AB'nin elinde oyuncak oldular - Dr Abdullah Özkan
AKP iktidarının Avrupa Birliği macerası ibret verici kilometre taşlarıyla örülü... “Önümüze hangi şartları koyarlarsa koysunlar mutlaka AB’ye üye olmalıyız” şartlanmasıyla yola çıkan AKP iktidarı, iki yol için de Türkiye adına önemli olan pekçok konuda akılalmaz tavizler verdi.cialis manufacturer coupon open drug coupon cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilocialis walgreen coupon site cialis coupon
Milli davamız Kıbrıs’ta haklarımızdan vazgeçti. Orada yaşayan Kıbrıslı Türkleri Rumların insafına terk etti.
AB istiyor diye misyonerlik faaliyetlerinin önünü açtı, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için ise yoğun çalışma yürütmeye başladı.
AB istiyor diye kültürümüzden, milli hassasiyetlerimizden, “bizi biz yapan” değerlerimizden ise hergün taviz üstüne taviz veriliyor.
İşte zina tartışması...
Müslüman bir ülkede zina tartışması böyle mi yapılır Allah aşkına?
Neden kimse çıkıp da zinanın dinimizde haram olduğunu söylemeye cesaret edemiyor. Neden AB uğruna inancımızdan taviz vermek zorunda bırakılıyoruz.
AB Komiseri Verheugen yaptığı son açıklamayla, AKP iktidarının nasıl oyuncak haline getirildiğini çok net bir biçimde ortaya koydu. Verheugen, “zina suç olursa AB müzakereleri devam edemez!” dedi.
AB komiserinin böyle bir açıklama yapmaya ne haddi var, ne de hakkı... Ama yapıyor işte... Çünkü karşısında oyuncak hale getirdikleri AKP iktidarı var. İstedikleri gibi oynuyorlar, üyelik müzekerelerinin başlaması için karşılanması şart olan Kopenhag Kriterleri arasında “zina” diye bir koşul yok!
Böyle bir koşul, müzakere tarihi alma aşamasına gelmiş hiçbir ülkeye şimdiye kadar sorulmadı, sorulamaz da...
Çünkü bu AB katılım ortaklığı belgesine aykırı!
Avrupa Birliği belgelerinde olmayan bir koşul, şimdi getirilip Türkiye’nin önüne koyuluyor ve bunu yapmazsanız sizinle müzakerelere başlamayız deniliyor...
AKP iktidarı zinayı suç kapsamına almaktan vazgeçse bile mutlaka önüne başka şartlar koyacaklardır.
Kıbrıs’ta taviz vermek, misyonerlerin önünü açmak, azınlıkları koruyup kollamak da AB’yi tatmin etmiyor.
Daha fazla taviz istiyorlar...
“Bizi biz yapan” değerlerimizden vazgeçmemizi talep ediyorlar!
Erdoğan boşuna “biz Türkiyeyiz!” diye başlayan cümleler kurmasın. İşte Avrupa “Türkiye olmayın!” diyor. Size özgü değerler, inanç sistemi ve yaşam biçimi olmasın diyor...
Nedir bunun anlamı?
Gelin bize teslim olun diyorlar!
Önce “yumuşak lokma” haline getirdiler, şimdi de teslim alarak “yutmak” istiyorlar!
Zina ise bu operasyonun kılıfı... Ustaca hazırlanmış bir tezgah...