Dış Politika13 Eylül 2004 00:00
IRAK'TAKİ İSRAİL VARLIĞININ TEHLİKESİ
Aran News'tan Çeviri 1940'larda Filistin'deki İngiliz kuvvetleri Siyonist çetelerin Filistin'i işgalini kolaylaştırmıştı. Bu durum binlerce Filistinlinin yurtlarından tahliye edilmesine ve mülteci durumuna düşmelerine neden olan ırkçı İsrail devletinin kuruluşuyla sonuçlandı. Korkmalıyız; çünkü tarih kendini tekrarlıyor. Irak'ta aynı şeylerin yaşanması tehlikesi var.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
Merak ettiğimiz konu, Irak'ı hiç sebepsiz işgal eden koalisyon güçlerinin Irak'ın kapılarını Yahudi göçmenlere açıp açmadığı. Doğal kaynaklar açısından zengin Kuzey Irak'ta bir Yahudi devleti yaratma girişimindeler mi? Bu, Nil'den Fırat'a uzanan bir Yahudi devleti kurmak isteyen Siyonist rüyanın gerçeğe dönüşmesi mi? Tüm bunlar İsrail'in kalan Filistinlileri bir Filistin devletini asla kuramayacak şekilde yerlerinden etme ve tüm barış girişimlerini reddetme kararıyla aynı zamana denk geliyor.
Irak'ta neler olduğunu takip edenler İsrail'in bu ülkede olduğunu görecekler. İsrail gizli servisi MOSSAD'ın Bağdat'ta ve diğer pek çok büyük şehirde operasyon merkezleri bulunuyor, işleri de Irak'ın istikrarsız kalmasını sağlayacak terörist eylemler düzenlemek. Filistinli mahkumlara yaptıkları işkencelerden kazandıkları engin deneyimleriyle MOSSAD yetkilileri Iraklı mahkumlara yapılan işkenceleri de gözetip denetlediler.
Bu bilgi Arap kaynaklarından gelmiyor, belgelerle desteklenen Amerikan kaynaklarından geliyor. İsrail'in Irak'taki varlığı haklı gösterilemez. İsrail, Irak ve ABD arasında sorunların artması için çok çalıştı. Asıl amaç Saddam'dan kurtulmak değildi. Koalisyon güçleri eğer Saddam'dan kurtulmak isteselerdi bunu Kuveyt'i özgürleştirmek için yapılan savaştan sonra yapabilirlerdi. Fakat yapmadılar, bunun yerine Saddam'ı iktidarda tutmayı seçtiler ve bunu bölgede kalabilmeleri için bir bahane olarak kullandılar. Irak'ın en son işgalinin başlıca nedeni ordusunu yok etmek ve ülkeyi küçük eyaletlere bölmekti. Bu trajik durum, İsrail'in gelmesi ve bunu kendi rüyalarını gerçekleştirmek üzere kullanması için gerçek bir davet.
Çünkü Irak'ın işgali İsrail'in çıkarınaydı. Yahudi devleti işgale kadar Batı'nın, özellikle de ABD'nin karar alma mekanizmalarında varlığını sürdürerek önemli bir rol oynadı. The New York Times gazetesinde 21 Haziran tarihinde yayımlanan makalesinde Seymour Hersh, Kürdistan'da İran'ın Irak'ta artan etkisini ve ülkedeki Sünni Baas milisleri dengeleyebilecek güçlü bir bölgesel Kürt ordusu kurmayı amaçlayan kuvvetli bir İsrail varlığı bulunduğunu ileri sürdü. Ayrıca Kürtler, durumu daha da istikrarsızlaştırmak için Suriye ve İran'daki operasyonlarda da kullanılacaktı. Tüm bunlar Irak, İran, Suriye ve Türkiye'deki Kürtleri de kapsayacak bağımsız bir Kürt devletinin kurulması için yapılan hazırlıkların bir parçası.
