Dış Politika16 Eylül 2004 00:00

Bay GÜL'ün sertliği - Servet Kabaklı

Katliamcıbaşı ABD'nin Ankara'daki Büyükelçisi'nin derhal Dışişleri Bakanlığı'na çağrılması, Habur'un geçici olarak kapatılması, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak Sınırı'nda tatbikat yapması; mesela Kandil Dağı'nda PKK'yla kandil söndüren CİA elemanları üzerine, tesadüfen 1-2 bomba düşmesi, çok mu yumuşak bir tavır olurdu?.. Ya Güneri Civaoğlu'nun dünkü Milliyet'te yayınlanan 'Tel Afer'de Çuval' başlıklı yazısındaki 'önemsiz(!)' iddiaya ne demeli? Güneri Bey'in yazdığı gibi, 'İncirlik'ten kalkan ABD uçakları -halı- vuruşuyla, Tel Afer'in 400 bini bulan Türkmen nüfusunu süpürürcesine bombalıyor'sa... cialis forum link cialis bez receptaescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilomicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

O çok bilinen asker fıkrasını hatırlayınız... Asker” birliğe henüz katılmış çekingen gence, ilk karşılaştığı kıdemli, sertçe 'adın nedir' diye sorar. 'Mülayim' karşılığını alınca da lafını esirgemez...
'Öyle mii, yahu sert olsan ne yazar!..'
Sütundaşım Namık Kemal Zeybek Bey, dünkü yazısında, yıllar önce müşterek 'hükumet sözcüsü oldukları' Refahyol Hükumeti döneminden bir hatırasını da naklederek, 'Tel Afer Türkmen Katliamı' üzerine, 'Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün, ABD'ye sert çıkışı çok önemli ve yerinde' diyor.
Sayın Zeybek, 'Bay GÜL' ile birlikte, Libya'da bulundukları sırada, Kaddafi'nin yemeğinde arkadaki bir masaya oturtulduklarını, bunun üzerine mihmandarlarını çağırttığını, 'Ben buraya, çağrınız üzerine geldim. Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ediyorum. Yerimi hemen ön masaya almazsanız yemeği ve ülkenizi terk ediyorum' diye tepki gösterdiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor...
'Sayın Gül de görüşlerime aynen katıldığını, yemeği ve ülkeyi terk edeceğini söyledi. Birlikte yürümeye başladık. Merdiven başına ulaştığımızda durum düzelmişti.'
Zeybek Ağabeyimiz, kendi tepkisine ortaklıkla, 'Kaddafi'ye rest' çekmiş olan 'Bay GÜL'ü, işte bu olayla yeniden tanımış...
Hayret kere hayret... 'Bay GÜL' ün, 'Tel Afer'deki Türkmen Katliamı' üzerine takındığı 'yerinde ve önemli sertlik'ten ben niye bihaber kaldım acaba?.. Sayın Zeybek'i her zaman saygıyla yad ederim. Son derece nazik ve iltifatkar tavrını ve 'muhatabını överek, kendince müspete sevk etme' usulünü, çok ilgi çekici bulurum. Ancak, şimdi 'el insaf' demek mecburiyetindeyim. El insaf Sevgili Zeybek, 'yerinde sertlik' dediğiniz buysa eğer, 'mülayim'liği nasıldır acaba 'Bay GÜL'ün ve temsil ettiği 'Tüccar Devlet Zihniyeti'nin?..
Sert tavır bu mudur?..
ÇOK önceden planlandığı artık gün gibi açık olan, 'Tel Afer Türkmen Katliamı'nı Letonya'dan seyreden; telefonda, 'Gerçekten Tel Afer'i bombalıyor musunuz, yoksa yalan mı' diye sorup, katliamı 'katliamcıbaşı'dan teyid etmeye çalışan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Dışişleri Bakanı 'Bay GÜL'dür. Türkiye'nin artık 'kırmızı noktacıklar' haline dönüşmüş 'kırmızı çizgileri' dahilinde bulunan 'Tel Afer Türkmen Katliamı' karşısında, 'AB Batık Kredisi uğruna' çıktığı Baltık gezisini yarıda kesmeyen ve derhal Ankara'ya dönme ihtiyacı bile duymayan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Dışişleri Bakanı 'Bay GÜL'dür. Nihayet Litvanya'ya geçtikten sonra düzenlediği basın toplantısında; 'Lutfen bu saldırıları durdurun. Biz Irak vatandaşı Kürtler'e yapılan saldırılara da karşıydık. Şimdi Irak vatandaşı Türkmenler'e zarar verilmesini de kimsenin çıkarına görmüyoruz' mealinde ricacı olan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Dışişleri Bakanı 'Bay GÜL'dür...
