Dış Politika5 Şubat 2005 00:00

GÜNLÜK POLİTİKALAR, ASIRLIK PROJELERİN ÖNÜNÜ AÇIYOR - Sadi Somuncuoğlu

Barzani''nin ifadesiyle "doğru zamanda" kurulması planlanan uydu devletle öncelikle Türkiye, Doğu ve Güneydoğu''dan çevrilecek.Fırsatı bulunduğunda da bu bölgelerimiz kapsama alanına sokularak, Büyük Kürdistan hayali gerçekleştirilecek.Ancak asıl hedef hala Büyük İsrail ve Büyük Ermenistan''dır ve bu oyunda Kürtler sadece bir maşadır.Kullanım şekli ve süresini de yine oyunun kurucuları belirleyecektir.İşte emperyalistlerin eteğine yapışanların unutmaması gereken en büyük gerçek budur.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardssitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effects

ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Douglas Feith, bugün ülkemizi şereflendirecek(!) olan Rice''a "dikenleri" kırılmış bir Türkiye hazırladı.

Gazetecilere bile çok yüksek perdeden konuşan Feith''in, yetkililerimize karşı nasıl bir üslup kullandığını düşünmek dahi istemiyorum.

Müsteşar, Kerkük''teki ahlaksızlıkları, "Köklü demokratik gelenekleri olan ülkelerde bile sorun olabiliyor.

Florida''da kendimizi mahcup hissettiğimiz bir durum yaşadık." diye kabul ederken, canlara malolan, daha da olacak koca bir ülke ve bölgenin kaderini Bush''un seçtirilmesi hilesiyle kıyaslayabilmiştir.

Birilerinin Feith''e, "saçmalıyorsun" demesi gerekmez miydi? Feith, meydan okuyan açıklamalarıyla, bizi dinlemeye değil, yeni taleplerle, talimatları dikteye geldiğini göstermiştir.

Talepler, Irak, özellikle de Kerkük seçim sonucunu itirazsız kabullenmemiz, İncirlik''i sınırsız kullanımlarına açmamız, İran ve Suriye planlarında "koçbaşı" olmamızdır.

Talimatları ise hükümetin, Türk Milleti''ni, "hizaya" getirmesi, yani Irak''ta yaptıklarının Türkiye''nin çıkarına olduğuna halkı inandırıp, sempatiyle karşılanmasının sağlanmasıdır.

KÜRDİSTAN İÇİN DOĞRU ZAMAN MI? Barzani, "Bağımsız Kürt devleti doğru zaman geldiğinde bir gerçekliğe dönüşecek" diyor.

Onlar, emperyalistlerin belirleyeceği "doğru zamanı" beklesinler, biz yöneticilerimizin uzak ve yabancı durduğu, bu tarihi büyük projeden bazı kareler hatırlatalım. Sevr''de Kürdistan''ın sınırı tam çizilememiştir çünkü Büyük Ermenistan''a endekslenmişti.

Bunu da müttefik devletler değil ABD''nin belirlemesi planlanmıştı.

Kürdistan''ın nasıl kurulacağı ise özetle "Sevr''in yürürlüğe girmesinden 1 yıl sonra belirlenen bölgelerdeki Kürtler, nüfusun çoğunluğunun Türkiye''den bağımsız olmak istediğini ispatlayarak, Milletler Cemiyeti Konseyine başvurdukları, Konsey de bunu onayladığı takdirde Türkiye''den onları tanımalarını isteyecek."diye kararlaştırılmıştı.

Bu gerçekleştikten sonra da Musul vilayetindeki Kürtlerin istedikleri takdirde, Kürt devletine katılabileceği vurgulanmıştı.

Görüldüğü gibi, oyuncular da, planlar da, yöntemler de aynı.

Tek fark öncü Kürdistan''ın kurulacağı yer ve sonradan montesi yapılacak parçadır.

85 yıl önce merkez Türkiye, montajı yapılacak yer Musul''muş.

Bugün merkez Erbil iken montaj çalışmaları Türkiye üzerinden yürütülmektedir.

TRABZON-IRAK HATTI Türkiye sahipsizmiş gibi canlarının istediği bölümünü haritalarına koydukları yetmiyormuş gibi bu aralar "Siz Kerkük derseniz, birileri de Diyarbakır, Van, Antakya der" diye gözdağı(!) vermeye yeltenenler var.

Buralarda kimlerin gözü yok ki!..Mesela Ermenistan''a bakalım.