Bu gerçekleştiğinde İsrail'in Irak'ı kontrol etme yolu açılacak, İsrailliler savaşmaya hazır olacaklar ve bunu "İkinci Özgürleştirme Savaşı" -ilki Filistin topraklarını ele geçirdikleri sırada gerçekleşen- olarak adlandıracaklar. İsrail'in Irak'a nüfuz etmesi Filistin trajedisinin tekrarlanacağına dair bir ikaz olmalıdır; bu hepimiz için kabul edilemez bir şeydir. Uluslararası barışa karşı bir tehdittir ve tehlike düzeyini oldukça artırmaktadır. Aslında uluslararası barışa yönelik asıl tehdit İsrail'in kendisidir.
6 Eylül 2004 - Hasan Tahsin
Irak'ta neler olduğunu takip edenler İsrail'in bu ülkede olduğunu görecekler. İsrail gizli servisi MOSSAD'ın Bağdat'ta ve diğer pek çok büyük şehirde operasyon merkezleri bulunuyor, işleri de Irak'ın istikrarsız kalmasını sağlayacak terörist eylemler düzenlemek. Filistinli mahkumlara yaptıkları işkencelerden kazandıkları engin deneyimleriyle MOSSAD yetkilileri Iraklı mahkumlara yapılan işkenceleri de gözetip denetlediler.
Bu bilgi Arap kaynaklarından gelmiyor, belgelerle desteklenen Amerikan kaynaklarından geliyor. İsrail'in Irak'taki varlığı haklı gösterilemez. İsrail, Irak ve ABD arasında sorunların artması için çok çalıştı. Asıl amaç Saddam'dan kurtulmak değildi. Koalisyon güçleri eğer Saddam'dan kurtulmak isteselerdi bunu Kuveyt'i özgürleştirmek için yapılan savaştan sonra yapabilirlerdi. Fakat yapmadılar, bunun yerine Saddam'ı iktidarda tutmayı seçtiler ve bunu bölgede kalabilmeleri için bir bahane olarak kullandılar. Irak'ın en son işgalinin başlıca nedeni ordusunu yok etmek ve ülkeyi küçük eyaletlere bölmekti. Bu trajik durum, İsrail'in gelmesi ve bunu kendi rüyalarını gerçekleştirmek üzere kullanması için gerçek bir davet.
Çünkü Irak'ın işgali İsrail'in çıkarınaydı. Yahudi devleti işgale kadar Batı'nın, özellikle de ABD'nin karar alma mekanizmalarında varlığını sürdürerek önemli bir rol oynadı. The New York Times gazetesinde 21 Haziran tarihinde yayımlanan makalesinde Seymour Hersh, Kürdistan'da İran'ın Irak'ta artan etkisini ve ülkedeki Sünni Baas milisleri dengeleyebilecek güçlü bir bölgesel Kürt ordusu kurmayı amaçlayan kuvvetli bir İsrail varlığı bulunduğunu ileri sürdü. Ayrıca Kürtler, durumu daha da istikrarsızlaştırmak için Suriye ve İran'daki operasyonlarda da kullanılacaktı. Tüm bunlar Irak, İran, Suriye ve Türkiye'deki Kürtleri de kapsayacak bağımsız bir Kürt devletinin kurulması için yapılan hazırlıkların bir parçası.
Bu gerçekleştiğinde İsrail'in Irak'ı kontrol etme yolu açılacak, İsrailliler savaşmaya hazır olacaklar ve bunu "İkinci Özgürleştirme Savaşı" -ilki Filistin topraklarını ele geçirdikleri sırada gerçekleşen- olarak adlandıracaklar. İsrail'in Irak'a nüfuz etmesi Filistin trajedisinin tekrarlanacağına dair bir ikaz olmalıdır; bu hepimiz için kabul edilemez bir şeydir. Uluslararası barışa karşı bir tehdittir ve tehlike düzeyini oldukça artırmaktadır. Aslında uluslararası barışa yönelik asıl tehdit İsrail'in kendisidir.
6 Eylül 2004 - Hasan Tahsin