Bu Büyükelçi mahkemede hesap vermelidir - Hasan Demir
Türkiye Cumhuriyeti Devleti''nin Kopenhag Büyükelçisi Fügen Ok tutuyor, Danimarka''da yapılacak genel seçimlerde aday olan PKK''nın Danimarka örgüt lideri İmdat Yılmaz''ın Türk vatandaşları tarafından desteklenmesi çağrısında bulunuyor. Sonra da tutuyor, "Bir yanlışlık oldu" diyor, "Listeyi gazetelerden aldım,"diyor, "Yanlışlığı derhal düzelteceğim" diyor.Her sözü, her özrü bir çam deviriyor Türkiye Cumhuriyeti Kopenhag Büyükelçisi Fügen Ok Hanımefendiye, "siz orada süs bitkisi misiniz?" diye sormak lâzım.Çünkü, Danimarka''daki Türklerin desteklemesini istediği İmdat Yılmaz, PKK''nın Danimarka ayağı örgütü "Fey-Kur" başkanıdır.naproxennatrium site naproxen kruidvatescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acne
Yine PKK içersindeki liderlik mücadelesi yüzünden kurşunlanmış ama o, "Beni Türk devletinin ajanları kurşunladı" açıklamasında bulunmuştur.
Bu kişinin Türkiye''ye girmesi bile yasaklanmıştır.
Sen, Türkiye aleyhinde böylesine faaliyetlerde bulunan bir kişinin adını gazetelerden öğreneceksin ve kimdir, neyin nesidir araştırmadan tutup milletvekili seçilmesi için Danimarka''daki bütün Türklerden PKK''lı İmdat Yılmaz''ın milletvekili seçilebilmesi için elinden geleni yapmaları yolunda gayret sarf edeceksin! Bereket orada Büyükelçi Fügen Ok gibi gaflet ve dalalet içersinde olmayan Türkler de var da, oyun bozuldu.
Türk Dernekleri Federasyonu, "PKK''nın lider kadrosundan bir kişinin Büyükelçiliğimiz tarafından desteklenmesi bizi derinden üzmüştür" açıklaması yapıldı.
Dünkü Hürriyet''te Ünsal Turan''ın konuyla ilgili haberini okuyunca, "Böyle Büyükelçileri olan bir milletin çökmesi için başka düşmana ihtiyacı mı var" demekten kendimi alamadım. Kurtuluş Savaşı gibi bir olmazı oldurmuş Türk milletinin Atatürk''ün ölümünden sonra Avrupa Birliği ve ABD''nin vesayeti altına girmesi, egemenliğini devretmesi ve parçalanmanın eşiğine gelmesi, yabancı ülkelerde Türkiye''yi temsil eden Fügen Ok gibi monşerlerin, içeride ise yine Fügen Ok gibi siyasetçi ve bürokratlar yüzünden değil midir? Bunların dostu düşmanını tanımamak, hatta düşmanı zafere ulaştıracak yollara kırmızı halılar döşemek gibi gayretleri olmasaydı bu millet bugün İkinci Dünya Savaşı''nda iki atom bombası yemiş Japonya''dan ve tuz-buz olmuş Almanya''dan niye geri kalsındı ki? ABD niye ABD? Almanya niye Almanya? Japonya niye Japonya? Bir onların elçilerine, bir onların bulundukları ülkelerdeki faaliyetlerine, kendi vatandaşları ile ilgisine bakınız bir de bizimkilerin insana saç baş yoldurtan, beddualar ettiren gaflet, tembellik ve insanına tepeden bakan hallerine... Arkadaşlarımız Fatih Erboz ve Macit Soydan''ın hazırladıkları ve ilgiyle takip edildiğine şahit olduğum "Barış Gönüllüleri" yazı dizisini hatırlıyorsunuz.
ABD bugün, Büyük yahut Genişletilmiş Ortadoğu Projesini hayata geçirmek, bölgemizdeki 22 devletin sınırlarını değiştirmek ve bu arada hemen güneyimizde bir Kürdistan kurmak peşinde.
Evet, bugün 2005 yılındayız.
Ama bu işlere Amerika''nın 1960''larda başladığını arkadaşlarımızın "Barış Gönüllüleri" araştırmasını okudukça daha iyi anladık. Meseleyi Kopenhag''daki Türk Büyükelçisi''nin bir PKK militanının milletvekili olarak desteklenmesini istemesine getireceğim. O yıllarda ABD''den bir anda bin 200 civarında "Misyoner" Türkiye''ye "Barış Gönüllüleri" kisvesi altında "ikili anlaşmalarla" doluşuyorlar.
Türkiye''nin etnik, mezhep, gelir dağılımı gibi pek çok konuda röntgenini çekip gidiyorlar.
Peki o günlerde Türkiye''de savaş mı var? Hayır.
İyi de niye kendilerine "Barış Gönüllüleri" diyor bu insanlar? Her ne hikmetse "Barış Gönüllüleri" gelip gittikten sonra Türkiye bir "savaş alanı" haline geliyor ve ABD''nin Büyük Ortadoğu Projesi için zemin hazırlanmış oluyor. İşte o 1200 "Barış Gönüllüsü" ile ABD''nin Ankara Büyükelçisi arasındaki koordinasyonu hatırlayınca Fügen Ok''un Danimarka''daki Türk Kültür Dernekleri Federasyonu ile irtibatsızlığını yan yana koydum ve o zaman dedim işte: "Böyle Büyükelçileri olan bir milletin çökmesi için başka düşmana ihtiyacı mı var?" diye. Türkiye''yi çökertmek için ABD''den gelen bin 200 "Barış Gönüllüsü" haftalık ve aylık olarak Türkiye''nin ABD elçisi yahut görevlendirdiği kişinin başkanlığında toplanıyor, yapılan faaliyetler ve duyulan ihtiyaçlar konuşuluyor.
Ve bu onlarca yıl sürüyor.
Aynı şeyi ABD sadece Türkiye''de değil, bütün bölgede yaptı ve işte bugün Ortadoğu''da ve işte bugün Büyük yahut Genişletilmiş Ortadoğu Projesi''ni hayata geçiriyor. Ama Türkiye''nin Danimarka Büyükelçisi, Danimarka''daki seçimlerde aday olan PKK''lı için destek çağrısı yapmadan önce Danimarka''daki Türk Kültür Dernekleri Federasyonu''na görüş sorma zahmetine bile katlanmıyor. Ne diyeyim ki?