Sert ve yerinde(!)
ŞİMDİ, Sayın Zeybek'in 'yerinde sertlik' olarak değerlendirdiği ve 'önemli bulduğu' şu beyanına bir bakalım 'Bay GÜL'ün...
'Bizzat Dışişleri Bakanları ile konuştum. Dolayısıyla sivil halkı muhakkak gözetmek gerekir. Aşırı güç kullanmak, bunlar hiç doğru şeyler değildir. Tamamen Irak halkını karşılarına almaları da çok yanlıştır. Bunu bir müttefik ülke olarak biz kendilerine söyledik. Söylemeye devam edeceğiz. Tabi” ki biz sözlerde kalmayız. Gerektiğinde üstümüze ne düşerse bunları yapmaktan da hiçbir zaman çekinmeyiz. Bu iş böyle devam ederse kendileriyle işbirliğinin çok zor olacağını açıkça kendilerine bildirdik.'
Bu 'sert beyan' karşısında sorulması gerekenler vardır. Mesela, 'katliam, bombalama, yakıp yıkma, göçe zorlama' gibi yumuşak (!) icraatlar, 'aşırı güç kullanımı' gibi hafif bir ifadeyle sertleşmiş mi oluyor?... 'Tamamen Irak halkını da karşılarına almaları çok yanlıştır' ifadesi, hayal” gerekçelerle işgal ettiğiniz Irak'ta halkın bir kısmını karşınıza alabilirsiniz gibi bir başka seçeneği, 'Bay GÜL'ün 'çok sert bir şekilde' mazur göreceği manasını mı veriyor? Katliamcı ABD'nin ve çapulcu uşaklarının Tel Afer'deki vahşetini kast ederken; 'Bu iş böyle devam ederse, kendileriyle işbirliğinin çok zor olacağını açıkça kendilerine bildirdik' gibi 'monşer nezaketi' mi 'sert ve yerinde' kılıyor 'Bay Gül'ün tavrını?..
Dış politikada, 'Devlet adına' söylenecek her sözün tartılarak söylenmesi gerektiğini elbette bilenlerdenim. Ancak 'devlette devamlılık esastır' sözü de asla unutulmamalıdır. Yakın geçmişte, 'Türkmeneli, Musul ve Kerkük Türklüğü'ne yapılacak saldırıyı savaş sebepleri arasında sayacağını ilan eden' binlerce yıllık devlet geleneğine sahib olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Dışişleri Bakanı 'Bay GÜL' ve mensup olduğu iktidarın Tel Afer Türkmen Katliamı üzerine aldığı şu sert tavrın yanında, bazı 'mülayim'(!) tedbirlerin alınması, tam da eşiğinde 'finişe 5 kala'n şu 'AB Kapıkulluğu'na engel mi teşk”l ederdi?..
Katliamcıbaşı ABD'nin Ankara'daki Büyükelçisi'nin derhal Dışişleri Bakanlığı'na çağrılması, Habur'un geçici olarak kapatılması, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak Sınırı'nda tatbikat yapması; mesela Kandil Dağı'nda PKK'yla kandil söndüren CİA elemanları üzerine, tesadüfen 1-2 bomba düşmesi, çok mu yumuşak bir tavır olurdu?..
Ya Güneri Civaoğlu'nun dünkü Milliyet'te yayınlanan 'Tel Afer'de Çuval' başlıklı yazısındaki 'önemsiz(!)' iddiaya ne demeli? Güneri Bey'in yazdığı gibi, 'İncirlik'ten kalkan ABD uçakları -halı- vuruşuyla, Tel Afer'in 400 bini bulan Türkmen nüfusunu süpürürcesine bombalıyor'sa... 'Bay GÜL' ve temsil ettiği zihniyet, bu 'kritik kavşakta' ne yapacak? 'Ne yapalım, İncirlik vatan toprağı değil, ABD'ye ihale ve ipotek edilmiş bir bölge' mi diyecek?..