Küresel kapışmada terör bir araç olarak mı kullanılıyor? - İbrahim Karagül
Büyük güçler arasındaki hesaplaşma, devletler arasındaki örtülü savaş bize kanlı bir gelecek hazırlıyor. Irak'taki örgütlerin kaç tanesini istihbarat kuruluşları yönetiyor? Dev petrol şirketlerinin kaç tane el Kaide örgütü var? escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effects
Kuzey Osetya'daki olayın Çeçen davasıyla ne ilgisi var? Yüzlerce çocuğu rehin alan kişiler, Çeçenler'in onurlu bağımsızlık mücadelesini temsil etmiyor. Başlangıcından sonuna kadar soru işaretleriyle dolu eylemde rol alanların, Çeçen kökenli olsalar bile, hangi güçlere hizmet ettikleri cevabı mutlaka bulunması gereken bir soru. Dünyanın Çeçen direnişine sempatisini yok eden olay, Çeçen davasına ne kazandırdı? Hiçbir şey. Kim kazandı? "Uluslararası terör" argümanıyla dünyayı savaş alanına çeviren, çıkarlarını "küresel terörle" güvence altına alan güçler.
Olayı kimse üslenmedi, eylemciler somut bir talep ortaya koymadı, Çeçen liderliği kesin bir dille reddetti. Müslüman dünyanın önde gelen isimleri çağrılar yapıp olayı kınadı. Arabuluculuk çabaları boşa çıktı. Rus güvenlik birimlerinin son derece beceriksiz ve kanlı tutumu da eklenince ortaya tam bir trajedi çıktı.
Şüphelerin Rus istihbarat servisinde yoğunlaştığı apartman bombardımanlarıyla iktidara gelen Rusya lideri Vladimir Putin'in Çeçenistan politikası fiyaskoyla sonuçlandı. Bu bir gerçek. Ne kadar şiddet uygulasa, Çeçenistan'a ne kadar asker yığsa başarılı olamayacak. Böyle giderse bütün Kafkasya'yı kaybedecek. Çeçenlerle anlaşmadığı sürece Rusya'nın Kafkaslar politikasının başarı şansı yok. Çeçenistan'da şiddet ve katliam dışında seçenek tanımayan Putin'in askerleri her türlü vahşeti özgürce işleyebiliyor. Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği bir savaş var karşımızda ve ölenlerin tam 42 bini çocuk. Küçük bir millet yok ediliyor. Bu kadar ağır bir bedelle yüzleşen insanları yargılarken insaflı olmak gerekiyor.
Şimdi gelelim olayın tartışılmayan boyutlarına. Terörizm suçlaması kanlı senaryoların, haksızlıkların, zulümlerin ve çılgınlıkların gizlendiği bir kamuflaj haline geldi. Yeryüzünün bir çok bölgesindeki haklı ve onurlu mücadeleler böylece mahkum ediliyor.
Açık konuşalım: Devletlerin birbirleriyle terör üzerinden hesaplaştığı, istihbarat kuruluşlarının terör örgütleri kurduğu ve terörist saldırılar yaptırdığı, büyük enerji projeleriyle terörün iç içe geçtiği bir dönemde yaşıyoruz. Böylesine karmaşık bir ortamda içinde Çeçen bulunan her olayı Çeçenistan davasıyla, içinde Arap bulunan her olayı Irak'taki bağımsızlık savaşıyla karıştırmak ne kadar kötü. Çeçen savaşçıları ve Irak'ın kurtuluşu için mücadele edenlerle bazı ülkelerin istihbarat teşkilatları tarafından yönetilen, yönlendirilen hatta kurulan kişi ve grupları birbirinden ayırmanın zorluğu ortada. Buna rağmen her olayı özel şartlarına göre değerlendirmek zorundayız. "Uluslararası terör", "İslamcı terör" gibi ezberletilmiş kavram ve cümlelerle televizyon ekranlarını işgal edenler, Ortadoğu'da, Kafkaslar'da, Hazar çevresinde, Orta Afrika'da, Güneydoğu Asya'da yaşanan küresel kapışmanın niteliğini, yürütülen örtülü operasyonların, desteklenen etnik nefretin kaynağını neden sorgulamıyor?
Dünyanın yeniden yapılandığını, bir çok bölgede korkunç bir paylaşım mücadelesinin yaşandığını, ABD ve müttefikleriyle bazı güçler arasında çok ciddi nüfuz mücadelesinin varolduğunu neden görmüyorlar? Uluslararası terör argümanının tartışılmaz bir ön kabul haline geldiği bir dönemde devletlerin terör yatırımı ciddi bir şekilde analiz edilemezse korkunç bir gelecek bizi bekliyor demektir.