Sevr''in 89.maddesinde Ermenistan sınırları ana hatlarıyla çizildikten sonra "Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis illerinde, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın hakemliği ABD Başkanına" verilmiş, karar ne olursa olsun "Ermenistan''ın denize çıkışı" garanti altına alınmıştır.

Büyük Ermenistan hayalinin Antalya''ya kadar uzandığı bilinmektedir ancak biz özellikle "denize çıkış" noktası olarak seçilen "Trabzon''a dikkat" diyoruz.

ABD''nin, Irak işgali öncesinde ve halen Trabzon''da gözünün olduğu biliniyor.

Herkes "Irak nere, Trabzon nere" diye şaşırmıştı.

Bakalım Sevr''de,"uluslararası önemdeki limanlar" olarak nerelerin kayıtsız-şartsız kullanımı istenmiş; İstanbul Yeşilköy, Haydarpaşa, İzmir, İskenderun, Trabzon.

Trabzon''un yanına "352.maddede öngörülen şartlar içinde" notu konulmuş.

Bu kısacık ifade ile anlatılan, sınırlar nasıl tespit edilirse edilsin Ermenistan''a da Trabzon limanı üzerinden Karadeniz''e özgürce çıkış hakkı verilmesi, müttefiklerin yararlandığı tüm haklarından yararlanması ve Trabzon''dan bir alanın Ermenistan''a süresiz kiralanmasıdır. "BÜYÜK AMAÇLAR" İÇİN BÜYÜK MAŞA Batı emperyalizmi, 100 yıl önce Yahudilere, Ermenilere ve Kürtlere devlet vaad etmişti.

Bunlardan ilk ikisi gerçekleşse de hedeflenen büyüklükte olmadığı için gündemden çıkartılmamıştır.

Geçmişte olduğu gibi yine Türkiye''nin sırtından kurban kesilmek istenmektedir ama mevcut şartlar buna imkan vermemektedir.

Elde sadece Kürt kartı kaldığı için de var güçle bu cepheye yüklenilmektedir.

Barzani''nin ifadesiyle "doğru zamanda" kurulması planlanan uydu devletle öncelikle Türkiye, Doğu ve Güneydoğu''dan çevrilecek.

Fırsatı bulunduğunda da bu bölgelerimiz kapsama alanına sokularak, Büyük Kürdistan hayali gerçekleştirilecek.

Ancak asıl hedef hala Büyük İsrail ve Büyük Ermenistan''dır ve bu oyunda Kürtler sadece bir maşadır.

Kullanım şekli ve süresini de yine oyunun kurucuları belirleyecektir.

İşte emperyalistlerin eteğine yapışanların unutmaması gereken en büyük gerçek budur.

Bir de tüm koruma-kollamalara rağmen İsrail ile Ermenistan''ın ödediği/ödemeye devam ettiği bedellerin kaç mislini ödeyeceklerini, buna güçlerinin yetip-yetmeyeceğini hesaplamalarıdır.

Oyun bu denli büyük ve asırlık, masaya yatırılan da yine Türkiye iken, nasıl günlük ve hatalarla dolu politikalarla idare edildiğimiz ortadadır.

Rice''ın önüne dosyalar konacakmış, ABD bir Kürt devleti kurulmasına izin vermeyecekmiş...Kendinizi daha ne kadar aldatıp, ülkeyi bir büyük yangına sürükleyeceksiniz? Ama pişkinlik diz boyu.

Öncü birlikler şimdiden, "Irak yönetiminde söz sahibi olurlarsa Kürt devletinden vazgeçerler" diyerek, Kerkük''ün ve Türkmenlerin kaybına alıştırma görevini üstlendiler.

Yanında, "Kim korkar Kürt devletinden.

AB yolundaki Türkiye''den kimse gider mi?" aklını satıyorlar.

Yıllardır hak-hukuk tanımadan, PKK mimarlığını yapanlar sanki bize soracaklarmış gibi.

AB "put"unun Türkiye''yi üyeliğe değil, kapana sürüklediği bilinmiyormuş gibi...Bunlar "Gümrük Birliğini imzaladık AB''ye giriyoruz, idamı kaldırdık AB trenini yakaladık, Kürtçe yayını serbest bıraktık trene bindik, müzakere tarihi aldık AB tamam" çığlıkları da atanlar değil mi? TBMM''miz ve aydınlarımız, "Artık yeter, başka kapıya" demeyecekler mi?