Irak'ın komşuları! - Hüsnü Mahalli
Bugün ve yarın Mısır'ın Şarm El-Şeyh sahil kasabasında önemli bir toplatı düzenleniyor.. Toplantıya Irak'a komşu 7 ülke (Türkiye, Suriye, İran, Kuveyt, S.Arabistan, Ürdün ve Mısır) ile sanayileşmiş 8 ülkenin (ABD, Fransa, Rusya, Japonya, Kanada, İngiltere, Almanya ve İtalya) dışişleri bakanlarının yanısıra BM Güvenlik Konseyinin üyesi sıfatı ile Çin, AB dönem başkanı sıfatı ile Hollanda ve İslam Konferansı Örgütünün dönem başkanı Malezya'nın bakanları da katılacak..renovation vejle site renova
Tunus, Bahreyn ve Cezayir bakanları ise Arap liginin troykası sıfatı ile toplantıya katılırken BM'yi temsilen Kofi Anan, AB'yi temsilen Haviar Solana, İKÖ'yü temsilen genel sekreter Abdülaziz Belkıziz , Arap Birliğini temsilen de genel sekreter Amr Musa toplantıda hazır bulunacak.. Toplantının konusu olan Irak'ın Kürt kökenli dışişleri bakanı Hoşyar Zabari de Şarm El-Şeyh'te olacak..
Peki bunca bakan neden bir araya geliyor? Çünkü özgürlük ve demokrasi vaadiyle Irak'ı işgal eden ve tüm uluslararsı hukuku hiçe sayan Amerika şimdi ne yapacağını bilmiyor!
Amerika'nın atadığı Irak başbakanı Ayad Allavi Temmuz ortalarında Mısır'ı ziyaret ederken ülkesindeki zor duruma çare bulmak için başkan Hüsnü Mübarek'ten yardım ister..
Akla gelen ilk düşünce uluslararsı bir toplantı düzenlemekti..
Başlangınçta bu düşünceye sıcak bakmayan Mübarek müttefiği ABD'nin yeşil ışığı ile toplantı düşüncesini benimsedi. Üstelik ABD Dışişleri Bakanı Powell 26 Eylül'de Mübarek'in onayını bile almdan toplantının Mısır'da yapılacağını açıklamıştı bile.. Mübarek'e düşen ise hazırlıklara başlamaktı..
Ancak ortada bir sorun vardı..
Başlangıçta Irak'a komşu ülkelerin tüm çabalarına karşı çıkan ABD şimdi bu ülkelerin yardımına muhtaç gibi gözükecekti..
Hatırlayalım; Ocak 2003'te Abdallah Gül başbakan olarak Irak'a komşu ülkeler insiyatifini başlatırken ABD ve tabii ki Türkiye'deki yandaşları bu insiyatifin anlamsız olduğunu söyleyerek başarsız kalması için olağanüstü çaba harcadılar..
Amerikan sevdalısı bu kişiler (AK parti içinde de varlar) insiyatifi 'abesle iştigal' olarak niteliyor ve Gül'ü 'boş işlerle uğraşmakla' suçluyorlardı..
Ancak başlangıçta savaşı önlemeye yönelik olarak ortaya çıkan bu çaba, işgal sonrasında Irak'ın geleceğini takip eden çok önemli ve etkin bir insiyatife dönüştü..
Bu insiyatife katılan ülkelerin dışişleri bakanları şimdiye kadar 6 kez bir araya geldi. ABD'nin tüm engelleme ve baltalama çabalarına rağmen insiyatif başarı ile bugüne geldi.
Şarm El-Şeyh'te ABD bu insiyatifi ya kendi kontrolü altına almaya ya da toptan ortadan kaldırmaya çabalayacak.. Bunu başarıp başaramayacağını Salı akşamı hep birlikte göreceğiz.. Fransa , Rusya ve Çin, insiyatife ve özellikle Suriye,Türkiye ve İran üçlüsünün çabalarına destek veriyor.. Bu ülkeler BM Güvenlik Konseyi'nin 1546 sayılı kararının uygulanmasını ve bu çerçevede Irak'ta güvenlik ve istikrarın sağlanması yönünde başta komşular olmak üzere herkese görev düşeceğine vurgu yapılmasını istiyorlar.
Amerikan işgalinin bir an önce sona erdirilmesi ve Irak'ta tüm tarafların katılacağı demokratik ve temiz bir seçimin yapılması ise komşu ülkelerin öncelikli istemleridir. Irak'ın toprak bütünlüğü ise belki de Amerika hariç herkesin önecelikli talebidir..
Suriyeliler; Türkiye ile mutlak bir görüş işbirliği içinde olduklarını İran'ın da bu ikiliye katılarak toplantıyı hem Irak hem de bölge ülke ve halklarının çıkarlarına hizmet edecek şekilde sonuçlanması için özel çaba harcıyor.
Son iki haftadır bölgede çok yoğun ve hızlı bir diplomatik tarfik yaşanıyor..
Ankara bu tarfiğin en önemli merkezlerinden biridir. Çünkü insiyatifin sahibi Türkiye ve bu ülke 1 Mart sonrası tavrı ile bölgede hatta Avrupa'da hızla öne çıkmaktadır.. Çok önemli ve stratejik hatalar yapılmadığı sürece Türkiye'nin önü ve yolu hep açık olacak..
Elbette hiç kimse bu toplantıdan çok önemli kararlar beklemiyor.. Çünkü herkes Amerika'nın başta BM olmak üzere tüm bölgesel ve uluslararası örgüt ve kurumlarının kararlarını nasıl hiçe saydığını bilmektedir. Yine herkes Amerika'nın bu toplantıda da kendi inandığı doğruları başkalarına zorla kabul ettirmeye çabalayacağını da biliyor.. Elbette Amerika bu toplantıda bölge ya da bölge dışı bazı ülkeleri kendi yanına çekebilir..
Ancak Amerika bundan böyle hiç kimseyi kendi cinayetlerine ortak edemeyecektir.. Çünkü hiç bir güç Amerikanın Afganistan, Irak ve Filistin'de rezil olan imajını artık düzeltemeyecektir..
1 Mart tezkeresi ile Türkiye'nin verdiği dersi henüz unutmayan Washington şimdi Büyük Ortadoğu coğrafyasına örnek gösterdiği aynı ülkenin bir insiyatifine istemeyerek de olsa sahip çıkmak zorunda kalıyor..
Amerika gibi süper bir devlet ve güç için ne kadar acı ve aşağlayıcı bir durum.. Tıpkı savaş öncesinde Amerika'dan daha fazla Amerikancı olan bazı kişi ve çevrelerin şimdi Amerika'yı utanarak da olsa eleştirdiği gibi.. Düşman da olsa Allah hiç kimseyi böylesi durumlara düşürmesin! Umarım herkes olup bitenlerden gereken dersi alır!