TSK''ya İran''a karşı işbirlikçilik davetiyesi ve Kerkük - Arslan Bulut
Center''ın Uluslararası Güvenlik ve Enerji Programı Direktörü Zeyno Baran, Amerikan-Türk Konseyi ve Atlantik Konseyi tarafından düzenlenen panelde "ABD''nin niyeti açık. O da Türkiye''nin çevresindeki bölgeyi değiştirmek'' dedi. Baran, bölgedeki statükonun sürmesini isteyen Rusya ile sıcak ilişkilere giren Türkiye''nin ABD ile ''stratejik ortaklığını'' sürdürmesinin zorluğuna işaret ederek, ''Eğer Türk ordusu Irak''ta veya gelecek başka girişimlerde etkili bir şekilde kullanılamazsa, bu ortaklığın nereye gittiği açık değil'' dedi.Baran, bu yıl ABD kongresinde ''''daha zorlu'''' bir Ermeni soykırımı tasarısı görülmesinin mümkün olduğunu da kaydetti!. Baran''ın görüşlerini ABD''nin resmi görüşü olarak algılamak mümkün.Diplomatik olarak söylenemeyecek sözleri Baran gibi kişiler vasıtasıyla söyletiyorlar ve Türk ordusunu, sadece Irak''a değil, İran''a karşı da işbirlikçiliğe zorluyorlar! İncirlik''i İran''a saldırı merkezi olarak kullanmak ve halkının yarısı Türk olan İran''ı Türkiye ile birlikte bombalamak istiyorlar.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin maziloabilify link abilify
Buna rağmen gazeteler, Genelkurmay ikinci başkanı Orgeneral İlker Başbuğ''un "Türkiye''nin güvenliği için hayati derecede önemli" dediği meseleyi ilk günkü manşetlerden sonra yeterince değerlendirmedi.
Üçüncü Dünya Savaşı Türkiye''nin etrafında başlamış durumda ama gazeteler için sıradan cinayet haberleri daha önemli! Bu da insana, "Nerede bu medya?", "Nerede bu gazetecilik?", "Nerede bu meslek ahlakı?" sorularını hatırlatıyor! Tabii devlet devlet olsaydı, Türkiye ekonomisi, özelleştirme ve çeşitli ortaklık yollarıyla Hristiyan Siyonistlerin kontrolündeki sermayenin eline geçmez, dolayısıyla medya vasıtasıyla Türk halkı üzerinde dış güçlerin psikolojik operasyonlar yapmasına zemin hazırlanamazdı.
Dış güçlerin elindeki sermaye ve bu sermayenin kontrolündeki medya tarafından yönlendirilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kerkük konusunda, Irak halkına "seçime katılın" yönünde, aciz bir çağrı yapmaktan başka bir çare bulamadı! Nüfus yapısı değiştirilmiş Kerkük''te Kürtler bu çağrıya uyacak şüphesiz! Türkmenler ise ne yapacağını şaşırmış durumda.
Çünkü Türkiye''nin kendileri ile ilgili bir stratejisi yok! Seçimi boykot etmeleri gerekirdi ama Türkiye''yi yönetenler, en önemli sonucu "Kerkük''ü Türkmen olmaktan çıkarmak" olacak seçimi meşru kabul ediyor! Çünkü Türkiye''nin dış politikası, maalesef ABD, İngiltere ve İsrail''in oluşturduğu koalisyonun etkisindedir.
Öyle ki, devletin sağlam kalmış güçlerinden edindiğim bilgilere göre, İsrailli diplomatlar hemen her gün Dışişleri Bakanlığı''nda sözde "görüş alış verişi" yapmaktadır.
Bu tür görüşmeler sonucunda, 14-15 Temmuz 2004 tarihlerinde, Türkiye''yi ziyaret eden İsrail Başbakan Yardımcısı Ehud Olmert ile imzalanan mutabakat zaptında, İsrail''in GAP ve KOP projelerine girmesi kararı alınmıştır.
Hani Hürriyet, küçük bir ada kadar toprak satıldı" diyerek olayı küçümsüyordu ya, halbuki Güneydoğu ve Orta Anadolu, İsrail''e teslim ediliyor, halktan saklanan gerçek bu! Kerkük konusunda hiçbir görüş beyan etmeyen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer''in de mutabakatta imzası var! Kerkük''teki Kürtleştirme operasyonunu Şili olarak hangi ülke yönetiyor? Amerikan askerlerinin koruması altında İsrail değil mi? O halde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül''ün, bir taraftan İsrail''e milletlerarası anlaşma statüsündeki bir mutabakat ile Güneydoğu ve Orta Anadolu topraklarını açarken, diğer taraftan, Irak askerlerinin İsrail üniforması ile dolaştığı Kerkük''te İsrail hiç yokmuş gibi ABD''yi uyarmasının anlamı nedir? Bunun anlamı, Türk halkının kandırılmaya çalışılması değil midir?.
Diğer taraftan, ABD Başkanı George Bush, Irak''ta pazar günü yapılacak seçimlerle belirlenecek Amerikan askerlerinin işgalci olarak değil destek sağlamak için kalmalarını istemelerini beklediğini belirtti.
Elbette, CIA ajanı İyad Allavi, Amerikan güçlerinin kalmasını isteyecektir! Fakat Türkiye''ye ne oluyor? Türkiye''yi yönetenler, işbirlikçi yönetimin iyice kök salması için mi seçimleri meşru kabul ederek Irak halkına "seçime katılın" çağrısında bulunuyor?. Bir önemli haber de Washington''daki panelden geldi.
Hıristiyan Siyonistlerin düşünce kuruluşlarından Nixon Center''ın Uluslararası Güvenlik ve Enerji Programı Direktörü Zeyno Baran, Amerikan-Türk Konseyi ve Atlantik Konseyi tarafından düzenlenen panelde "ABD''nin niyeti açık.
O da Türkiye''nin çevresindeki bölgeyi değiştirmek'''' dedi.
Baran, bölgedeki statükonun sürmesini isteyen Rusya ile sıcak ilişkilere giren Türkiye''nin ABD ile ''''stratejik ortaklığını'''' sürdürmesinin zorluğuna işaret ederek, ''''eğer Türk ordusu Irak''ta veya gelecek başka girişimlerde etkili bir şekilde kullanılamazsa, bu ortaklığın nereye gittiği açık değil'''' dedi.
Baran, bu yıl ABD kongresinde ''''daha zorlu'''' bir Ermeni soykırımı tasarısı görülmesinin mümkün olduğunu da kaydetti!.
Baran''ın görüşlerini ABD''nin resmi görüşü olarak algılamak mümkün.
Diplomatik olarak söylenemeyecek sözleri Baran gibi kişiler vasıtasıyla söyletiyorlar ve Türk ordusunu, sadece Irak''a değil, İran''a karşı da işbirlikçiliğe zorluyorlar! İncirlik''i İran''a saldırı merkezi olarak kullanmak ve halkının yarısı Türk olan İran''ı Türkiye ile birlikte bombalamak istiyorlar! Tarihin yeniden yazıldığı günlerdeyiz ve güçlü olmak zorundayız!