Dış Politika5 Kasım 2004 00:00

Roma İmparatoruna Onay Çıktı - Erol Manisalı

Bush yönetimi ve zihniyeti ''Dünyaya rağmen'' Amerikan halkından onay aldı. Bu yönetim saldırgandı, işgalciydi, yalancıydı ve hukuk tanımazdı. Ancak halk, ''Bush ve yönetimi bizim için en iyisidir'' dedi. - Dünyanın çok büyük bir çoğunluğu Bush yönetiminin işgalci ve saldırgan politikalarına karşıydı. Dünya milletleri, insanları bu faşist yönetime ve zihniyete adeta başkaldırdılar.fusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnecialis walgreen coupon site cialis coupon

- ''Uluslararası hukuk ve onun kuralları yoktur, Amerika'nın çıkarları neyi gerektiriyorsa bunlar uygulanır'' dediler. Hatta nükleer bomba bile atarız diye de eklediler.

- Bush ve yönetimi İslam dünyasına karşı da bir ''Haçlı zihniyeti'' içinde oldu ve saldırdı.

- Dünya uluslarına, ''Ya yanımdasınız ya da karşımda'' diye dayattı.

- Bush ve yönetimi Batı kapitalizmini eski sömürge dönemindeki gibi yönetmeye başladı. Irak'ta yüz bin sivil katledildi.

Amerikan halkı Bush'u seçerek bütün bunlara ''onay verdiğini'' göstermiş olmuyor mu? Amerika'da oy verenler tercihlerini ''Dünyaya, barışa, adalete, hukuka, demokrasiye karşı'' kullanmış olmuyorlar mı?

Bulanık bazı noktaları açmaya çalışalım:

1) ABD halkı bütün bu gelişmelerin farkında değil miydi? Buna imkân yok! Yalanlar, işkenceler, meydan okumalar bir bir televizyonlarda gösterilmedi mi? Gazeteler yazmadı mı? İnternet sayfalarına girmedi mi?

En cahil Amerikalı bile bunları gördü ve duydu. Irak'taki Amerikan askerlerinin tutsaklara yaptıkları işkencelerden Bush - Blair ikilisinin yalanlarına kadar her şey gözler önüne serilmedi mi?

Bush'un ''küresel imparatorluğu'' kendi ağzından ekranlara yansıdı. Bush ayrıca ''Tanrı böyle istiyor'' diyerek Tanrı'yı da kendi emperyal savaşına dahil etmeye çalıştı.

Ve Amerikan halkı Tanrı adına Bush'a evet dedi. Tanrı'ya sormadılar bile, sadece Bush'un dediklerine inandılar.

Almanların Hitler'e desteği gibi...

Aslında Batı'da dünya imparatorluğuna soyunanları, halkları hep desteklemiştir. Demokrasinin beşiği Büyük Britanya'da, güneş batmayan toprakların işgali hep desteklendi. Anadolu'yu işgal etmek isteyenlere halkları hep destek vermiştir.

Alman halkının "yüzde 80" i Hitler ve rejiminin arkasında değil miydi?

2) Ancak Amerika'da halkın önündeki seçenekleri dev şirketler ve mali güç odakları belirler. Batı kapitalizminde demokrasi böyle çalışır. Sistem, ''gerekli ve sınırlı seçenekleri halka sunar'' . Sokaktaki insan da ''sistemin dayattığı'' seçeneklerden birine ''evet'' der.

Bush ya da Kerry arasında, işin özünde bir fark yoktur. Her ikisi de Amerika'nın (ve Batı kapitalizminin) küresel egemenliğini isterler. Sadece yöntemleri biraz farklıdır. Batı kapitalizminin ''temel içgüdüleri'' neyin yapılması gerektiğini belirler. Bireysel içgüdülere benzemese de ''işin saldırganlık boyutu hiç değişmez'' .

3) Amerikan halkı Bush'u seçmekle acaba, ''Bush yönetiminin suç ve saldırganlıklarına'' katılmış olmuyor mu?

- Sistemi büyük şirketler, mali güçler ve bunların çıkarları belirliyor.

- Bu sistem Cumhuriyetçiler ve Demokratlar olarak Bush ve Kerry'yi halkın tercihine sunuyor.

- Ve halk da, karnesi bin bir suçla dolu Bush yönetimini seçiyor. Hem de dünyanın karşı çıkmasına rağmen.

Bu durumda Amerikan halkı suça katılmış olmuyor mu?

Hem de karşılığında somut çıkarlar elde ederek.

- Bush yönetimi ordularını gönderip yüzbinleri öldürecek ve yeni ülkeleri işgal edecek.

- Bu bölgelerde Amerika'nın (ve Batı kapitalizminin) dev şirketleri pazarları işgal edecekler.

- Amerika (ve kapitalizm) dünya üzerinde egemenlik kuracak.

- Amerikan halkı da bu sayede kişi başına gelirini 5-10 yıl içinde, 45 bin dolardan 60 bin dolara çıkaracak, refah düzeyi yükselecek.

Refah düzeyinin artması, dünya insanının yüzde 85'inin ezilmesi sonucu doğmuyor mu? Amerikan halkı Bush yönetimine, ''Dünyayı ezmesi için'' destek vererek suça katılmış olmuyor mu?

Hitler'in Polonya'yı işgali ile Amerikan - İngiliz ikilisinin Irak'ı işgali arasında hiçbir fark bulunmadığını aklı başında olan herkes anlar.

Ancak birincisi, Batı kapitalizminin ''bir iç savaşı olmasıydı'' . Öteki ise mazlumlara, dünyaya ve insanlığa karşı yapılmış bir saldırıdır.

Ve bu işi yapanlar Batı'da, yeniden ''onay almışlardır'' . Batı kapitalizmi, ''sömürüye ve işgale devam'' mesajı vermiştir.

Bush ve Kerry mi? Onlar buzdağının su üstünde görülen minnacık parçalarıdır. Aşağıda ise vahşi kapitalizm bütün haşmeti ile içgüdülerini çalıştırmaktadır.

Evet, yeni Roma İmparatoru'na Amerika'dan onay çıktı, tam da Papa İstanbul'a gelirken...