DÖRDÜ BİR YERDE - Hüseyin Mümtaz
İncirlik’i isteyen ve Süleymaniye çuvalından bu yana Türkiye’ye sınır ötesi operasyon izni vermeyen CIA ve MOSSAD, peşmergelerden kurulan intihar timlerine ‘’sınır ötesi operasyon’’ izni veriyor. Dört bir tarafı bu durumdaki Türkiye’nin Silahlı Kuvvetleri; 1 general, 93 subay, 131 astsubay, 83 uzman erbaş, 11 sivil ve 581 erbaş ve er olmak üzere toplam 900 evladını; görev alanı Kâbil ve çevresi ile sınırlı kalmak kaydıyla, yâni bir diğer deyişle Amerika’nın Afganistan’da kurduğu kukla Karzai yönetiminin güvenliğini sağlamak maksadıyla Afganistan’a gönderiyor. Türkiye yakın Misakı Milli coğrafyasındaki ‘’dördü bir yerde (DÖRT K) olan’’ Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Kardak-Karasu(Mesta)’dan şuurlu olarak uzak ve hareketsiz tutuluyor ama ‘’küresel güç’’ olduğu için askerini -başbakanlığın talimatıyla- uzaklara gönderiyor. Küresel güç ile küresel piyon olmak arasındaki o çok ince fark bazılarınca apaçık ve oldukça iri bütün işaretlere rağmen nedense bir türlü anlaşılamıyor.. new prescription coupons sporturfintl.com online cialis coupons
Başbakanın deprem bölgelerine eli boş değil, ‘’milletin kesesinden’’ dolu gitsin diye düzenlenen yoğun yardım kampanyalarının bir diğer amacı da dikkatimizi şu anda Türk coğrafyasından başka yönlere, deprem ve tsunamiyi fırsat bilerek güney Asya’ya çekmektir.
Tam bir ‘’cambaza bak’’ politikasıdır.
Fakat aslında gerçek tsunami iki yıldır Türkiye ve yakın sınır ötesinde yaşanmaktadır.
Akepe, Cumhuriyet’in dış politik ilkelerinin üzerinden 9 şiddetinde geçmiştir.
İmparatorluk politikalarıyla zaten ilgisi yoktur.
Türk dış politikası, Özal devrinde bile gece görülen rüyaların etkisi altında kalınarak sabah uykudan kalkılınca şekillendirilmemişti.
Putin’e dönüp ayaküstü ‘’Şanghay İşbirliği Örgütü’’nden bahsetmek nereden çıkmıştır? Devletin hangi organlarında görüşülüp karar altına alınmıştır?
Şu sıralar ‘’Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’’ni yazmakta olan ‘’sivil ve light’’ MGK’ya Başbakanlık’tan ‘’kısa olsun, fazla ayrıntı olmasın’’ talimatının gitmiş olması tesadüf müdür?
Kısa olacaktır, ayrıntı olmayacaktır ki muhteremlere ‘’geniş bir yorum ve hareket olanağı’’ sağlasın.
İstedikleri gibi at koştursunlar..
Ama nasıl olacak? Ata binmeyi bile bilmiyorlar, düşüyorlar..
Türkiye’nin dört bir yanında her gün siyasi, fikri, milli cinayetler işlenmektedir.
Olsun biz büyük ve küresel devletiz, tsunamiye müdahil olmalıyız.
Dostlar alış verişte görsün de diyebilirsiniz, mum dibine ışık vermez de..
Veya neydi o mumun ikindi namazına kadar yanması ile ilgili deyim?
Vaktin yatsıdan, ikindiye çekilmesindeki inceliği ve aciliyeti, vahameti umarım not etmişsinizdir.
Bush alay eder gibi, ‘’Irak’ta nükleer silah bulamadık ama olsun pişman değilim dünyayı Saddam’dan kurtardım’’ diyor.
General Abizaid Türkiye’ye geliyor alay eder gibi; ‘’İncirlik’i verin ama PKK öncelikli hedefimiz değil’’ diyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, “Irak'ta devrik Saddam Hüseyin hükümetinin Kerkük ve çevresinde uyguladığı zorla göç ettirme, mallara el koyulması ve idari sınırlarla oynanması gibi haksız politikalara çare bulma çabalarının, Iraklıların karar vereceği iç mesele olduğunu” bildiriyor.
