Dış Politika28 Eylül 2004 00:00
2013 planları - Uluç Gürkan
AB’nin 2013 yılına kadar Türkiye ile ilgili bir planı yok, ama ABD’nin var. ABD yeni ‘savunma doktrini’ kapsamında Türkiye’ye önemli bir rol biçiyor. ‘Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’ ile bütünleşen bir rol bu. Türkiye’nin öncelikle İslam coğrafyasında ‘ılımlı İslam’ modeli olmasını öngörüyor. Ötesinde, ABD ile askeri işbirliğini de içeriyor. cialis coupons printable link discount prescription drug cardkamagra kamagra wikipedia kamagra gel
Olabilir mi? Türkiye ‘Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’ için ABD ile askeri işbirliğine gidebilir mi?
ABD yönetimi bu amaçla, Irak’ın işgali sonrasında soğuttuğu Türkiye ile ilişkilerini yeniden ısıtmaya ve eskisinden daha kapsamlı bir bağımlılık temeline oturtmaya çalışıyor. Hedefi, Türkiye’nin tüm stratejik olanaklarını kullanmak.
İlk adım, Almanya’daki 48 uçaklık iki F-16 savaş filosunun İncirlik’te konuşlandırılması olacak.
***
ABD ne yapmayı düşünüyor? Almanya’daki savaş uçağı filolarını Türkiye’de konuşlandırmayı niçin istiyor?
ABD’nin yeni ‘savunma doktrini’, El Kaide ve diğer köktendinci terör örgütlerinin yürüttüğü eylemlere anında müdahale edilmesini öngörüyor. Bu müdahalenin hedefi de, Afganistan ve Irak örneklerinde görüldüğü biçimiyle ‘terörü desteklediği’ iddia edilen devletler oluyor.
Günümüzde ABD’nin bu müdahaleyi, Soğuk Savaş yıllarında olduğu gibi Almanya’daki yerleşik güçlerle yapması mümkün değil. ‘Hızlı birlik’ konuşlandırılmasına geçmesi gerekiyor. Ortadoğu bölgesi, ya da İslam coğrafyası için hızlı birlik konuşlandırılmasının adresi ise ister istemez Türkiye oluyor.
***
ABD, hızlı birlik konuşlandırılması konusunda hem uluslararası, hem de ulusal hukuk kurallarını zorluyor. F-16 filolarını İncirlik’te, operasyonlarda dilediği gibi kullanabileceği esnek bir yasal zeminde konuşlandırmak istiyor.
Bu konudaki karar, yıl sonuna kadar Ankara’da toplanması planlanan Türkiye-ABD Üst Düzey Savunma Grubu’nda verilecek.. Toplantının hazırlıkları kapsamında ABD Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ian Brzezinski başkanlığında bir heyet geçtiğimiz hafta Genelkurmay Başkanlığı’nı ziyaret etti. Türk muhataplarının önüne, ‘anında müdahale operasyonları’ için ‘Türkiye’nin izni’ yerine ‘Türkiye’ye bildirimi’ yeterli gören bir düzenleme koydu.
Genelkurmay yetkililerinin, ‘Nereye, nasıl bir operasyon düzenleneceğini bilmeliyiz’ itirazına ABD tarafının verdiği yanıtın hazmı oldukça zor. ‘Bunu yanıtlayamayız’ diyorlar. Kriz bölgelerinde nereye ne zaman gerekli görülürse hemen müdahalede bulunmak istediklerini söylüyorlar. Yeni ‘savunma doktrinleri’ bunu öngörüyormuş.
Basına yansıyan haberler, Genelkurmay’ın ABD taleplerine soğuk yaklaştığı yönünde. ABD, İncirli ve Konya-Karaman üslerinden daha fazla yararlanmak için daha önce de Ankara’da nabız yoklamış, Genelkurmay Konya-Karapınar atış alanının kullanımı dışındaki talepleri geri çevirmişti.
Buna rağmen ABD ısrarından vazgeçmiyor. Türkiye’nin egemenlik haklarını önemsemiyor, bağımsız bir devlet olduğunu da hiçe sayıyor. Genelkurmay’dan alamadıklarını siyasi olarak edinmenin yollarını arıyor.
Umarız, Genelkurmay’ın ABD planlarıyla ilgili duyarlılıkları siyasi planda da göz ardı edilmez. Aksi halde, Türkiye istemediği emrivakilerle karşı karşıya kalır.. ABD’nin İran’a müdahale için fırsat ve zaman kolladığı biliniyor. Böylesi bir müdahale Türkiye’de konuşlanmış ABD askeri gücü tarafından gerçekleştirildiğinde, Türkiye çatışmada taraf olmadığını savunabilir mi?