Putin büyük bir hata yaptı. Çeçen sorununu küresel terörle özleştirdi. Böylece sorunu çözecek, dünyanın Çeçen bağımsızlığına yönelik sempatisini yok edecekti. ABD'nin toplamı bir paragrafı aşmayan terör argümanından istifade etmeyi denedi. Ancak tam tersi oldu. Uluslararası terörün mimarları aynı silahla Rusya'yı vuruyor.
AB, Rusya, İran ve Türkiye'ye mesaj
Rusya'daki olayların Çeçenlerle, El Kaide ile, ya da ABD'nin küresel terör argümanı ile anlaşılabileceğine inanmıyorum. Terör konusunun bazı devletlerden bağımsız olarak tartışılabileceğine inanmıyorum. Başka bir şeye dikkat çekmeye çalışıyorum: Dünya çok büyük bir tehditle karşı karşıya. Büyük güçler arasındaki hesaplaşma, devletler arasındaki örtülü savaş bize kanlı bir gelecek hazırlıyor. Irak'taki örgütlerin kaç tanesini istihbarat kuruluşları yönetiyor? Dev petrol şirketlerinin kaç tane el Kaide örgütü var?
Son gelişmelere bakalım: Gürcistan'daki yönetim değişikliğinden Acaristan ve Güney Osetya'daki krizlere, ABD ve İsrail'in Gürcistan ve Azerbaycan'daki varlığından Hazar enerji kaynaklarıyla ilgili projeler savaşına, Irak'ta Fransız gazetecilerin kaçırılmasından Suriye askerlerinin Lübnan'dan çekilmesini içeren BM kararına kadar hiçbir olay birbirinden bağımsız değil.
24 Ağustos'ta iki Rus yolcu uçağı düşürüldü. Uçakların düşürülmesiyle ilgili iddialar hala çelişkili. 31 Ağustos'ta, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Rusya Lideri Vladimir Putin Soçi'de biraraya geldi. Irak işgaline karşı çıkan, enerji projelerinden Ortadoğu politikalarına kadar bir çok alanda ortak tutum sergileyen üç liderin buluşmasıyla aynı gün Moskova'da bombalar patladı. Soçi üçlü zirvesinden sonra Türkiye'ye gelmeye hazırlanan Putin'e üçüncü şok 1 Eylül'de Kuzey Osetya'dan geldi. Bir okulu basan silahlı kişiler yüzlerce insanı rehin aldı. Putin'in Türkiye ziyareti ertelendi.
Ortadoğu'da işgal haritasını genişletmeye çalışan ABD-İngiliz-İsrail ekseni bütün bölgeyi ateşe atmaya devam ediyor. Irak'ta İran'a karşı Halkın Mücahitleri Örgütü'nü koruyan, Türkiye'ye karşı PKK'ya barınak sağlayan ABD ne planlıyor? AB ile Rusya, AB ile Türkiye, İran ve Suriye ile Türkiye, yine İran ve Suriye ile Rusya arasındaki yakınlaşma güçlendikçe bu ülkeler terörle terbiye ediliyor. ABD ve yandaşlarının rahatsızlık duyduğu enerji projeleri ve güvenlik işbirliği gündeme geldiği anda bir yerlerde bombalar patlıyor.
Türkiye AB ile yakınlaştıkça İsrail'le arasına mesafe koymak zorunda kalacak. Dolayısıyla Türkiye'nin içinde ve dışında bazı huzursuzlukları göze almak durumunda kalacak. Rusya ile yakınlaştıkça yine ABD ile bazı bölgelere ilişkin politikaları çatışacak. Özellikle de Kuzey Irak'a ilişkin. İran ve Suriye'ye yakınlaştıkça Kuzey Irak'ta kendisine yönelen tehdit daha da güçlenecek ve bölge Türkiye için büyük bir bunalım alanı olacak. AB, Türkiye, Rusya, İran ve bölge ülkeleri arasındaki yakınlaşma, bu güçlerin Ortadoğu, Kafkaslar ve Orta Asya'da işbirliği kanallarını açması, onlara güvenlik sorunları olarak geri dönecek. Dünya yeniden bloklaşıyor. Bu dönemin en önemli özelliği, terörün dış politika aracına dönüşmesidir.