Siyaset26 Aralık 2004 00:00

ANTİ-EMPERYALİST MİSİN, EMPERYALİZM YANLISI MISIN? - Yıldırım Koç

Emperyalizmin politikalarına uygun davranan, söylemi ne olursa olsun, emperyalizm yanlısıdır. Hatta bu kişilerin anti-emperyalist söylemleri bazı durumlarda emperyalistlerin daha da işine gelir. Emperyalistler için asıl olan "laf" değil, "iş"tir. İşini yaptıktan, emperyalizmin politikalarını destekledikten sonra, ara sıra sert demeçler verilmesinde hiçbir sakınca yoktur.cialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon card

Böyle bir soruya kim "Emperyalizm yanlısıyım" diye yanıt verir ki? Ancak, bu soruya verilecek yanıt, başka sorulara verilen yanıtla açık bir biçimde ortaya çıkar.
İzlenmesi gereken yöntem, emperyalizmin politikalarıdır. Emperyalizmin politikalarına uygun davranan, söylemi ne olursa olsun, emperyalizm yanlısıdır. Hatta bu kişilerin anti-emperyalist söylemleri bazı durumlarda emperyalistlerin daha da işine gelir. Emperyalistler için asıl olan "laf" değil, "iş"tir. İşini yaptıktan, emperyalizmin politikalarını destekledikten sonra, ara sıra sert demeçler verilmesinde hiçbir sakınca yoktur.
Peki, emperyalistler kim? ABD'nin emperyalist bir güç olduğu görüşüne kimsenin itirazı yok. Ancak bazı kişiler, gruplar ve örgütler, Avrupa Birliği'nin emperyalist bir güç olduğuna karşı çıkıyor. Hatta bir örgütün üst düzey bir yöneticisi bana, "Almanya, Fransa emperyalist ama AB emperyalist değil" diyebilmişti. Halbuki, emperyalizm yalnızca askeri saldırganlık değildir. Emperyalizm, kapitalist sömürünün yeni bir biçimidir. Kapitalistlerin artık-değer sömürüsüne, tekel kârının eklenmesidir; azgelişmiş ülkelerin ürünlerinin ve işgücünün değerinin altında fiyatlarla satın alınmasıdır; yüksek döviz ve faiz gelirleridir. Ayrıca, Avrupa Birliği, askeri güç kullanma eğilimine de girmiştir. Bu tavır, AB Komisyonu'nun 2001 yılında yayımlanan "Avrupa Birliği ve Dünya" başlıklı kitapçığında, aşağıdaki biçimde, açıkça ifade edilmektedir :
"Dünya ilişkilerinde Avrupa Birliği'nin etkisi artmaktadır? Avrupa Birliği'nin bazı stratejik dış politika amaçları vardır. Bunların birincisi, dünyada sesi daha güçlü çıkacak istikrarlı bir Avrupa'nın kurulmasıdır? Yakın bir geçmişe kadar, Avrupa Birliği'nin dış faaliyetlerinde üç ana unsur bulunuyordu: Ticaret politikası, kalkınma yardımı ve siyasal boyut. Bunlar, Avrupa Birliği'ne, diplomatik, ekonomik ve ticari arenalarda itibarlı bir dış politika için önemli araçlar sağlıyordu. Avrupa Birliği, şimdi bu yeteneklerini, hayati çıkarları tehlikede olduğunda, gerekirse ve gereken zamanda kuvvet kullanabilme yeteneğiyle daha da güçlendirmek ve krizlere karşı daha etkili bir biçimde tepki verebilmek istemektedir."

Gelelim mihenk taşlarına.

Türkiye'nin bütünlüğü ve bağımsızlığı konusunda ne düşünüyorsunuz? Bütünlük ve bağımsızlık bir bütündür. "Ben bağımsızlıktan yanayım, ama bütünlük diye bir derdim yok" derseniz, saçmalıyorsunuz. Aynen, "Ben bütünlükten yanayım, ama bağımsızlık diye bir derdim yok" dendiğinde olduğu gibi.
Azınlıklar konusunda ne düşünüyorsunuz? AB ve ABD, Türkiye'deki etnisitelere azınlık statüsü kazandırmak ve bu yolla Türkiye'yi parçalamak istiyor. Bu amaçla da "azınlıklar" yaratmaya çalışıyor. Türkiye'yi parçalamak, işçi sınıfını da parçalamaktır. Yugoslavya'nın Avrupalı emperyalistlerce parçalanma sürecini yaşayan bir Sırp (Sendikal merkez Nezaviznost'un genel başkanı Canak), 1999 yılında ETUC genel kurulunda yaptığı konuşmada, "İşçi kimliğimizi unutturup etnik kimliğimizi ön plana geçirttiler" diye yakınıyordu. Bu konuda emperyalistlerle aynı safta mısın, değil misin?
Kıbrıs konusunda ne diyorsun? Avrupa Birliği emperyalizmi, Doğu Akdeniz'de, Ortadoğu'da ve Kafkaslar'da tutunacak bir yer bulamadı. Tüm umutlarını Kıbrıs'a bağladı. Aynen yüzlerce yıl önce Haçlı Seferlerinde olduğu gibi. Kıbrıs Adası'nın tümünün Avrupa Birliği'ne verilmesini mi istiyorsun, yoksa KKTC'yi mi savunuyorsun?
Türkiye'yi parçalamaya çalışan AB emperyalizmini, emperyalist bir blok olarak mı görüyorsun; yoksa bu görüşe karşı çıkıp, "Avrupa sosyal modeli"ni Türkiye'de de uygulanabilir ve uygulanması gereken ilerici bir proje olarak mı değerlendiriyorsun? Avrupa'yı çağdaş uygarlığın ve demokrasinin beşiği olarak mı görüyorsun; yoksa, Avrupa'nın uygarlığa yaptığı katkıları unutmadan, tarihin en büyük katliamlarını ve soykırımlarını yapanların Avrupalı emperyalistler olduğu düşüncesinde misin?
Özetle; "laf"ta değil, "iş"te, anti-emperyalist misin, emperyalizm yanlısı mısın?
*European Commission, The European Union and the World, Lüksemburg, 2001, s.3-4.