Irak dışında yaşayanların da oy kullanacağını göz önüne alan BM'ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü, Irak'a komşu ülkelerde Iraklı aramaya başlıyor. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkelerde yürütülen programla, özellikle Kürtlerin seçmen olarak kaydedildiği bildiriliyor.
Irak seçimlerini desteklemek amacıyla büro açan örgüt Türkiye’ye alay eder gibi 10 Sırp kökenli çalışanını Türkiye'ye gönderiyor.
Fener Rum Patriği Lozan’a aykırı olarak kendisine ‘’Ekümenik’’ diyor.
Ama Türkiye’de mercekle ‘’azınlık arayan, yoksa yaratan’’ AB’nin kadim üyesi Yunanistan’ın AB hukukuna uyan Mahkemesi AB kriterlerine göre bir karar alıyor, İskeçe Türk Birliği’ni, adında Türk kelimesi var diye kapatıyor.
AB üyesi Yunanistan 1999 depreminden beri kurulmuş olan bu ‘’derin kardeşlik’’ ortamında Türk eserlerinin tespitine izin vermiyor... Türk Tarih Kurumu'nun Dünyadaki Türk Kültür Varlıklarını tespit etmek amacıyla başlattığı araştırmaya, Balkanlar, Ortadoğu, Asya ve Arap ülkeleri arasından sadece Yunanistan izin vermiyor. Türk Tarih Kurumu Başkanı Halaçoğlu: -''Yunanistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığımız bir çok başvuruya rağmen 3 yıldır araştırma izni vermiyor'' diyor.
Patriğin kendisine ekümenik dediği bu ‘’barış-diyalog ve hoşgörü’’ çağında Batı Trakya Türk’ü kendisine Türk diyemiyor.
Annan planı kabul edilseydi; ‘’Bir evet’le dünyaya bağlanacak olan’’ Kıbrıs Türk’ünün de AB üyesi Rum devletinin içinde Türk olarak kalacağını, kendisine Türk demeye devam edeceğini söyleyenlere selam olsun..
Kıbrıs Türk’ünün ocağına incir dikecek olan Annan Planını ısıtmak için bu sene yine Davos’ta BM Genel Sekreteri ile buluşacaklara da selam olsun.
Türkiye’nin CEO’su Rahmi Koç Nazenin’le çıktığı dünya turundan fırsat buldukça geldiği Türkiye’de ‘’17 Aralık’ta çok güzel şeyler oldu. Türkiye’nin Rum kesimini tanımama gibi bir lüksü yok’’ fetvasını veriyor.
Moskova’da gerdanlık’tan arta kalan zamanda, Türkiye’nin Ermenistan’la olan problemlerinin halli için Rusya’nın arabulucu olması fikri benimseniyor.
Yunanistan ‘’Kardak’ta ısrar AB perspektifi ile uyuşmaz’’ diyor.
İncirlik’i isteyen ve Süleymaniye çuvalından bu yana Türkiye’ye sınır ötesi operasyon izni vermeyen CIA ve MOSSAD, peşmergelerden kurulan intihar timlerine ‘’sınır ötesi operasyon’’ izni veriyor.
Dört bir tarafı bu durumdaki Türkiye’nin Silahlı Kuvvetleri; 1 general, 93 subay, 131 astsubay, 83 uzman erbaş, 11 sivil ve 581 erbaş ve er olmak üzere toplam 900 evladını; görev alanı Kâbil ve çevresi ile sınırlı kalmak kaydıyla, yâni bir diğer deyişle Amerika’nın Afganistan’da kurduğu kukla Karzai yönetiminin güvenliğini sağlamak maksadıyla Afganistan’a gönderiyor.
Türkiye yakın Misakı Milli coğrafyasındaki ‘’dördü bir yerde (DÖRT K) olan’’ Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Kardak-Karasu(Mesta)’dan şuurlu olarak uzak ve hareketsiz tutuluyor ama ‘’küresel güç’’ olduğu için askerini -başbakanlığın talimatıyla- uzaklara gönderiyor.
Küresel güç ile küresel piyon olmak arasındaki o çok ince fark bazılarınca apaçık ve oldukça iri bütün işaretlere rağmen nedense bir türlü anlaşılamıyor..