Acele asker aranıyor - Ergin Yıldızoğlu
Irak'ta yaşananlar, Bush yönetiminin imparatorluk projesi ABD ordusunun asker sayısının sınırına dayandığını gösteriyor. ABD 120 ülkede 1000'den fazla üs ve tesisi, en önemlisi Irak işgalini sürdürebilmek için gerekli sayıda askeri bulmakta zorlanıyor. arcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenaabilify link abilifycialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
Irak: Bile bile lades
Birçok askeri, sivil uzman Irak gibi bir ülkenin halkını başarıyla pasifize edebilmek için yüz binlerce asker gerekeceğini söyleyerek, Bush yönetimini savaştan önce uyarmışlardı. Pazar günü The Independent'in aktardığına göre, İngiltere'nin en önde gelen 6 Ortadoğu uzmanı 2002 Kasımı'nda, Başbakan Blair 'i ziyaret ederek Irak'ın işgal edilmesi halinde ortaya çıkacak sorunları anlatmışlar. Nüfus başına gerekli güvenlik personeliyle ilgili oranları göz önüne alınca, Irak' ta 450 binden fazla askerin gerekli olacağı anlaşılıyordu. Halbuki bu gün 135 bin asker var.
Bush ve Blair bu uyarıları ciddiye almadılar. Saddam, Rumsfeld 'ın ''küçük, hızlı, ileri teknolojiye dayalı savaşlar'' kavramına uygun bir operasyonla devrildi. Ancak, ABD'nin sömürge valisi Bremmer' in önceki hafta basın önünde itiraf ettiği gibi, Irak'a gereken sayıda asker getirilememişti. Daha sonra yükselen direniş, ABD'nin yeterli sayıda askeri olmadığını bir kez daha kanıtladı.
Time dergisinin aktardığı gibi ABD 11 Eylül'den sonra, ''yedek askerlere'' (Ulusal Muhafızlara) giderek daha çok dayanmaya başlamış, yedeklerin sayısı üç yılda 203 binden 500 bine yükselmiş. Irak'taki yedek askerlerin oranı da savaşan güçlerin yüzde 40'ına ulaşmış. Bu da yetmedi, ABD Irak'ta hizmet süresi biten yedekleri evlerine göndermek yerine sürelerini uzatmaya başladı. Başkan adayı Kerry' ye göre bu zorunlu askerliğin arka kapıdan geri getirilmesi demekti. Orduda isyan mı?
Sivil gönüllülerden oluşan yedek ulusal muhafızların ''aşırı kullanılmasının'' askerlerin morali üzerinde olumsuz etki yapması kaçınılmazdı. Daha önce Cumhuriyet'te, Irak'a gitmek istemeyen bir grup ulusal muhafızın, tutuklanarak zorla götürüldüğünü aktarmıştık. Geçen hafta gazeteler Irak'ta ulusal muhafızlardan oluşan bir takımın 16 askerinin, kendilerine verilen bir yakıt nakliye görevini, kamyonların bakımsız, korumanın yetersiz olduğu gerekçesiyle reddettikleri için tutuklandıklarını bildiriyordu. Salon.com adlı web gazetesi, bu olayı araştıran yazısında, söz konusu askerlerin bu görevin ''intihar anlamına geldiğini'' , yapmak istemediklerini söyleyerek ailelerine gönderdikleri, yardım isteyen e-post ve telefon konuşmalarını aktardı. 19-20 yaşlarındaki bu kız ve erkek askerler, diğer profesyonel askerlerden de korkuyorlardı.
Geçen hafta İngiltere, Basra bölgesinde görev yapan İskoçyalı ''Black Watch'' alayının, ABD'nin talebi üzerine, Bağdat bölgesine kaydırılacağı haberiyle sarsıldı. ABD, Bağdat yakınındaki kimi güçlerini Felluce operasyonunu desteklemeye göndermek, oluşacak açığı da İngiliz askerleriyle kapatmak istiyordu. İngiliz ve İskoç kamuoyu, muhalefet partileri, işçi partisi milletvekillerinin çoğunluğu hem askerlerin bu can kaybı olasılığı çok daha yüksek bölgeye gönderilecek hem de ''savaşma tarzı'' çok farklı, ABD'nin komutası altına verilecek olmasından çok rahatsız oldu. The Scotsman gazetesinin aktardığına göre, ''Black Hawk'' alayının garnizon kasabasında bu olay ''ihanet ve arkadan bıçaklama'' olarak yorumlanıyordu (17/10)
Kanlı para
Kofi Annan Irak savaşını, ''yasadışı'' olarak niteliyor ''Dünya daha güvenlikli bir hale gelmedi'' (The Observer 17/10) diyor. ABD'nin kayıpları çoktan 1000'i geçti. On binlerce Iraklı sivil öldü. Felluce, Nazilerin toplu cezalandırma yöntemlerini aratmayan bir biçimde yerle bir ediliyor. Kan dereler gibi akıyor... Ve geçen hafta gazeteler Birleşmiş Milletler'in denetleme komisyonunun, Irak'ın yeniden inşası için ayrılan 5 milyar dolarlık fonun yarısının kayıp olduğunu, Bush yönetiminin, milyarlarca doların başına gelenleri açıklayamadığını yazıyor. Ortada yazılmış çekler, imzalanmış kontratlar, Kürt liderlerin alıp bir ''yerel bankaya'' (!) yatırdıkları 1.4 milyar dolarlık paranın makbuzu var, ama kimler tarafından nasıl harcandığını, hatta hâlâ bankada olup olmadığını gösteren bir belge yok (Los Angeles Times, 16/10). Kanlı bir çark dönmeye devam ediyor...
Bush zorunlu askerliği geri getirmeyecekmiş. Dominik Cumhuriyeti, Honduras, Nikaragua, Norveç. Filipinler, Singapur, İspanya ve Tayland'dan sonra Polonya ve İtalya da seçimlerden sonra askerlerini çekeceklermiş. Peki ABD bölgedeki işleri için gerekli askeri nereden bulacak? Sakın... Yok canım olacak iş değil...