Türkiye, bağımsızlığından vazgeçmediği sürece ABD’nin taleplerine boyun eğemez. ABD’nin çatışmalarında da onların gönüllü tarafı olamaz. Bunun Türkiye’ye vereceği zarar, ne 2013’e kadar, ne de 2013’den sonra onarılamaz.
28.09.2004
ABD yönetimi bu amaçla, Irak’ın işgali sonrasında soğuttuğu Türkiye ile ilişkilerini yeniden ısıtmaya ve eskisinden daha kapsamlı bir bağımlılık temeline oturtmaya çalışıyor. Hedefi, Türkiye’nin tüm stratejik olanaklarını kullanmak.
İlk adım, Almanya’daki 48 uçaklık iki F-16 savaş filosunun İncirlik’te konuşlandırılması olacak.
***
ABD ne yapmayı düşünüyor? Almanya’daki savaş uçağı filolarını Türkiye’de konuşlandırmayı niçin istiyor?
ABD’nin yeni ‘savunma doktrini’, El Kaide ve diğer köktendinci terör örgütlerinin yürüttüğü eylemlere anında müdahale edilmesini öngörüyor. Bu müdahalenin hedefi de, Afganistan ve Irak örneklerinde görüldüğü biçimiyle ‘terörü desteklediği’ iddia edilen devletler oluyor.
Günümüzde ABD’nin bu müdahaleyi, Soğuk Savaş yıllarında olduğu gibi Almanya’daki yerleşik güçlerle yapması mümkün değil. ‘Hızlı birlik’ konuşlandırılmasına geçmesi gerekiyor. Ortadoğu bölgesi, ya da İslam coğrafyası için hızlı birlik konuşlandırılmasının adresi ise ister istemez Türkiye oluyor.
***
ABD, hızlı birlik konuşlandırılması konusunda hem uluslararası, hem de ulusal hukuk kurallarını zorluyor. F-16 filolarını İncirlik’te, operasyonlarda dilediği gibi kullanabileceği esnek bir yasal zeminde konuşlandırmak istiyor.
Bu konudaki karar, yıl sonuna kadar Ankara’da toplanması planlanan Türkiye-ABD Üst Düzey Savunma Grubu’nda verilecek.. Toplantının hazırlıkları kapsamında ABD Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ian Brzezinski başkanlığında bir heyet geçtiğimiz hafta Genelkurmay Başkanlığı’nı ziyaret etti. Türk muhataplarının önüne, ‘anında müdahale operasyonları’ için ‘Türkiye’nin izni’ yerine ‘Türkiye’ye bildirimi’ yeterli gören bir düzenleme koydu.
Genelkurmay yetkililerinin, ‘Nereye, nasıl bir operasyon düzenleneceğini bilmeliyiz’ itirazına ABD tarafının verdiği yanıtın hazmı oldukça zor. ‘Bunu yanıtlayamayız’ diyorlar. Kriz bölgelerinde nereye ne zaman gerekli görülürse hemen müdahalede bulunmak istediklerini söylüyorlar. Yeni ‘savunma doktrinleri’ bunu öngörüyormuş.
Basına yansıyan haberler, Genelkurmay’ın ABD taleplerine soğuk yaklaştığı yönünde. ABD, İncirli ve Konya-Karaman üslerinden daha fazla yararlanmak için daha önce de Ankara’da nabız yoklamış, Genelkurmay Konya-Karapınar atış alanının kullanımı dışındaki talepleri geri çevirmişti.
Buna rağmen ABD ısrarından vazgeçmiyor. Türkiye’nin egemenlik haklarını önemsemiyor, bağımsız bir devlet olduğunu da hiçe sayıyor. Genelkurmay’dan alamadıklarını siyasi olarak edinmenin yollarını arıyor.
Umarız, Genelkurmay’ın ABD planlarıyla ilgili duyarlılıkları siyasi planda da göz ardı edilmez. Aksi halde, Türkiye istemediği emrivakilerle karşı karşıya kalır.. ABD’nin İran’a müdahale için fırsat ve zaman kolladığı biliniyor. Böylesi bir müdahale Türkiye’de konuşlanmış ABD askeri gücü tarafından gerçekleştirildiğinde, Türkiye çatışmada taraf olmadığını savunabilir mi?
Türkiye, bağımsızlığından vazgeçmediği sürece ABD’nin taleplerine boyun eğemez. ABD’nin çatışmalarında da onların gönüllü tarafı olamaz. Bunun Türkiye’ye vereceği zarar, ne 2013’e kadar, ne de 2013’den sonra onarılamaz.
28.09.2004