İtalya'da Bakan Gül'e TSK sorusu
İtalya Senatosu'nda bir konuşma yapan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Türkiye'deki etkisi soruldu. Senato'da Ankara'nın dış politika ilkelerini anlatarak Avrupa Birliği (AB) süreci konusundaki düşüncelerini dile getirdikten sonra Gül, TSK'nın AB standartlarında bir yönetimi olduğunu belirtti. Gül, "Asker, güvenlik ve ülkenin savunmasıyla ilgilidir. Yönetimden tamamen siyasetçiler sorumludur. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'ne de sivil isim atadık" ifadesini kullandı.cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardcleocin 150 mg read cleocin 300 mgbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
Gül, İtalyan Senatosu'na ait Giustiniani Sarayı'nın Zuccari Salonu'nda, aralarında senatörlerin ve milletvekillerinin de bulunduğu dinleyicilere hitaben yaptığı konuşmada, İtalya ile AB'ye tam üyelik yolundaki Türkiye arasındaki ilişkileri ele aldı.
Bakan Gül, yaklaşık 120 kişilik salonun tümüyle dolu olduğu bir ortamda, kalabalık gazeteci grubunun da izlediği konuşmasında, dinleyicilere seslenerek, ''AB üyeliğimizin, bölgesel ve uluslararası istikrara yapacağı katkının boyutlarını zihninizde iyi canlandırın'' dedi.
Gül, İtalya'ya AB sürecinde Türkiye'ye verdiği destekten dolayı teşekkür etmesinin ardından, Ankara'nın 40 yıldır bu süreçte büyük çaba gösterdiğini belirterek, Türkiye’nin, artık bu yolun son dönemecine girmekte olduğunu belirtti.
AB Komisyonu'nun 6 ekim 2004'te yayınladığı raporu, "Türkiye ile müzakerelerin başlatılması yönünde net bir yeşil ışık" olarak niteleyen Gül, 17 aralıkta AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nden Türkiye'nin beklentisini ise ''zirveden, siyasi sağduyu, uzak görüşlülük ve ahde vefa ilkesi temelinde bir karar çıkacağını ümit ediyoruz” dedi.
Gül, çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'nin Batılı ve demokratik değerleri de benimsediğinin altını çizerek, ''medeniyetlerarası çatışmanın gerçek bir tehdit olarak karşımızda durduğu dönemde, bölgesel ve uluslararası istikrara bizim AB üyeliğimizin yapacağı katkının boyutunu zihninizde canlandırmanızı istiyorum'' diye konuştu.
Abdullah Gül, konferanstan sonra, dinleyicilerden gelen soruları da cevapladı.
Gül, Türkiye'de ordunun siyasetteki rolü ve bu bağlamda AB kurumlarının tenkitlerine ilişkin bir soruya karşılık ''ben AB'nin bu konuda dile getirmiş olduğu görüşleri, sivil yönetimlerin güçlendirilmesi olarak algılıyorum. Ama kendi ordusuyla övünmek,her ulusun hakkıdır. Güçlü bir orduya sahip olduğumuz için de gurur duyuyorum'' dedi.
Gül, bir başka soru üzerine, AB Anayasası'nda Hıristiyan kökenlere atıfta bulunulmamasının da yerinde bir karar olduğunu söyledi.
Bakan Gül, bu konuda Türkiye'nin yaklaşımının sorulmasına karşılık olarak ''Türkiye laik bir ülke ve bizim anayasamızda dini bir atıf söz konusu değil. Din insanların kendi tercihidir. Dolayısıyla AB Anayasası'nda, herhangi bir din ismi anılmaksızın, kültürel ve dini mirasa atıfta bulunmakla iktifa edilmesi isabetli bir karar olmuştur'' yorumunda bulundu.