleri falan güzel ama,  bu konu da dışişleri bakanları arasında yapılan ilişkilerde ve temaslarda ele alınır benim bildiğim. Burada Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik,  Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün yerine Türk Halkının Amerikalılara düşman olmadığını, halkın ve hükümetin Amerikalıları sevdiğini uzun uzun anlatmış. Bu konuyu abartanlar gazetecilermiş ne hikmetse. Amerikalı yetkililerden böyle intiba edinmedim dedi. Ne güzel. Ama Ankara’yı ziyaret eden Douglas Feith, ABD yönetiminin tepesinde bir yetkili. Wall Street Journal gazetesi analizinde de yönetimin görüşlerini yansıttığını yazmıştı, tıpkı Michael Rubin’in Türkiye analizi ardından söylediği gibi.

          Pekii, Milli Eğitim Bakanı Florida’ya giderek orada Başkan Bush’un kardeşi Jeb Bush ile ne görüşür? Türk öğrenciler daha çok ABD’nin doğu ve kuzey bölgesindeki üniversitelerde yoğunlaşmışken ve öteki Türk Öğrencilerin yoğun olduğu yerler dururken neden Florida’ya gider temaslarda bulunur? Tabii, kabul etmek gerekir ki, Florida’nın da kendisine has bazı özellikleri var. Bizi ilgilendiren bu eyalette eğitim iki dilde yapılıyor. Florida Eyaletinde Latin asıllı göçmenlerin çokluğu nedeniyle eyalette nerede ise resmi dil ispanyolca olmuş. Bazı otellerde ve dükkanlarda “burada İngilizce konuşulur” diye tabelalar bile var.

          Tabii doğal olarak bu eyaletin eğitimi de İngilizce ve İspanyolca. Şimdi buraya bir nokta koyarsak, AB’nin bastırdığı herkesin kendi dilinde eğitim martavalı burada hayata geçiyor gibi görünüyor. Yani Güneydoğu Anadolu’da Kürtçe eğitimin temelleri mi atılıyor, veya bu konuda araştırmalar mı yapılıyor acaba? İşte böyle insanın aklına bu tip şeyler geliyor.  Nasıl insanın canı sıkılmıyor mu? Benim sıkıldı da. Ben basın toplantısında bu soruyu sorunca Bakan Çelik pek hoşlanmadı.

Bu arada bugünkü Haber Gazetede bir haber vardı. Talabani ile Barzani’nin Kürdistan otonom bölgesi ve Türkmenlerle ilgili planları ayrıntılı yazılmış. Iraklı Kürt Aşiretleri, kendi Kürt bölgelerini koruması içine Türkmenleri kullanarak, Kuzey Irak’ta bir tampon bölge oluşturmaya hazırlanıyorlarmış. Bunun içinde, Kerkük ve Kuzey’den çıkarılan petrol gelirlerinin yüzde 25’ini Türkmenlere vermek te var. Gelirin geri kalan yüzde 75’lik gibi küçücük bir kısmı ise Kürtlere gidecek. Araplara petrolü koklatmak yok tabii.

 Bu tehlikeli planın bir kısmında ise Kürtlerin 100 bin kişilik bir düzenli orduya sahip olmaları da bulunuyor. Buna karşılık 50 ila 60 bin kişilik Türkmenlerin tampon kuvvetleri olacakmış. Bu kuvvetleri de Amerikan askerleri eğitecekmiş. Bu plan anlaşılan Irak’taki ABD’li komutanlar tarafından hazırlanmış.  Talabani ile Barzani ayrıca Türkmenlerin tampon 60 bin kişilik kuvveti varken Türkiye’nin Kuzey Irak’ta bir kaç bin kişilik kuvvet tutmaya  ihtiyacı olamayacağını vurguluyor.  Kürtler hiç çekinmeden 160 bin kişilik kuzeydeki kuvvetlerin Irak Federal Hükümetinin emrinde olmayacağını da söyliyebiliyor.

 Şimdi anladınız mı, Türkiye’ye yönelik Kuzey Irak’ta oluşan büyük felaketin boyutlarını. Bu planın yayınlandığı DEPKA file adlı sitede bir de harita vardı.  İsrail istihbaratına yakınlığıyla bilinen sitede yayınlanan haritanın üzerindeki yazı ise daha da korkutucu, “Bağımsız Kürdistan şekillenmeye başlıyor” yazıyor du orada. Yani bağımsız Kürdistan oluşurken, yabancıların Türkiye’nin başka yerlerine gitmeyerek sık sık Güneydoğu Anadoluyu ziyaret etmesinin sırrı da burada gizli gibi. Sanki Irak’ın işgali öncesi Kuzey Irak’ta Kürtlerle oynanan oyunun aynısı Türkiye’nin parçalanmasında da oynanıyor gibi görünüyor.

 Önümüzdeki günlerin her dakikası her saniyesi bu bakımdan çok önemli.

08.Mart.2005