Çuvalın Ağırlığı!
Emekli Büyükelçi Tuncer Topur, Türkiye’nin ABD’den bağımsız bir Ortadoğu politikası oluşturması gerektiğini belirterek, “ABD, eninde sonunda buradan gitmeye mahkûm. Türkiye’nin, bölgenin stratejik oyuncularıyla, komşularıyla işbirliği içinde olması gerekiyor. Rusya ve Çin’le temasta olmalı. Kesinlikle paranoya değil: Bu devleti bize bırakmayacaklar, parçalamaya çalışacaklar. Türkiye’nin buna bir çare bulması lazım.” diye konuştu. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienaproxennatrium site naproxen kruidvat
“Süleymaniye’de Türk askerinin kafasına çuval geçirdi Amerikalı müttefikimiz. Ne oldu?” diye konuşan Topur, çuval geçirmeyi seyredenlerin, bundan sonra olacakları içlerine sindirdiklerini ifade etti. Topur, “ABD, Irak’ta hedefine ulaştığı zaman, Türkiye’nin Kuzey Irak siyaseti ne olacak? Ulusal güvenliği sarsılmayacak mı?” dedi.
Ortadoğu’nun krizler ve savaşlarla geçen yakın tarihini deneyimli bir diplomat gözüyle ‘Dipsiz Kuyu: Ortadoğu ve Türkiye’ adlı kitabında toplayan emekli Büyükelçi Tuncer Topur,
19’uncu yüzyıldan itibaren başta İngilizler olmak üzere bu bölgeye egemen olmaya çalışan yabancılar için Ortadoğu’nun hep ‘dipsiz kuyu’ olduğunu söylüyor.
Kandil Dağı’ndaki teröristleri kim koruyor?
Son olarak Ürdün Büyükelçiliği görevinde bulunan Topur, ABD’nin Irak işgaliyle İngilizlerin tarihsel rolünü Amerikalıların aldığının altını çizerek, “İslam coğrafyasına yerleştiler. ABD, Ortadoğu’da güvenliği sağlama iddiasında ama Kandil Dağı’nda Türkiye’yi tehdit eden 5 bin kişiye karşın, teröre müdahale hakkı verilmiyor. Türk şoförleri Irak’ta katlediliyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. ABD’nin derdi hakikaten terörü yok etmek mi? Olmadığı anlaşılıyor.” diye konuşuyor.
Topur, ABD’nin süper güç konumuna yönelik meydan okumayı önlemeye çalıştığına işaret ederek, “Amerika, Ortadoğu’nun hinterlandı içerisinde yer alan Orta Asya ve Hazar’da rejimlere müdahil oluyor, askeri üsler kuruyor ve toplumsal dönüşüm için çaba gösteriyor. İşte son örnek Ukrayna. ABD, Rusya’nın Putin’le birlikte yeniden süper güç olup enerji bölgelerinde rol oynayacak konuma gelmesini istemiyor. Ancak, Amerika en büyük süper güç ama dünya hâkimiyetini kuramadı henüz.” öngörüsünde bulunuyor.
Türkiye binmiş bir alamete...
ABD’nin Ortadoğu ülkelerini “çifte vurdurma” siyaseti ile ezme yoluna gittiğini ifade eden Topur, “Bu stratejilerini de Irak ve İran gibi daha sonra birbirine kırdırılan ülkelere amborga uygulayarak uyguladı.” dedi. Topur, Amerika’nın Ortadoğu’daki çıkarlarını ise İsrail’e bekçilik görevi vererek koruduğunu belirterek, şunları söyledi: “ABD, İsrail’le olan ilişkilerini 1980’lerden sonra rayına sokarak yerli yerine oturttu. Daha önceleri İsrail’i koruma politikası güden Beyaz Saray yönetimi, Clinton dönemi ile birlikte çıkarlarını koruma görevini tamamen İsrail’e ihale etti. Bush yönetimi ile bu zirveye ulaştı. Bilindiği gibi, Bush zamanında neo-con’lar, evangelistler ve siyonistler ABD yönetiminde etkin hale geldiler.”
İsrail’e bölgede üç ülkenin potansiyel tehdit olduğuna dikkat çeken Topur, bu ülkelerin Irak, İran ve Türkiye olduğunu belirttikten sonra şu tespitlerde bulundu: “Irak’ın kolay lokma olduğunu ve 150 bin askerle ülkenin hakimi olacaklarını zannettiler. Kukla yöneticilerle huzur ve suküneti sağlayacaklarını umdular. Ama yanıldılar. İkinci tehdit unsuru ise İran’dır. Zaten yıllardır amborga altındadır. Elinden gelse vuracak. İran’a ‘nükleer santral’ gerekçesiyle saldıracak mı ABD? İsrail’e vurdurtur ama üçüncü bir savaşı göze alamaz. İsrail’in Irak’ın kuzeyinde bir oluşuma destek vereceğinden hiç kuşkum yok. Çünkü İsrail’in hedefi böyle kütük yarıcı gibi Suriye ile İran arasında bir kama sokmaktır.”
ABD ve İsrail’in şimdi Türkiye’yi kontrol altında tutmaya çalıştığını vurgulayan Topur, “İç siyasetinize karışıyor, dış politikanızı yönlendiriyor, ekonomik bakımdan bağlamış, ağır borç yükü altında kıpırdayamaz hale gelmişsiniz. Türkiye binmiş bir alamete, gidiyor nereye, Allah korusun kıyamete!.. Oyun kurucu hale gelememesi bu yüzden Türkiye’nin.” ikazında bulunuyor.
Irak’a bağımsız girmeliydik
Topur, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki menfaatlerini korumak için ABD ile karşı karşıya gelme pahasına Irak’a girmesi gerektiğini savunarak, “Irak’a ABD’den bağımsız girmeliydik. Cumhuriyet’in kuruluşu sırasındaki TBMM zabıtlarında, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki çıkarlarına ilişkin uzun müzakereler bulunuyor: Musul - Kerkük’ü içine alan Kürt devleti kurulmaması hedef alınmış Cumhuriyet tarihince. Kuzey Irak’tan Türkiye’ye tehdit yöneleceği bir gerçek, o nedenle devlet kurdurtmayacak mıyız, yoksa işbirliği mi yapacağız meselesi giriyor işin içine. Milli siyaset belgemizde, ‘Irak’ta dini ve etnik esaslara göre bölünmemesidir’ diyoruz.” şeklinde konuşuyor.
Topur, “Kandil Dağı’ndaki 5 bin kişi niye orada tutuluyor? Kuzey Irak’a ABD’den önce girmeliydi. 36. paralele kadar ilerlerdik. Sonra uluslararası bir konferans toplayıp şimdi çıkışı da konuşalım, girişi de deseydik ne yapacaklardı? 65 şoför öldürüldü. Türkiye ne yapıyor? Çıt yok. Habur’u kapatsak, Amerika’ya da başka yerden Irak’a giriş yap desek ne olacak? Olayları seyrediyoruz. Sanki üzerimize ölü toprağı serpilmiş.” değerlendirmesinde bulundu