23 ŞUBAT 2005 AKŞAMI ve EOKA GENÇLERİ-Ayşe KOCATÜRK
EOKA RUHUNDA OLAN RUM GENÇLERİN 23 ŞUBAT 2005 AKŞAMI VE SONRASINDA İKİ TÜRK GENCİMİZE YAŞATTIKLARI OLAYLAR! 23 Şubat 2005 Çarşamba günü Güney Kıbrıs’ta Limasol’un Moloz yolunda arabaları ile seyahat etmekte olan iki Türk gencinin yolları kesilerek feci şekilde dövüldüler. 2 Mart akşamı gazetelerden Volkan’ı arayan bu gençler elleri sopalı 5 Rum tarafından yollarının kesildiğini ve zorla arabalarından çıkartılarak öldüresiciye dövüldüklerini aktardılar. Adlarını gizli tutmak isteyen gençler geçinmek için Güney Kıbrıs’ta yaşadıklarını ve orada daha büyük bir Rum mezalimine uğramak ve de işlerini kaybetmemek için adlarının gizli kalmasını istediklerini gazeteye belirtmişler ancak söz konusu olayı Türk halkına ve insanına aktarılmasını istemişlerdir.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Elleri sopalı Rumlar Türk gençlere sopaları ile vururlarken “PİS TÜRKLER, BURADA NE İŞİNİZ VAR, SİZİ İSTMİYORUZ” dedikleri ve arabalarının lastiklerini de parçaladıklarını anlatan gençler, olayı şikayet için Rum polisine gittiklerinde Rum polisi iki Türk gence “BUNLARI SİZ UYDURUYORSUNUZ, SİZE HİÇBİR SALDIRI OLMADI, SİZ İNSAN KAÇAKCILIĞI YAPIYORSUNUZ” şeklinde susturulmak istendiklerini aktarmışlardır. İki Türk gencinden birisi olay akşamı geç saatlerde serbest bırakılırken diğeri mahkeme kararı olmadan 3 gün polis nezaretinde tutulmuş, ardından mahkemeye çıkarılarak 5 gün daha tutukluluğu devam etmiştir. Daha sonra da delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştır…
Bakınız olayı Türk gencimiz nasıl anlatıyor;
“……….Eli sopalı Rumların saldırısına uğradıktan sonra şikayetçi olmak için Rum Karakoluna gittik. Saldırgan Rumları korumak isteyen Rum polisleri bize yönelik gerçek dışı suçlamalarda bulunurken kanlar içinde olmamıza rağmen bizi doktora bile götürmediler.
Arkadaşım o akşamın geç saatlerinde serbest bırakılırken ben mahkemeye çıkarılmadan Rum karakolunda 3 gün tutuklu kaldım.
Üç günün sonunda ise beni mahkemeye çıkarıp 5 gün daha tutukluluk emri aldılar.
Daha sonra ise beni “delilleri bulamadık” diyerek serbest bıraktılar.
TUTUKLU KALDIĞIM SÜREDE; Rum Polisi bana ve çeşitli nedenlerle orada bulunan Türk mahkumlara kan kusturdular.
Tutuklu bulunan Türklere yemek ve kahve bile verilmezken, Rumlara tüm sabahlara kadar yemek verilip her türlü ihtiyaçları karşılanıyordu.
Rum polisi eğlence olsun diye de Türk tutuklulara işkence yapıyorlardı.
Ancak isimlerimizi açıklamayın çünkü Güneyde çalışıyoruz.
Başımıza daha kötü olaylar gelmesinden korkuyoruz…”
Kıymetli Türk Kardeşlerim,
Olayı sizlere aktarıyor ve bir kez daha haykırıyoruz; Gençlerimiz, yeni neslimiz hep Rum kardeşliği üzerine eğitiliyor, beyinleri eğitim kamplarında yıkanıyor, Birleşmiş Milletler, Amerika ve İngilizler ve Avrupa Birliği destekli iki toplumlu etkinlikler düzenlenerek Rumlar, Kıbrıslı Türk kardeşlerimize “barışçıl, insancıl” gösterilirken, Rum tarafında eğitim sistemlerinde ve kiliselerde gençlere EOKA ruhu veriliyor.
Bu durum kendi basınlarına da yansımıştır. EOKA’cı çocukların örgütlendirildiğini daha önce sizlere aktarmıştım. Adada Türkü Türk’e düşürmek, Kıbrıs’ta yaşayan Türklere kendi öz kimliklerini değil de Kıbrıslılık kimliğini kullanmaları için gerçekleştirilen etkinlikler, okullarda öğretmenler tarafından bu yönde harcanan çaba had safhadadır.
Burada, siz Türk kardeşlerimize çok görev düşmektedir.
Kıbrıs’ta yaşamıyorsunuz.
Bazen, temeli veya kaynağı bile belli olmamakla birlikte, ama sıklıkla karşılaşabileceğiniz sözlerle, bizlere olan bakış açınızı belirlemek zorunda kalabiliyorsunuz. Bunun da farkındayız.
Burada yaşayan Türkler olarak haykırıyoruz, sakın önyargılı davranmayınız!
“Kıbrıslı Türkler, Türkleri istemiyor… İngiliz kültürü ile özdeşleşmişler… Rumlara daha yakınlar…” gibi düşüncelere kapılmanız, adada ve Türkiye’de emperyalist güçlerin psikolojik savaşının veya faaliyetlerinin sonucu olabilir.
Lütfen dikkatli olunuz ve önce mutlaka analiz ediniz.
Bu oyuna gelerek Kıbrıs Türklerine sırt çevrilmesin.
Adada 7 koldan düşman eli var ve oluk oluk para akıyor. Böyle bir durumda tüm dünya Türklüğünün tek psikolojik direnç noktası olan Kıbrıs Türklerini bölmek, beyinlerini yıkamak zor değildir.
Bu konuları, adada yürütülen psikolojik savaşı sizlere aktaracağım. Ancak görüyorum ki bazı arkadaşlar Kıbrıs Türkleri adına yazılara yazıyor ve KKTC’ni “İngiliz Cumhuriyeti”ne benzeterek, buradaki Türklerin hepsini ayni kefeye koyarak hareket ediyorlar…
Bu düşmanın ekmeğine bal sürmektedir. Kardeşlerim! Bizler Türk ulusuyuz!..
Mücadelemizde önceliğimiz Devletimizin geleceğini teminat altına almaktır.
Bunun için çalışacağız. Bu Devlet bugün ayakta halen direnmeye çalışıyorsa şehitlerimizin kanları, okunan dualar ve mücahit ve mücahidelerin çırpınmalarıyla ayakta kalmıştır!
Bu Devlete haksızlık ederek bu devleti İngiliz Cumhuriyeti diye tanımlamak büyük bir gaflettir.
Canlandırmak isteyen yani adada kan ve terörü yeniden harekete geçirmeye çalışan EOKA RUHUNU YAŞATMAK İÇİN DELİ OLAN RUMLARIN yaptıklarına daha ne kadar sessiz kalacağız?
Ayşe KOCATÜRK kizil_ates1@yahoo.com