Dış Politika13 Ocak 2005 00:00

ABD güdümlü "ılımlı İslam" ihracatı!

AKP Hükümeti, ABD tarafından biçilen ‘ılımlı İslam’ rolüne uygun olarak, ilk “dini” ihracını Avrupa’ya gerçekleştiriyor. İngiliz The Guardian gazetesinde dün yayınlanan haberde, Türkiye’nin 1000’den fazla “ılımlı din adamı”nı Avrupa’ya gönderdiği belirtildi. Gazeteye göre imamların görevi “İslam’ın modern ve barışçıl yorumunu yaymak” olacak. The Guardian, 700 imamın Almanya’ya gönderildiğini, diğer ülkelere de ‘imam ihracat’nın başlayacağını yazarak, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun şu sözlerine yer verdi: “Görevimiz İslam’ı bir şiddet aracı olarak değil, barış ve dostluk kaynağı olarak açıklamak. Türkiye’de 70 bin imam var. En önemli önceliklerimizden biri, imamları eğitmek, onlara yabancı dil öğretmek ve yurtdışı için donatmak.” buscopan link buscopan pluscialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon

Eski uygulama
Aslında, Türkiye’nin Avrupa’ya “imam göndermesi” yıllardır süren bir uygulama. En çok Türkiye kökenlinin yaşadığı Avrupa ülkesi olan Almanya’ya giden din görevlileri, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) bünyesinde faaliyet yürüten derneklerde görev yapıyorlar. Bu imamların çoğu dört yıllık bir “yurtdışı” görevlendirmesi ile geliyorlar. Bunlar arasında altı aylık ya da “geçici” gelenler de var.
5 Haziran 1984’te kurulan ve merkezi Köln’de bulunan DİTİB’in yaklaşık 200 bin üyesi bulunuyor. DİTİB Genel Sekreteri Mehmet Yıldırım, kendilerine bağlı camilere 500-600 arasında imamın geldiğini söyledi. Türkiye’deki imam hatiplerde yetişen ve güvenlik soruşturmasına tabi tutulduktan sonra Avrupa’ya gelen imamlar arasında, daha sonra Milli Görüş’e geçenler de bulunuyor.
Amaç denetlemek
Dini hizmetlerin yanı sıra kültürel, sportif ve sosyal çalışmalar da yapan DİTİB, Almanya’daki Türkiye kökenlilerin devlet tarafından denetim altında tutulmasında özel önem taşıyor.
1980 öncesinde başta Milli Görüş olmak üzere çeşitli İslami akımların Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli emekçileri din etrafında bir araya getirmesinden endişelenen dönemin generalleri, Türkiye kökenliler arasında ‘kontrol altında’ bir şeriatçılığın gelişmesine özel bir önem verdiler.
“Partiler üstü” bir görünüm çizen DİTİB’e daha önce DYP, ANAP gibi partilere oy veren vatandaşlar gidiyordu. Milli Görüş, Kaplancılar, Süleymancılar, Türk Federasyonu (MHP’ye yakın) ve Nurcular gibileri ise genelde kendi kurdukları cami ve derneklere devam etmekteydi.
Euro-İslam!
Resmi rakamlara göre, bugün İslam ülkelerden gelen 13.2 milyon göçmen, 15 Batı Avrupa ülkesinde yaşıyor. Fransa 5 milyon ile en çok Müslüman barındıran AB ülkesi olurken, onu 3.4 milyon ile Almanya, 1.6 milyon ile İngiltere izliyor. Hollanda, İtalya, Belçika, Avusturya gibi ülkelerde de yüzbinlerce Müslüman göçmen yaşıyor.
AB, artık Avrupa’da kalıcılaşan bu göçmenlerin “Euro-İslam” altında birleştirilmesini istiyor.
Bu proje için geçen yıl Şubat ayında Türkiye’yi ziyaret eden Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’den yardım istemişti. “Almanya’da ılımlı bir İslam’ın yaratılması”
için Erdoğan’dan söz alan Schröder, devletçe muhatap kabul edilebilecek ılımlı bir İslam kuruluşunun yaratılması için çalışmaların başlatılmasına da onay verdi. Bu kuruluşun, DİTİB olması hedefleniyor.
The Guardian gazetesinin işaret ettiği gelişmeler, imamlara biçilen misyonun artık sadece Türkiyelileri “denetim altında tutmak” olmadığını, bunların ayrıca “ılımlı İslam”ın Avrupa’ya yayılması için görevlendirildiğini gösteriyor.