Dış Politika30 Aralık 2004 00:00

Şahap füzesi, Kuddusi topu, Vakkas tüfeği - ENGİN ARDIÇ

Biliyorsunuz, komşumuz İran'ın elinde 'Şahap' füzeleri var... Niçin gülüyorsunuz? Çünkü teknolojiyi batıda görmeye, batıdan almaya o kadar alıştık ki, aslında kızılderililerin savaş baltasına verilen ad olan 'Tomahawk' füzesi bizi şaşırtmıyor ama bir Müslüman ismi taşırsa buna benzer bir araç, gülünç geliyor. Not: Türkiye, bu saldırının bize uygun görülecek yemini yutacak, 'şeriatçıları ezeceğiz, İran'a da demokrasi vereceğiz' zokasına gelecek midir?Türk basınında buna sevinçle yatacak ahmak çok olmasına rağmen, ihtimal vermiyorum.symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaabilify link abilifymicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Biliyorsunuz, komşumuz İran'ın elinde 'Şahap' füzeleri var...

Niçin gülüyorsunuz? Çünkü teknolojiyi batıda görmeye, batıdan almaya o kadar alıştık ki, aslında kızılderililerin savaş baltasına verilen ad olan 'Tomahawk' füzesi bizi şaşırtmıyor ama bir Müslüman ismi taşırsa buna benzer bir araç, gülünç geliyor. İcat eden gene batı, satın alan ya da yeniden üreten doğu olsa bile (İran bu konuda Kuzey Kore'den yardım almış.)

Batı olması da şart değil. O anlı şanlı makineliyi icat eden Kalaşnikov adında bir Rus mühendisi, adamın adı Abüzittin olsa ne yapacaktık?

Eee, ne yapalım yani? Bizim başvekilin adı Recep Tayyip, hariciye vekilinin de Abdullah... Ne olmuş?

Fakat hani insan Şahap füzesinin ardından, diyelim bir Kuddusi topu, Sıtkı tüfeği, bir Necmi bombası, Sakıp tabancası falan da bekliyor!... Ordonat malzemesine de birtakım kadın isimleri uydurulamaz mı? Sündüs palaskaları, Sümeyye miğferleri, Kezban postalları, Fadime kütüklükleri...

Gırgır bir yana, adamların elinde gerçekten de uzun menzilli füze var, iki bin kilometre öteye atılıyor, ismi ister Şahap isterse John Smith olsun, ve de bizim için 'tehlike teşkil ediyormuş'.

Kağıt üzerinde evet. Ama hiçbir İran yöneticisi durduğu yerde Türkiye'ye saldıracak kadar deli değildir. Şeriatçı oldukları için onları beğenmeyebiliriz, bazılarını kıro da bulabiliriz, o ayrı, ama on yedinci yüzyılın ortalarından beri savaşmadıkları Osmanlı'yla savaşmazlar. Çünkü İran'ın çok köklü devlet bilinci ve devlet geleneği ne Arap çapaçulluğuna benzer, ne de Texas sığır çobanlarının yönetim anlayışına. İki büyük güç, Osmanlı ve İran, tarih boyunca yenişemedi, biri ötekine bir türlü üstünlük sağlayamadı. Maçlar çok gollü geçti ama hep berabere bitti.

Bulaşmazlar, Osmanlı onlara bulaşmadığı sürece tabii...

Farkında mısınız bilmem, bir süredir 'içimizi oymaya' da gerek görmüyorlar, çünkü 'Türkiye'ye İslam devrimi ihraç etmeye çalışmanın' da anlamı kalmadı! Gizli örgütleri Sazıman-ı Bilmemne-i Bilmemne eskiden buralarda çok 'faal' durumdaydı, öldürecek rejim muhalifi ya da Şah taraftarı kalmayınca o da postayı kesti epeydir...

Ancak Osmanlı, Amerikan emellerine uyup onlara bulaşmak hatasını işlerse... O zaman gerçekten korkunuz işte. Başımıza çok büyük dert alırız.

Çünkü İran'a tasarladıkları saldırının sözümona gizli planlarını, nabız yoklamak üzere sızdırır gibi yaptılar, ve Pentagon'da kasalarda saklandığı söylenen ama basında kabak gibi yer alan bu plana göre savaşa Türkiye de katılacakmış! Tahran'a girilmiyormuş ama kuşatılıyormuş da, bu harekatta bizim orduya da büyük görevler düşüyormuş!

Türkiye, bu saldırının bize uygun görülecek yemini yutacak, 'şeriatçıları ezeceğiz, İran'a da demokrasi vereceğiz' zokasına gelecek midir?

Türk basınında buna sevinçle yatacak ahmak çok olmasına rağmen, ihtimal vermiyorum.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak savaşını kazanacağı kesin değildir. Maç şimdilik ortadadır. Üstelik yeni bir Vietnam rezaleti de hiç ihtimal dışı değildir. Bu savaş on yıl da sürebilir. Amerikan ordusu kıçına baka baka çekilmek zorunda da kalabilir.

Irak'ın işini görmeden, kesinkes kontrol altına almadan İran'a saldıramazlar.

Dönüp Kuzey Kore'ye bulaşırlarsa, o da pek akıllıca sayılmaz.

(Küba'yla uğraşmaya gerek görmüyorlar çünkü Castro'nun bir ayağı çukurda. Başka da bulaşacak devlet kalmadı sayılır. Faşist Çin Halk Cumhuriyeti'yle işleri tıkırında.)

Ancak gözü dönmüş petrol ve silah tüccarının, ve bunların kullandığı politikaya soyunmuş yobaz Protestan köylülerinin de ne yapacakları gene de pek belli olmaz...

Dolar da yetmiş-seksen yeni kuruşa düşer ha, haberiniz olsun.