Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek! - Arslan Bulut
Bağımsız Kürt devleti için referandum talebi Birleşmiş Milletler''ce kabul görmeyen Barzani ve Talabani grupları, bu defa da "Güney Kürdistan" olarak adlandırdıkları Kuzey Irak için özel temsilci atamasını talep etti.Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan ise Ermeni soykırımı konusunun 2005''te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu gündemine alınması için girişimlerde bulunacaklarını açıkladı! KKTC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise "Çözüm olmaz ve Türkiye bizi gözden çıkarırsa, Kıbrıslı Türkler Filistin Kurtuluş Örgütü usulü direnişe geçebilir" diye bir açıklama yaptı.Konuyla ilgili yorum yapan www.acikistihbarat.com sitesi editörü de "Bu gidişle Kıbrıs''tan önce Türkiye''de direniş başlayacak. Toplumsal enerji patlama noktasına geldi. Türkiye hızla kuvayi milliye mücadelesine kayıyor" dedi! Evet Kuvayı Milliye ruhu, bütün yurtta yeniden canlanıyor ama, birileri buna karşı da tedbir almaya başladı!cialis coupons printable link discount prescription drug card
Erdoğan, konuyla ilgili bir açıklama daha yaptı ve "Nisan ayındaki referandumda Güney Kıbrıs''ın reddettiği Annan planının tarafların mutabık kalacağı şekilde düzenlenip yeniden gündeme gelebileceğini" söyledi. Zaten Papadopulos da aynı şeyi istiyor! Biz, "şeytanın aklına taş düşürme" derken tam da bu durumu kastediyorduk.
Fakat bir dostum, "Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek de diyebilirdin" dedi! Nitekim, sadece Kıbrıs konusunda değil, Erdoğan hükümeti sayesinde, Kuzey Irak''ta da, Ermeni meselesinde de Türkiye topraklarına göz dikmiş kim varsa harekete geçti.
Papadopulos, ''''Türkiye, Kıbrıs''ı tanımadan AB''ye giremez.
Veto ederiz" diyor.
Bağımsız Kürt devleti için referandum talebi Birleşmiş Milletler''ce kabul görmeyen Barzani ve Talabani grupları, bu defa da "Güney Kürdistan" olarak adlandırdıkları Kuzey Irak için özel temsilci atamasını talep etti.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan ise Ermeni soykırımı konusunun 2005''te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu gündemine alınması için girişimlerde bulunacaklarını açıkladı! KKTC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise "Çözüm olmaz ve Türkiye bizi gözden çıkarırsa, Kıbrıslı Türkler Filistin Kurtuluş Örgütü usulü direnişe geçebilir" diye bir açıklama yaptı.
Konuyla ilgili yorum yapan www.açikistihbarat.com sitesi editörü de "Bu gidişle Kıbrıs''tan önce Türkiye''de direniş başlayacak.
Toplumsal enerji patlama noktasına geldi.
Türkiye hızla kuvayi milliye mücadelesine kayıyor" dedi! Evet Kuvayı Milliye ruhu, bütün yurtta yeniden canlanıyor ama, birileri buna karşı da tedbir almaya başladı! Mesela, eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ve eski MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç''ın haklarında garip iddialar ortaya atılması ilginçtir.
Garip diyorum, çünkü bu komutanlar, yıllar önce yanlış bir iş yapmış olsaydı, orgeneralliğe terfi edememeleri gerekirdi! Hüseyin Mümtaz da buna dikkat çekiyor ve şöyle diyor: "Eruygur ve Kılınç, Akepe iktidarını hazmedemedikleri için görevleri sırasında zaman zaman rahatsızlıklarını hayli üst perdeden dile getiren komutanlardı.
Askerin ve asker milletin hislerine, işgal ettikleri makam yettiğince tercüman olmuşlardı.
Taa korgenerallikleri sırasında asıl sorumlu olan astlarının hazırladığı bir dosyayı paraf ederek imzaya götürdükleri için sahne ışıklarına çıkarılmalarının bir tür ''gözdağı'' olduğunu düşünüyorum.
Halen görevde olup da ''lüzumundan fazla konuştuğu'' düşünülenlere.." Tam da bu noktada, aklınıza İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken yaptıklarından dolayı Tayyip Erdoğan hakkında açılan dosyalar gelmiyor mu? Sahi ne oldu bu dosyalar? Dokunulmazlığa takıldı değil mi? Tayyip Erdoğan,bunun da tedbirini düşünmüş! Erdoğan, "Dokunulmazlık konusunun sadece siyasetçiler bazında sürekli gündeme getirildiğini, bunun da siyasetin yozlaşmasına sebep olduğunu ve ''bu oyuna gelmemek'' gerektiğini belirterek, istisnasız tüm kamu görevlilerinin dokunulmazlık zırhından çıkarılmasını istediğini söyledi.
Gerçekten oyuna gelmemek gerekiyor! "Elbette yolsuzlukları yapanların makam ve memuriyetleri ne olursa olsun sorgulanmaları ve gerçeğin açığa çıkarılarak gereken cezaların uygulanmasından yanayız.
Buna siyasiler de dahil edilmelidir" diyen Hüseyin Mümtaz ve "Ordudaki suistimaller de önlenmelidir.
Mesela bir korgeneral.
Hayata sıfırdan başlamış, kendi tabiri ile ekmeğini suya batırıp yiyen bir ailenin çocuğu.
Evlenmiş, eşi de vasat bir ailenin kızı.
Emekli olduğu zaman, İzmir Alsancak''ta 6 tane dairesi var, Gümüldür''de villası, Manisa''da biri 54, diğeri 90 dönümlük iki tane büyük arazisi, Göztepe''de iki dairesi...
Evinin mermerlerini İtalya''dan getiren generaller tanıyorum ben.
O generallerden bir tanesi, hatta iki tanesinin Boğazlar''ın kontrolü meselesinde çok aktif bir rol aldığını da biliyorum" diyen Aytunç Altındal''a ben de katılıyorum ama, Eruygur ve Kılınç''a yönelik iddialar ideolojiktir! Erdoğan hakkındaki iddialar da yenilir yutulur gibi değildir!